loader
Süt Kebabı Tarifi

Süt Kebabı Tarifi

Özellikle et olarak yağlı koyun ve kuzu eti sıklıkla kullanılsa da tavuk, balık, dana, tavşan eti ve ciğer, böbrek, işkembe

Süt Kebabı Tarifi
Süt Kebabı  Kullanılan Malzemeler
 
*     1 Kg. Kuzu Eti
*     1 Kg Süt
*     1 Tatlı Kaşığı Tuz
*     1 Çay Kaşığı Tarçın
*     1 Tutam Karabiber
*     30 Adet Arpacık Soğan 
 
Süt Kebabı Yapılış Tarifi
Kuzu etini doğrayıp ve tuzla biberleyip iki saat dinlendirin. 
Daha sonra bir tencerenin içinde süt ile biraz kaynattıktan sonra et parçalarını çıkarıp soğutun ve sonra şişe dizip hafif ateşte çevirerek pişirin. 
Aynı zamanda arpacık soğanlarını da ayni şekilde pişirin ve temizleyin.
Bu esnada tüm malzemelere fırça ile sıcak süt sürün ve kızardıktan sonra da tarçın ekip servise sunun.
 
Osmanlı Dönemindeki Bazı Et Yemekleri Hazırlama Ve Pişirme Yöntemleri 
Bu bölümde en çok yapılan et yemeklerinden yahni, köfte ve kebapların özellikleri ve günümüz ile kıyaslamalarına yer verilmiştir. 
 
ETLİ YEMEKLERYahniler 
Yahniler sulu et yemekleri olarak tanımlanabilir. Özellikle et olarak yağlı koyun ve kuzu eti sıklıkla kullanılsa da tavuk, balık, dana, tavşan eti ve ciğer, böbrek, işkembe gibi sakatatların kullanıldığı yahni tarifleri de vardır. Kırmızı etten kan İslam dinin gereği olarak ayrılmaya çalışılmıştır. Bu nedenle etin kaynaması esnasında kanın oluşturduğu köpüğün (kef) alınması ve suyunun süzülmesi istenir.
 
Gerekiyorsa ikinci bir aşama için etler yeniden kesilip doğranır. Yahnilerde genellikle soğan kullanılır. Soğan önce tereyağında kızartılıp sonra yahniye eklenir. Nadiren de tariflerde soğanın çiğ olarak eklendiği de görülmektedir. Bazı tariflerde sarımsak lezzet verici olarak kullanılmaktadır (Mahmud Nedim Bin Tosun, 1999; Şavkay, 2000). 
 
On beşinci yüzyılda Muhammed bin Mahmud Şirvani tarafından yazılan yemek kitabında yahniler tatlı ve ekşili yemekler olarak geçmektedir. Yahnilere tatlı olarak kuru meyve, pekmez, bal, şeker, üzüm ve nar suyu eklenirken koruk, ekşi elma, limon suyu ve sirke ekşilik vermek için katılmıştır. Kişniş, tarçın, biber, mastika, kimyon ve zencefil yemeğin ilk aşamalarında veya pişme esnasında ilave edilmiş, yemeği renklendirmek için safran kullanılmıştır. 
 
Pişmeye yakın gül suyu ile lezzet ve güzel koku veren baharatlar eklenmiştir. Kabın ağzı kapatılarak kor üzerinde kıvama gelene kadar bekletilmiş, ayrıca bazı tarifelerde fındık, fıstık, badem, ceviz gibi kuruyemişlerde kullanılmıştır. Türüne göre sarımsak, soğan, havuç, patlıcan, pırasa, pazı gibi sebzeler de yahnilere eklenmiştir. Bazı tariflerde et ve köfte yemeğin içinde beraber kullanılmıştır (Şirvani, 2005). Farklı bir yahni tarifinde ise ana malzeme tavuktur. Ancak bunun içine yaklaşık aynı miktarda koyun etinin ilave edildiği görülmektedir (Sefercioğlu, 1985). Yahnilerin bir başka özelliği ise genellikle tiritli olmalarıdır. 
 
OSMANLI SARAY MUTFAĞITirit ekmek parçalarının et suyu ile ıslatılmasıyla hazırlanan yemeklere verilen isimdir. Dilimlenmiş ya da doğranmış ekmek parçaları yahninin suyu ile ıslatılarak lezzetlendirilmektedir. Ayrıca yahni tiritle birlikte sahana koyulup bir süre daha ateş üzerinde bekletilmektedir. Balık yahnilerinde ise kavrulmuş soğana bazen maydanoz eşlik etmektedir. Ayrıca sirke, koruk ya da limon suyu eklendiği, uskumru balığı yahnisinde ise pişirmenin son aşamasında limon suyu ve yumurtadan oluşan bir terbiye dökülerek bir miktar daha kaynatıldığı ifade edilmektedir. 
 
Balık yahnisinin üzerine tarçın ekilerek tüketimi tavsiye edilmiştir (Sefercioğlu, 1985; Şavkay 2000). On sekizinci yüzyılda yahnilerin içinden meyveler çıkmış yağlı et ve soğan katılmış, 19. yüzyılda geleneksel yahnilerin yanına bol domatesli ve patatesli yahniler eklenmiştir.
 
Osmanlıların iştahla yediği tatlı ve ekşi yahniler günümüzde unutulmuş bu nefis tatlar damak tadımıza artık maalesef yabancıdır (Yerasimos, 2010). 
 
Günümüzde yazılan yemek kitaplarında ki yahni tarifleri oldukça azalmıştır. Türk mutfak kültürünün tencere yemeklerinden biri olan yahniler sağlıklı beslenme açısından da önemlidir. Yağlı et kullanıldığında yemeğe ek yağ eklenmeden, sebzelerle beraber soğan kavrulmadan çiğ olarak kullanılırsa beslenme açısından oldukça sağlıklı bir yemek olarak kabul edilir.
 
Gelecek nesillere sulu tencere yemekleri yapımı ve tüketimi aktarılarak fast food kültüründen uzak bir damak tadı kazandırılmaya çalışılmalıdır. Böylece özüne dokunulmadan günümüz mutfağına ecdadımızın yediği yemekleri adapte etmek hem sağlık hem yeterli ve dengeli beslenme hem de bu yemeklerin unutulmaması açısından oldukça önemlidir.
 


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler