loader
Hindi Köftesi Tarifi

Hindi Köftesi Tarifi

Hindi Nedir? Hindi Nereden Geldi? "Hindi" Kelimesinin Farklı Dillerdeki Anlamları, Hindinin Türkçe anlamı...

Hindi Köftesi Tarifi
Hindi Köftesi Kullanılan Malzemeler
 
*    300 Gr. Hindi But Eti
*    7 Yemek Kaşığı Beypazarı Tarhanası
*    3/4 Su Bardağı Taze Kaşar Peyniri (İnce Rendelenmiş)
*    1 Pırasa (İnce Kıyılmış)
*    1/2 Yemek Kaşığı İnce İrmik
*    4 Yemek Kaşığı İnce Kıyılmış Maydanoz
*    4 Yemek Kaşığı İnce Kıyılmış Mantar
*    1 Çay Kaşığı Karabiber
*    1 Çay Kaşığı Tane Kişniş
*    1 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
*    1 Yumurta
*    4 Yemek Kaşığı Maden Suyu
 
Hindi Köftesi Sosu İçin:
*    200 g ıspanak
*    2 diş sarımsak
*    3 yemek kaşığı tuzsuz, kavrulmamış yer fıstığı
*    3 yemek kaşığı Trakya taze kaşar (rendelenmiş)
*    2 yemek kaşığı zeytinyağı
*    1 yemek kaşığı limon suyu
*    Tuz
 
Hindi Köftesi Yapılış Tarifi
Sosu için zeytinyağı, limon suyu ve tuzsuz yer fıstığı dışında tüm malzemeleri blendera alın. 
Yer fıstığını bir tavada hafif kavurun. 
Ardından diğer malzemelerle beraber zeytinyağınıda azar azar ilave ederek blenderdan geçirin (Dilerseniz tüm malzemeyi geniş bir havan kullanarak da püre edebilirsiniz).
Hindi but etini sinirlerinden güzelce temizleyin. 
Rondoya alıp kıyma haline gelene kadar çekin. 
Pırasayı yemeklik çok ince küp doğrayın. 
Mantarı temizledikten sonra rondoda ince kıyın.
Kıydığınız hindi etine sırasıyla tarhana, yumurta, irmik, karabiber, maydanoz, taze kasar, pırasa, mantar, soda ve zeytinyağını ilave edin. Parmak uçlarınızla düz bir zeminde yaklaşık 15 dakika yoğurup buzdolabına kaldırın. 
1 saat kadar dinlendirin.
Buzdolabında dinlendirdiğiniz köfteyi çıkarın ve 1 yemek kaşığı kadar alarak avuç içinizde yuvarlayıp bastırarak köfte formu verin. 
Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. 
Önceden ısıtılmış 200 derece fırında her iki tarafı kızarana kadar pişirin.
 
Balik Yemekleri
Hindi Nedir?
Hindi Nereden Geldi?
"Hindi" Kelimesinin Farklı Dillerdeki Anlamları
Özellikle İngilizce bilenlerimiz, Türkiye'nin adının İngilizcede "Turkey" olmasını hep garipsemişlerdir (belki rahatsızlık duyanlar da olmuştur). Çünkü "turkey", İngilizcede "hindi" anlamına gelmektedir. Ancak rahatsız olacak bir şey yok, çünkü bu hayvanın ismi, diller incelendiğinde hep farklı milletlerin isimlerini alacak şekilde kullanılmaktadır ve bu oldukça ilginçtir. Nasıl mı?
 
Hindinin İngilizcedeki karşılığı "turkey"dir. Bu kelime, aynı zamanda "Türkiye" için kullanılır.
 
Hindinin Türkçe anlamı "Hindistanlı" ("Hintli") ile eş anlamlıdır. "Hindistan ile ilgili" anlamında kullanılabilmektedir.
 
Ermenicede hindinin karşılığı "hntkahav"dır. Bu kelimenin anlamı "Hintli tavuk" veya "Hint tavuğu"dur. Benzer şekilde, Katalancada ("gall d’indi"), Fransızcada ("la dinde"), İbranicede (tarnegol hodu), Maltçada ("dundjan") ve Poloncada ("Indyk") da Hindistan'a gönderme vardır. Ancak vahşi hindi, Kuzey Amerika'ya özgü bir canlıdır, Hindistan ile ilgisi yoktur.
 
Bunun haricinde bazı diğer dillerde "hindi"nin karşılığında Hindistan'ın Calicut bölgesine gönderme bulunmaktadır Flemenkçede ("kalkoen"), Endonezyacada ("kalkun"), İzlandacada ("villi kalkúnn"), Litvanyacada ("kalakutas"), Norveç dilinde ("kalkun") ve Sinhala dilinde ("kalukuma") bu durum görülür.
 
Türkiye ve Hindistan bu durumdan muzdarip olan tek ülkeler değildirler. Fransa için de benzer bir durum vardır. Yunancada ("gallopoúla"), Kimer dilinde ("moan barang"), Kelt dilinde ("cearc frangach") kelimeleri hindi için kullanılmaktadır ve eş anlamlısı "Fransız tavuğu"dur.
 
Bu kadarla da kalmıyor. Hırvatçada ("puran"), Hawaii dilinde ("pelehu"), Hintçede ("Peru"), Portekizcede ("peru"), Rotuman dilinde ("perehu") hindi ile Peru eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.
 
Bunlar haricinde:
Arapçada "dīk rūmī" veya "daǧāǧ rūmī" kelimeleri hindi için kullanılmaktadır ve "Roman/Yunan/Bizanslı tavuk" anlamına gelmektedir.
 
Rusçada "indeyka" sözcüğü hindi için kullanılır. Kelime içeriğinde yerli Amerikalılara gönderme bulunmaktadır.
 
Vietnam dilindeyse hindi, "gà tây" olarak geçer ve bu, "batılı tavuk" anlamına gelir.
 
Dolayısıyla sırf bir dildeki anlamına bakarak anlamsız hüzünlere ve yersiz bozulmalara gerek yok. Dillerde çoğu zaman kelimelerin neden o şekilde söylendiği bilinmez ve dilbilimde buna nedensizlik ilkesi adı verilir (ağaca neden "ağaç" diyoruz da "boğaç" ya da "kalem" demiyoruz sorusunun bir cevabı bulunmamaktadır). 
 
İşin garip tarafıysa şudur: hindi olarak bildiğimiz Meleagris gallopavo türü ne Türkiye'ye, ne Hindistan'a, ne Fransa'ya, ne de Peru'ya özgü bir hayvan türüdür. Anavatanı ve evrimleştiği bölge Kuzey Amerika'dır. Günümüzden 2000 yıl kadar önce evcilleştirilerek yapay seçilim ile günümüzdeki halini almıştır. Bu haliyle, en geç evcilleştirilen hayvan türleri arasındadır.
 
ZEYTİNYAĞLILAR
“Türkiye’de köylerde bir kuş vardır, adına çulluk denir. Hindiye benzer ama daha ufaktır ve eti çok daha lezizdir. Amerika’nın keşfinden çok zaman önce ingiliz tüccarlar bu leziz çulluğu Osmanlı Devletinden alarak İngiltere’ye götürmüşlerdi ve gayet ilgi gören bu hayvana ‘Türk kuşu’, ya da ‘turkey’ demişlerdi. Daha sonra İngilizler Amerika’ya gidince, oradaki kuşların da çulluk olduğunu düşünüp yanılgıya düşmüşlerdi.
 
Fakat dünyadaki diğer ülkeler bu yanılgıya düşmediler. Onlar bu kuşun Amerika’dan geldiğini biliyorlardı, ve kuşa ‘hint kuşu’, ‘peru kuşu’, ‘etiyopya kuşu’ adını verdiler. O zamanlar ‘hindistan’, ‘peru’ ve ‘etiyopya’ yeni kıta Amerika için verilen isimlerdi, insanların coğrafya bilgisi o zaman gelişmemişti ve ‘Amerika’ isminin yaygınlaşması uzunca bir süre aldi. Amerikalilar kuşlarını tüm dünyaya ihraç ettiler ve hatta Türkler de hindi’yi yemeye başladılar. Kendi lezzetli çulluklarını çoktan unutmuşlardı. Bu oldukça üzücü, çünkü çulluğun eti çok daha lezzetlidir."

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler