loader
Modern Türk Mutfağından Nefis ve Lezzetli Dana Rosto

Modern Türk Mutfağından Nefis ve Lezzetli Dana Rosto

Osmanlıda Et üretiminde 
Türklerin tarihin en eski zaman larından itibaren yaşadıkları göçebe kültüründen dolayı hayvancılık başlıca uğraşları, et ise...

Modern Türk Mutfağından Nefis ve Lezzetli Dana Rosto Tarifi
Modern Türk Mutfağından Dana Rosto Kullanılan Malzemeler:
 
*     1 Adet Bütün Dana Rosto (Nuar)  
*     5 Yemek Kaşığı Zeytinyağı 
*     2 Yemek Kaşığı Tereyağı 
*     Tuz, Taze Çekilmiş Karabiber 
 
 Osmanlı ve Türk Mutfağında Dana Rosto Terbiyesi İçin
*     1 Su Bardağı Süt 
*     1,5 Su Bardağı Sızma Zeytinyağı
*     4-5 Dal Taze Biberiye (Dal Dal Ayrılmış)
*     4-5 Dal Taze Kekik (Dal Dal Ayrılmış) 
*     4-5 Diş Sarımsak (İnce Kıyılmış) 
 
DOLMA VE SARMA TARİFLERİ*     1 Adet Zencefil (İnce Kıyılmış) 
*     1 Soğanın Suyu (Tülbentle Süzülmüş) 
*     1 Çay Kaşığı Taze Çekilmiş Karabiber 
*     1 Çay Kaşığı Biber Salçası
*     1 Çay Kaşığı Domates Salçası 
*     1 Tatlı Kaşığı Limon Suyu 
 
Modern Türk Mutfağından Dana Rosto Eti Mühürlemek İçin 
*     1 Yemek Kaşığı Tereyağı 
*     1 Yemek Kaşığı Zeytinyağı 
 
 Yöresel Mutfaklarda  Dana Rosto Narlı Sosu İçin
*     2 Yemek Kaşığı Tereyağı 
*     3 Yemek Kaşığı Un 
*     3 Su Bardağı Et Suyu 
*     Tuz, Taze Çekilmiş Karabiber 
*     1 Büyük Narın Taneleri 
 
 Osmanlı Saray Mutfağında Dana Rosto Garnitür İçin
*     1 Kg Havuç
*     1 Yemek Kaşığı Sirke 
*     1 Tatlı Kaşığı Tuz 
*     1 Limon 
*     2 Yemek Kaşığı Zeytinyağı 
*     Yarım Demet Maydanoz 
 
KÖFTE TARİFLERİGeleneksel Türk Mutfağında Dana Rosto Hazırlanış Tarifi
Eti marine etmek için tüm malzemeyi bir kapta karıştırın. 
Etin her tarafından sivri uçlu bir bıçak yardımı ile eti parçalamadan delikler açıp sos malzemesinin içine sızılmasını sağlayın. 
Sos malzemesini etin her tarafına sürdükten sonra üzerini kapatın. 
Buzdolabında 3 saat kadar marine edin. 
 
Eti marine ettikten sonra etin her tarafını mutfak ipiyle file olacak şekilde sıkı sıkı bağlayın. 
Daha sonra iyice ısıtılmış döküm tavada birer yemek kaşığı tereyağı ve zeytinyağı ile her tarafını mühürleyin. 
Eti mühürledikten sonra fırın tepsisine yerleştirin. 
170 dereceye ayarlı fırında, 1 saat pişirin. 
 
Sosu için tereyağını eritip unu kavurun. 
Azar azar sıcak et suyu ilave ederek yoğun bir sos kıvamına gelene dek pişirin. 
En son tuzunu, nar tanelerini ve karabiberini ekleyerek tatlandırın. 
10 dakika daha pişirip ocaktan alın. 
 
Garnitürü için havuçların kabuğunu kazıyıp 1 tatlı kaşığı tuz ve 1 yemek kaşığı sirke ilave edilmiş kaynar suyun içine atın. 20-25 dakika orta ateşte haşlayın. 
Süzüp irice doğranmış maydanoz, rendelenmiş limon kabuğu, zeytinyağı ekleyip karıştırın. 
 
OSMANLI SARAY MUTFAĞIFırındaki et pişince alın, iplerini çözün. 
Sosu üzerine dökün. 
Tekrar sıcak fırına verip 5 dakika ısıtın. 
Dilimleyip garnitürüyle birlikte servis yapın.
 
Osmanlıda Et üretimi

Türklerin tarihin en eski zamanlarından itibaren yaşadıkları göçebe kültüründen dolayı hayvancılık başlıca uğraşları, et ise en önemli besin kaynakları olmuştur. Osmanlıda Et tüketimi yoğun olarak kuzu ve koyun eti tüketimine dayanmaktadır.  Bu et genelde kebap biçiminde döner veya köfte olarak tüketilmektedir. 
 
Sığır ve dana eti tüketimi hemen hemen hiç göze çarpmamaktadır. Sığır ve dana etine pek fazla rağbet edilmemesi,  halkın yemek kültürü  (zira sığır eti koyun ve kuzu etine göre daha sert ve pişmesi daha zordur)  yanında sığırın özellikle kırsal hayatta tarımda kullanımı ve süt üretiminde kullanılmasına dayandırılabilir. Sığır eti doğrudan tüketilmemekte ve özellikle pastırma gibi et ürünlerinin yapımında kullanılmaktadır. 
 
OSMANLI ŞERBETLERİKeçi eti ise dağlık yörelerde tüketilmekle birlikte, özelikle İstanbul’da hemen hemen hiç tüketilmemekteydi. Sığır eti tüketimi yerine koyun ve kuzu tüketiminin bir diğer nedeni de muhtemelen yüzlerce yıldır göçebe veya yarı göçebe yaşayan Türklerin sürekli koyun yetiştirmeye dayanan tüketim alışkanlıklarıdır. Göçebe hayatının vazgeçilmez üretim biçimi olan koyun yetiştiriciliği bu tercih ve alışkanlıkta önemli bir neden olsa gerektir.
 

Koyun için toplama merkezleri öncelikle Balkanlar'dı. Sonra Orta Anadolu ve nihayet Toroslar'dan Türkmen koyunları getirilirdi. Kayseri ve Sivas civarında büyük sürülerin sürekli barındıkları ağıllar bulunurdu.  Selçuklularda hayvan ticareti ile uğraşan meslek sahibine “cellab” adı verilirdi.

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler