loader
Acılı Karides Tarifi

Acılı Karides Tarifi

Acılı Karides Tarifi, pek az balık yerler hele midye, İstakoz, karides v.s. asla sofralarında görülmez...

Acılı Karides Tarifi
Acılı Karides Kullanılan Malzemeler
 
*   250 Gram Orta Boy Karides, 
*   4 Diş Sarımsak, 
*   2 Çay Kaşığı Pul Biber, 
*   2 Yemek Kaşığı Zeytinyağı, 
*   1 Yemek Kaşığı 
*   Su, 
*   Tuz. 
 
Acılı Karides Yapılış Tarifi
Çiğ karideslerin kafalarını kopartın. Kabuklarını etlerini zedelemeden soyun. Sırtlarındaki siyah iplik gibi bağırsakları bıçağın ucu ile çıkartın. Isıya dayanıklı yayvan bir kaba dizin. Sarımsakların kabuklarını soyun, ince ince doğrayın. Karideslerin üzerlerine serpin. 
 
Zeytin yağını karideslerin üzerine gezdirin. Suyu koyun. Kırmızı pul biber ve az tuzu serpin. Karidesler pembeleşinceye kadar yeterli bir süre kurutmadan fırında tutun. 
 
Sıcak servis yapın. Kırmızı pul biber yerine kurutulmuş bütün arnavut biberini doğrayarak kullanabilirsiniz. Kırmızı pul biber genelde tuzlu olduğu için ayrıca tuz koymanız gerekmeyebilir. 
 
Mutfak Tarihimiz Hakkında Bazı Dipnotlar;
***Osmanlının son dönemlerine kadar bahariye Mevlevihane’sinin önünde karides dalyanı vardı. En güzel karides ise HALİÇ ‘te çıkardı..! Fakat İslam dünyasında, özellikle de güzel sanatlarda, tavus genellikle cenneti simgelediği için bu kuşu yemek kazanının içinde görmek oldukça tuhaf.
 
II.Mehmed zamanında balık, havyar ve karidese, 16. yüzyılın ikinci yarısında kümes hayvanlarının daha ender türlerine duyulan ilginin dışında, 15. ile 17. yüzyıllar arasında sarayın yeme içme alışkanlıkları fazla değişmemişti. Ancak, daha fazla çeşide ve daha fazla miktarda yiyecek tüketimine doğru hafif bir eğilim görülüyor. 
 
"Bölgesel Mutfaklar, Yöresel Mutfaklar, Geleneksel Türk Mutfağı, Osmanlı Saray Mutfağı, Deniz ürünleri, İştah Açıcılar"
 
***Napolyon’un isteğinden mi kaynaklandığı ya da Osmanlı ikramının bir özelliği mi olduğunu bilemediğimiz sebze ve meyve ağırlıklı ziyafet sofralarının yanı sıra Osmanlı sarayının günlük sofrasındaki yemeklerin çeşit çokluğu dikkat çekicidir.
 
Ancak bütün bu yemek çeşitlerinin çokluğundan, havyar - istakoz gibi deniz mahsullerinden söz ederken tam aksi bir kanıyla İstanbul’un İsveç Elçiliğinde görevli olan M. De M. D’Ohsson gibi “...pek az balık yerler hele midye, İstakoz, karides v.s. asla sofralarında görülmez...” sözlerinin yer aldığı eserler ele alanlarda vardır.
 
Bunlardan İngiliz gezgin Fynes Moryson ise eserinde “...yemeklerin çeşidi azdır...” bunlar balık bile yemezler... yemek sanatları da yoktur sade yemeklerle yetinirler, padişah bile sadece pirinç (pilav olsa gerek) yer ve su içer...” ifadesini kullanmıştır. 
 


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler