loader
  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

  • Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

    Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu


Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu

Türk lokumu, geleneksel bir Türk tatlısı olmasına rağmen, yabancı kitle iletişim araçlarında Türk...

Bir Kalıp Yargı Olarak Türk Lokumu 
Hürriyet Gökdayı
İnsanlar çok iyi tanımadıkları kişi, grup veya toplumlar hakkında konuşurken veya yazarken genellikle onlarla ilgili kalıp yargılardan yararlanma eğilimi gösterirler. Bu kalıp yargılar, başkalarından duyulan, başlık hâlinde okunan, doğruluğu sorgulanmadan kabul edilen bilgilerin bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Bu bağlamda Türk kültürüne ait unsurların yabancılar özellikle de Avrupalı ve Kuzey Amerikalı birçok kişi tarafından algılanışı ve nitelendirilmesinde en bilinen ve tekrar edilen kalıplardan birisinin Türk lokumu (Turkish delight) olduğu görülmektedir. 
 
Bazı yabancılar, Türklere ve Türkiye’ye ait çeşitli unsurları Türk lokumu diye nitelendirmektedir. Türk lokumu, geleneksel bir Türk tatlısı olmasına rağmen, yabancı kitle iletişim araçlarında Türk futbol takımlarından Türk kadın modellere kadar bir dizi kültürel ögenin betimlenmesi ve nitelenmesinde kullanılmaktadır. Bu yönüyle Türk lokumu, Türklerle ilgili bir kalıp yargı olarak sınıflandırılabilir. Türk lokumunun yabancılar tarafından nasıl kullanıldığını araştıran bu yazıda öncelikle kalıp yargı (stereotip), bu tür düşüncelerin oluşumu ve kullanım biçimleri üzerinde durulacak, ardından da yabancı medyada Türk lokumunun Türkleri nitelemek amacıyla kullanıldığı bağlamlar betimlenecektir. 
 
Türkiye’de “lokum” deyince akla ilk olarak tatlı bir yiyecek gelmektedir. Elastik yapıda olan, ağızda yumuşak ve kaygan hissedilen, pek çok çeşidi bulunan, ayrıca Türk kahvesinin yanında ikram edilen geleneksel bir Türk tatlısı olarak bilinmektedir. Bir tür tatlının adı olmasının yanında lokum sözcüğü, lokum gibi biçiminde deyim olarak da karşımıza çıkmaktadır.
 
Türk kültüründe bir tatlı ve Türkçede bir deyim olmanın yanı sıra Türk lokumu, dünyaca bilinen bir kavramdır (Karluk 2013). Turkish delight olarak İngilizce karşılığıyla dünyada yaygınlaşan bu kalıp, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde Türklerle ilgili kişi, durum, olay ve olguları nitelemek amacıyla yaygın olarak kullanılan kalıplardan birisidir. Bu tutum, insanların çok iyi tanımadıkları toplumlar ve kültürlerden söz ederken sıkça başvurdukları kalıplardan yararlanma yönteminin belirgin bir örneği olarak gösterilebilir. Söz konusu tutumu konu edinen bu yazı, Türk lokumu (Turkish delight) kalıbının, yabancılar tarafından hangi amaçlarla nasıl kullanıldığını araştırmak üzere hazırlanmıştır. Bu amaçla öncelikle kalıp yargı kavramı açıklanacak, ardından da Türk lokumu kullanımları sınıflandırılarak betimlenecektir. 
 
1. Kalıp Yargı 
İnsanlar bir şekilde ilişki kurdukları ya da ilgili oldukları diğer insanları ve toplumları anlamaya çalışırken onları sahip oldukları düşünülen özellikleri dikkate alarak sınıflandırma eğilimindedirler (Tutkun ve Koç 2008:259; Göregenli 2012:23). Bu süreçte sıklıkla başvurulan yöntemlerden biri önceden bilinen kalıp yargılardan (sterotiplerden) yararlanarak başkaları hakkında değerlendirme veya nitelendirmede bulunmaktır. “İnsanları birtakım türlere, tiplere bölmeyi ifade eden zihinsel yapıtlar” (Tezcan 1974:8) olarak tanımlanan kalıp yargılar bazı özelliklerin belirli insanlarda veya toplumlarda mevcut olduğu varsayımına dayanılarak verilmiş hükmü içeren bir ifadedir. Kalıp yargılar, bir başka deyişle zihnimizdeki düşünceleri basit ve kolay bir şekilde sınıflandırarak onların kullanılmasına yardımcı olur. 
 
Kalıp yargıları bütün yönleriyle kavrayabilmek amacıyla öncelikle özelliklerinden söz etmek uygun olacaktır. Araştırmacılar genel olarak bu kalıpların somut olarak kanıtlanamayan inançlara dayandığını, tahminî ve duygusal bir değer belirttiklerini, ya yanlış olduklarını ya da gerçeğin tamamını göstermediklerini, herhangi bir konu hakkında kısa yoldan bilgi edinmeyi sağladıklarını, toplumda sorgulanmadan hızlı biçimde yayıldıklarını, olumlu veya olumsuz nitelendirmeler içerdiklerini belirtmektedirler (Tezcan 1974:9-11; Karabayev ve Tutkun 2001; Coşgun 2004:27-30: Tutkun ve Koç 2008; Yaktıl Oğuz 2011; Göregenli 2012:23-24). 
 
Kalıp yargıların daha ayrıntılı biçimde anlaşılabilmesi amacıyla sıralanan bu özelliklerin kısaca açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Bu bağlamda ilk olarak üzerinde durulması gereken husus, kalıp yargıların, bazı niteliklerin belirli insanlarda her zaman mevcut olduğu inancını ifade etmeleridir. Ancak söz konusu niteliklerin her zaman gerçeklerle örtüşmesi veya olumlu kanıtlara dayanması aranmaz, sadece bu niteliklerin var olduğu kabul edilir. Böylece kalıp yargılar tahminlere veya duygusal bir duruma bağlı olarak değerlendirme ve hüküm bildirirler. Söz gelimi, ‘Fransızlar ukaladır’ kalıp yargısı bütün Fransızların her zaman ukala oldukları inancına dayanılarak oluşturulmuştur. Bu kalıp yargıyı kullanan kişiler, Fransızların gerçekten ukala olup olmadıklarını araştırmadan veya bu ifadenin gerçeklerle örtüşüp örtüşmediğini sorgulamadan kabul ederek konuşmalarında bu ifadeye yer vermişlerdir. 
 
Kalıp yargılar gerçeklere ya da olumlu kanıtlara dayanmadıklarından yanlış oldukları veya gerçek durumun tamamını yansıtmadıkları söylenmelidir. Söz gelimi, ‘İtalyan erkekleri çapkındır’ gibi bir kalıp yargı, dünyadaki bütün İtalyan erkeklerinin çapkın olup olmadıkları kanıtlanamayacağından yanlış bir ifade olacak veya bazı İtalyan erkeklerinin çapkın olabilecekleri ihtimaline dayanılarak bütünün hepsi için değil bir bölümü için doğru kabul edilebilecektir. Ancak, olumlu yönde kanıtlama veya gerçekleri birebir yansıtmadaki imkânsızlıktan dolayı kalıp yargıların yanlış olması daha büyük bir ihtimaldir. 
 
Kendisi dışındaki gerçeğe uygun olup olmadığı sorgulanmadan kullanılan kalıp yargılar, üzerinde konuşulan veya tartışılan konu hakkında kısa yoldan bilgi edinilmesini ve kişisel bir görüş oluşturulmasını hedefleyen ifadelerdir. Mantıksal açıdan kuşku veya eleştiri ile karşılanmaları gerektiği hâlde genellikle ilk elden kabul edildikleri görülmektedir. Söz gelimi Brezilya’ya hiç gitmemiş veya Brezilyalılarla hiç tanışmamış olan birisinin Brezilyalılar ya topçu olur ya dansçı demesi, gerçek dünyadaki durumu dikkate almadan hızlıca bilgi edinmeyi ve Brezilyalılarla ilgili bir görüşe sahip olmayı amaçlamaktadır. Bu yönüyle kalıp yargılar toplumda yaygın olan peşin hükümleri kuvvetlendirir, gerçeğe aykırı durumları gerçekmiş gibi gösterebilir. 
 
Çoğunlukla kulaktan dolma, genel bilgiler içeren kalıp yargılar, toplumsal yaşama, gelenek ve göreneklere ya da kişisel eğilimlere dayalı olarak meydana gelir ve bireyler arasında pek sorgulanmadan konuşma yoluyla hızlı bir biçimde yayılır ve davranışa dönüşürler. Bu özelliklerinden ötürü sözlü kültürün bir parçası olarak ele alınsalar da yazılı kaynaklarda da bunlarla sıkça karşılaşılmaktadır. 
 
Kalıp yargılar, genellikle beğenilip beğenilmeyeceğiyle pek ilgilenmeden başka insanlar veya toplumlar hakkında olumlu ya da olumsuz bir niteleme bildirir. Söz gelimi, ‘Fransız kadınları entelektüeldir, Japonlar sempatiktir,’ vb. yargılar anlamsal bir olumluluk içerirken ‘Almanlar kabadır, Türkler tembeldir, İsveçliler duygusuzdur,’ vb. kalıplar ise anlamsal yönden olumsuzdurlar. 
 
Anlamsal ve işlevsel olarak sahip oldukları özelliklerin yanında kalıp yargıların genelleştirme veya özelleştirme yöntemleriyle oluşturuldukları görülmektedir (Tezcan 1974:13; Karabayev ve Tutkun 2001; Türkmen 2005). Genelleştirme eğiliminde, tanınan ve aynı kategoride bulunan birkaç kişi veya olayın özellikleri o türden bütün kişileri veya olayları kapsayacak şekilde genişletilir. Söz gelimi, birkaç sempatik Japon arkadaşı bulunan bir kimsenin bütün Japonları sempatik olarak nitelemesi genelleştirmeyle oluşmuş kalıp yargılardan biridir. İkinci yol olan özelleştirme ile bir ülke, grup veya kategori hakkında sahip olunan bir düşünce o ülke, grup veya kategoriden herhangi bir kişiye uygulanır. Söz gelimi Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlarıyla hiç karşılaşmadan onların hepsinin zengin olduğunu düşünen bir kimsenin karşılaştığı her Amerikalıyı zengin zannetmesi özelleştirme eğilimiyle oluşturulmuş bir kalıp yargıdır. 
 
Bu tür özelliklere sahip olan kalıp yargılar, her toplumda sıklıkla kullanılan, belli temellere dayanarak insanları ve toplumları sınıflandırmaya ve tanımlamaya yardım eden, hayatı kolaylaştırdığı için var olan ve hep var olacak olan birer kategorilendirme sürecidir (Yaktıl Oğuz 2011). Böyle olmasına rağmen kalıp yargılara evrensel bir özellik yüklenemez, kültürel ve bireysel sınırlılıkları bulunmaktadır (Bar-Tal 1997). Bu nedenle değişik gruplar aynı grupla ilgili farklı kalıp yargılara sahip olabilir, bir toplumla ilgili olarak da diğer toplumların birbirinden farklı kalıp yargıları bulunabilir. Bununla birlikte milletlerin basitleştirilmiş kalıplarla anılmaları epey yaygın bir davranıştır. Söz gelimi Türklere göre Japonlar müthiş, Almanlar korkunç disiplinli, Fransızlar zarif, İtalyanlar ateşli, genel olarak Araplar pis, İngilizler soğuk, İsviçreliler ruhsuzdur (Harlak 2000). 
 
Bu tür kalıp yargılar genellikle toplumlar arasındaki tarihsel, ekonomik, askerî, sosyal ilişkilere, geleneklere, dinî inançlara bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Ulusal kalıp yargılar ilgili olduğu toplum hakkında  bir bilgi verirken o toplumun bütün insanlarını betimlemekten uzaktır.  Özetle söylemek gerekirse, kalıp yargılar insanların bir grup, sosyal sınıf, toplum ya da  ulus hakkında sahip olduğu temelsiz, fazlasıyla genellenmiş bir inanç ya da fikir olarak tanımlanmaktadır. Bu yargıların kapsadığı başlıca özellikler şunlardır: Belli bir grubun bütün bireyleri tarafından paylaşıldığı varsayılan özellikleri içine alır. Bu özellikler sayesinde insanlar belirli kategorilere konulur. 
 
Bu kategorilere dâhil edilen insanların yeteneklerine,  kişilik özelliklerine, niteliklerine ve davranışlarına ilişkin beklentiler içerir. İlk kez  karşılaşılan ve tam olarak bilinmeyen durumlarda hızlı ve basit bir bilgilendirme yaparak insanlara bir görüş kazandırarak hemen harekete geçme imkânı verir. Gerçeği tam olarak yansıtma peşinde olmadan başka insanlar hakkında olumlu veya olumsuz bir nitelemede bulunur. Genelleştirme veya özelleştirme yoluyla oluşur. Sahip olduğu bu özellikleri, hızlıca öğrenilmesi ve sorgulanmadan kabul edilmesiyle insanlar tarafından başkaları hakkında konuşur ve yazarken sıklıkla kullanılırlar. 
 
2. Türk Lokumu (Turkish Delight) 
Türk lokumu ilk anlamıyla bir tatlıyı hatırlatır.2 yaygınlaşmıştır. Daha önceleri bal ya da pekmez ve un bileşimi ile yapılan lokumun rafine Yaklaşık olarak 16. yüzyıldan itibaren Anadolu’da bilinen lokum, özellikle 17. yüzyıldaOsmanlı İmparatorluğusınırları içinde şeker ve nişastanın bulunup ülkeye getirilmesi sayesinde hem yapımı, hem de lezzeti değişmiştir. 19. yüzyılda İstanbul’a gelen bir İngiliz gezginin çok beğendiği lokumu beraberinde ülkesine götürüp orada kendi taktığı ad olan "Turkish Delight" ile ikram etmesiyle İngiltere’de bilinir hâle gelmiştir. 
 
Özellikle 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında yapılan çeşitli fuarlarda tanıtılan Türk lokumu, İngilizce konuşulan ülkelerde ve dünya genelinde Turkish Delight adıyla yaygınlaşmış ve Türkiye denince akla ilk gelen şeylerden birisi olmuştur. Fransa ve Balkan ülkelerinde ise lokoum adıyla bilinmektedir.3 Türkiye veya Türklerden söz edilince yabancıların aklına genellikle Türk lokumunun gelmesi gibi, bir ülke veya toplumun belirli bir ürün, davranış, mimari eser veya yiyecekle ilişkilendirilmesi, o ülke veya toplumun imajı hakkında da bir fikir verebilmektedir. Ülkelerin tarihsel kültürleri ile birlikte farklı araçlar veya göstergelerle özdeşleşmesi sonucu markalaşarak kendi imajları oluşmaktadır (Onay 2008). İmaj, “bir dizi bilgilenme sürecinin sonucunda oluşan imge” olarak tanımlanmaktadır (Özenç 2002:38). 
 
Başka bir deyişle, reklamlar, tanıtım etkinlikleri, ülkeler arasındaki tarihi, kültürel, ekonomik ilişkiler, insan ilişkileri gibi kanallardan elde edilen bilgi ve verilerin değerlendirilmesidir. Ülke imajı, durağan bir kavram olmayıp farklı kanallardan alınan bilgi ve deneyimlerle birlikte zaman içinde değişime uğrayabilen dinamik bir yapıdadır. Herhangi bir ürün, marka veya ülkeyle ilgili olarak insanların zihninde yer alan imaj, onların tutum ve davranışlarını etkileyebilmekte hatta belirleyebilmektedir (Özenç 2002). Bu bağlamda İtalyan tekstil ürünleri, Alman otomobilleri, İngiliz kumaşları ve Türk lokumunun bir imajı bulunmaktadır. 
 
Bu imajların, üretim yapılan ülkenin üretilen ürüne yönelik algılamayı etkilediğini gösteren belirgin örnekler arasında yer aldığı belrtilmektedir (Onay 2008). İnsanlar genel olarak üretimin yapıldığı ülkeye yönelik bir algı geliştirirler ve bu algılarının ürünlere yansıması doğaldır. Söz gelimi, İtalya’nın güzel sanatlar ve ürün tasarımı alanlarındaki başarısı, orada üretilen tekstil ürünlerinin de kaliteli olacağı algısını yaratmaktadır. Aynı şekilde, ülkede üretilen lokumdan dolayı Türkiye’nin de benzer bir imaja sahip olduğu düşünülebilir ve ‘Lokum Türkiye’de üretilir’ veya ‘Lokum, Türk lokumudur’ gibi çıkarımlarda bulunulabilir. 
 
Lokuma günümüzdeki değerini kazandıran Hacı Bekir’in lokumlarının kıvamını ve tadını başkalarının taklit edemediği belirtilmektedir.4 Her ülkenin sahip olduğu kendi özel imajı ve buna bağlı marka değerinden söz edilebilir. Ürünlerin üretildiği yerden çok, bir marka tüketicinin zihninde en çok hangi ülkeye ait olarak algılanıyor ise o ülkenin orijin ülke olarak düşünüldüğü öne sürülmektedir (Onay 2008). Bu nedenle Ülke imajı çerçevesinde düşünüldüğünde Türkler hakkında en bilinen ve tekrarlanan kalıp yargılardan birisi Türk lokumu (Turkish delight) olduğu görülmektedir. 
 
Ulusal kalıp yargılar sınıfına sokulabilecek bu niteleme spordan kadın modellere, yazarlardan savaş uçaklarına kadar geniş bir alanda Türk toplumundan kişileri, olayları, durumları nitelemek için kullanılabilmektedir. Söz gelimi, 2002 yılında Dünya Güzellik Kraliçesi seçilen Azra Akın’la ilgili haberlerin birçoğunda, Frank de Boer adlı Hollandalı futbolcunun 2003’te Galatasaray Spor Kulübüne transfer olmasıyla ilgili haberlerde, Türk savaş uçakları için, Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan yazar Orhan Pamuk’la ilgili haberlerin bir bölümünde Türk lokumu kalıbı kullanılmıştır.5 Bu örnekler dikkate alındığında Türk lokumunun başta Avrupa ve Kuzey Amerika olmak üzere dünyanın birçok yerindeki Türkler ve Türkiye ile ilgili haberlerde yaygınlıkla kullanılan bir kalıp yargı olduğu söylenebilir. 
 
2.1. Türk Lokumu Kalıp Yargısının Kullanımı 
Kalıp yargının nitelikleri, oluşumu ve kullanım biçimlerinin kısaca açıklanmasından sonra Türk lokumunun Türkler ve Türk kültürüne ait bazı unsurlardan söz ederken genellikle yararlanılan bir kalıp yargı olduğu düşüncesini temel alarak bu kalıbın hangi durumlarda kullanıldığının betimlenmesi bu yazının amaçlarından biridir. Bu doğrultuda, bölümde, Turkish delight anahtar sözcüğüyle genel ağda (internette) yapılan aramalar ve bulunan bilgilerin incelenerek sınıflandırılması sonucunda ortaya çıkan durum aktarılacaktır. 
 
Türk lokumu kalıp yargısının ilk olarak sevgi dolu, alımlı, hoş, çekici ve seksi kadınları betimlemek amacıyla kullanıldığı söylenebilir. Bu özeliklere sahip bütün kadınlar için kullanılabildiği gibi daha çok yakın doğudan özellikle Türkiye’den Avrupa veya Amerika’ya giden güzel kadınlar, mankenler için tercih edilen ifade biçimi olarak tespit edilmiştir. Bu tür kullanımın en belirgin örneğini, 2002 yılında Dünya Güzeli seçilen Azra Akın’la ilgili haberlerde kendisine sürekli Türk lokumu (Turkish delight) denmesi göstermektedir.6 
Genel olarak güzel kadınlar için kullanılmasının yanında, Türk lokumunun yabancılar için cinselliği çağrıştırdığı da görülmektedir. 
 
Türkiye’den Batı’ya giden kadınlarda cinsellik olgusu ön plana çıkarılabilmekte, Türk lokumu kalıp yargısı da cinsel yönü vurgulanmak istenen kadınlar için kullanabilmektedir. Söz gelimi, urbandictionary.com adlı sitede Türk lokumunun İngilizcesi olan Turkish delight adıyla arama yapıldığında, yine dansöz kıyafetleri arandığında ‘Türk Lokumu Seksi Kadın’ (Turkish Delight Sexy Women) gibi bir kalıbın yaygın olarak kullanıldığı ortaya çıkacaktır.7 
 
Türk lokumunun kalıp yargı olarak en yaygın kullanım alanlarından birisi futboldur. Türk futbol takımlarının Avrupalı rakipleriyle yaptıkları karşılaşmalarda Türk takımları çoğunlukla Türk lokumu diye anılmaktadır. Ayrıca Türk futbol takımlarına transfer olan yabancı futbolcular veya teknik adamlar için bu transferler Türk lokumu olarak nitelenmektedir.8 Söz gelimi, 28 Mart 2015’te Avrupa Şampiyonası elemelerinde oynanan Hollanda-Türkiye maçı 1-1 berabere bitince Reuters Haber Ajansı konuyla ilgili olarak ‘Hollanda, Türk lokumunu perişan etmek için geç de olsa attı’ haber başlığıyla maç sonucunu duyurmuştur.9 
 
Yine çeşitli sanat alanlarında da kalıp yargı olarak Türk lokumu kullanımının yaygın olduğu anlaşılmaktadır. Bu adla Hollonda’da bir film çekilmiş,10 bazı Türk sanatçıların eserlerinin bir araya getirilmesiyle bir karma CD yapılmış,11 Nobel Edebiyat Ödülünü alan yazar Orhan Pamuk veya onun eserleri Türk lokumu diye nitelenmiş,12 Avusturya’nın Viyana şehrinde bu adla bir heykel sergilenmiş,13 Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap filminde yer almış,14 Amerikalı pop şarkıcısı Madonna’nın 2008’de çıkardığı Hard Candy albümündeki Candy Shop adlı şarkısında bir dizede geçmiş,15 Josephine Kimberling adlı tasarımcı kendi hazırladığı kumaş koleksiyonuna Turkish Delight Collection (Türk Lokumu Koleksiyonu)16 adını vermiştir. Bu örnekler Türk lokumu kavramının çeşitli sanat alanlarında bir karşılığının bulunduğunu ve kullanıldığını göstermektedir. 
 
Yabancılar İstanbul şehri için de Türk lokumu nitelemesini kullanabilmektedir.17 Bir yiyeceğin bir şehir içi kullanılması yeni değildir. Söz gelimi, Amerika Birleşik Devletleri’nde New York şehri Big Apple (Büyük Elma) diye de anılmaktadır. Benzer şekilde Türk lokumu da İstanbul için kullanılmaktadır. 
 
Türk lokumuyla Türkiye dışında hem lokum türevleri ve benzeri tatlı yiyeceklerin hem de başka ürünlerin adı olarak karşılaşılmaktadır. Söz gelimi, bira, çikolata, çay, dondurma gibi yiyeceklere; dudak boyası, vücut losyonu gibi bazı kozmetik ürünlerine ad olarak Türk lokumu verildiği tespit edilmiştir.18 
 
OSMANLI VE TÜRK TATLILARI
Dünyanın çeşitli ülkelerinde Türk lokantaları ya da Türk mutfağı tarzı ile hazırlanan yiyeceklerin servis edildiği işletmeler Türk lokumu olarak adlandırılabilmektedir. Bu bağlamda, Amerika Birleşik Devletleri’nde New York ve Seattle, Kanada’da Halifax, İngiltere’de Manchester, Brighton ve Staffordshire, Güney Afrika’da Wynberg, Mısır’da Kahire, Avustralya’da Canberra, Yeni Zelanda’da Tauranga ve Kamboçya’da Phnom Pen şehirlerinde Turkish Delight adlı birer restaurant bulunmaktadır.19 Bu durum Türk lokumunun dünya üzerindeki yaygınlığına ve bilinirliliğine de bir kanıt olarak düşünülebilir. 
 
Bunlardan başka, Türk lokumunun tek bir yerde karşılaşılan ilgi çekici kullanımları da mevcuttur. Söz gelimi, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir lunaparkta insanların içine oturabileceği büyüklükte ve çay fincanı biçiminde yapılmış, düz bir zemin üzerinde dönen ve dönme hızını binen kişilerin ayarlayabildiği bir eğlence aracına Turkish Delight adı verilmiştir.20 Bu araca binme etkinliği de Türk çay partisi (Turkish tea party) olarak adlandırılmıştır. 
 
Türk lokumunun kullanım yerleri genel ağ üzerinde yapılan aramalara dayanılarak tespit edilip sınıflandırıldığında öncelikle Türkler ve Türk kültüründen söz ederken kullanılabildiği ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında Türklerle hiç ilgisi olmayan durumlarda da bu kalıp yargıdan yararlanıldığı görülmektedir. Böylece içerik olarak birbirinden çok farklı kavramlar hakkında konuşurken bu kalıp yargıya başvurulması bazen şaşırtıcı olabilmektedir. Söz gelimi, 2002’de Dünya Güzeli seçilen Azra Akın’a Türk lokumu demekle bir çay veya dondurma türüne bu adın verilmesi arasında ilişki kurmak kolay değildir. 
 
3. Değerlendirme 
Türk lokumunun kullanım yerleri sıralandıktan sonra bu kullanımların gerekçeleri üzerinde düşünerek açıklamaya çalışmak gerekmektedir. Yakın doğudan, özellikle de Türkiye’den giden, alımlı, hoş, çekici ve seksi olarak algılanan kadınlara Türk lokumu denmesinden hareketle lokum ve kadın arasında bir ilişki kurulduğu görülmektedir. Bu ilişkiyle lokumun bazı özellikleri kadınlara aktarılmaktadır. Ayrıca Türk lokumunun cinselliği çağrıştırıcı biçimde kullanılması da, büyük bir olasılıkla Osmanlı saraylarındaki harem olgusuna ve Yakın Doğu ve Doğunun Batılılar için hâlâ egzotik bir yer olarak algılanmasına dayandırılabilir. 
 
Türk futbol takımlarının Türk lokumu ile nitelenmesi bu takımların Avrupa takımlarıyla yaptıkları maçlarda son yıllara kadar çoğunlukla başarısız olmaları ve kolayca yenilmelerine bağlanabilir. Türk lokumu kolayca yenildiği gibi Türk futbol takımları da uzun yıllar rakiplerine kolayca yenilmişlerdir. Her iki anlamıyla bu kolay yenilme durumunun (hem ağızda çiğnenip yutulma hem de rakibine karşı kaybetme), Türk lokumunun Türk futbol takımları için uygun bir niteleme olarak görülmesine olanak sağladığı söylenebilir. 
 
Türk lokumunun çeşitli sanat alanlarında karşımıza çıkması, İngilizce karşılığındaki delight sözcüğünün anlamında gizli gibi görünmektedir. Delight’ın, ‘keyif, sevinç, zevk, hoşa gitmek, sevindirmek, hoşlanmak, zevk vermek, haz almak, memnun etmek’ gibi anlamlarıyla insanların bazen sanat eserlerinden hissettikleri arasında bir paralellik kurulabilir. Lokumun insanlara verdiği haz ile sanat eserlerinin verdiği haz arasında kurulabilecek benzerlikten dolayı bazı sanat eserlerinde Türk lokumuna yer verilmiş olabilir. 
 
İstanbul için Türk lokumu denmesi, bu şehrin tarihî, kültürel, coğrafi, ekonomik ve sosyal özellikleri, gizemliliği, cazibesi, kozmopolit yapısı, ayrıca Doğu ve Batı kültürlerine ait özellikleri bir arada bulundurması nedenlerine dayandırılabilir. Bunların yanında, lokumun çıkış noktası olması da, bu nitelendirmede bir etken olabilir. İstanbul’un çoğunlukla yabancıların hafızalarına hoş anılar bırakması, onlar tarafından Türk lokumu olarak nitelendirilmesine gerekçe oluşturabilir. 
 
Çeşitli ürünlere Türk lokumu adı verilmesini bu ürünlerle lokum arasında kurulan bir ilişkiye dayandırmak mümkündür. Söz gelimi, bu adla anılan dondurmaya, lokumda çok kullanılan gül suyu içerdiğinden, pembe renkli dudak boyasına da lokumda görülen bir renge sahip olduğundan Türk lokumu adı verildiği düşünülebilir. 
 
Dünyanın çeşitli ülkelerindeki restaurantların Turkish Delight adını alması, Türk mutfağının lezzetlerini sunan bir yer olarak Türklerle ilgili en çok bilinen kalıp yargılardan birini kendi işletmelerine ad olarak seçmelerine dayandırılabilir. 
 
Bu açıklamalardan da anlaşılabileceği gibi Türk lokumunun yabancılar tarafından hem Türklerin ve Türk kültür ögelerinin nitelenmesinde hem de ilişki kurulabilecek benzer kişi, olay, durum veya nesnenin adlandırılmasında kullanıldığı görülmektedir. Bu durum, yabancılar tarafından Türkler için kullanılan en yaygın kalıp yargılardan birinin Türk lokumu olduğunu teyit etmektedir. 
 
4. Sonuç 
Türk lokumu, yabancıların Türkler ve Türk kültür ögelerini nitelemek amacıyla kullandıkları kalıp yargılardan biridir. Bu kalıp yargının kullanım alanı futbol takımlarından kadın modellere, İstanbul’dan Orhan Pamuk’a kadar bir dizi kültürel unsuru içerecek şekilde oldukça geniştir. Bir tatlının Türkler ve kültürleri hakkında betimleyici bir hâle gelmesi ilgi çekici bir durumdur. Yabancılar Türk lokumunu sadece Türkler için kullanmakla kalmayıp zaman zaman kendi kültürlerine ait bir unsuru adlandırmak için de kullanmışlardır. 
 
Bu alanda yapılacak başka çalışmalarla Türkler ve Türk kültürüne ait unsurların nitelenmesi amacıyla kullanılan diğer kalıp yargıların tespit edilmesi, kavramsal ve işlevsel içeriklerinin betimlenmesi sağlanmalıdır. Böylece, hem yabancıların Türkleri ve Türk kültürünü algılama biçimlerinin anlaşılmasına hem de Türklerin kendilerini başka açılardan tanımalarına katkıda bulunulabilecektir. 
 


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler