Biz Bu Ülkeyi Gazete Kuponlarıyla 'mı Aldık? "Sanal Yarınlar"

Hüseyin BÖLÜK
Yazar:Hüseyin BÖLÜK
Bu yazı

 
Kıymetli okurlarım,
 
Sizlerin de zaman zaman benim gibi:
 
Biz bu ülkeyi gazete kuponlarıyla mı aldık’ diye düşündüğünüz oluyor mu?
 
İnsanlar bulundukları makamlara kuponla mı geliyorlar, alanında uzman kişiler (!) mesleki donanımlarını gazete kuponlarına mı borçlu diye düşündüğünüz?
 
Hakikaten trajikomik bir memleketiz vesselam. Kopyalayıp yapıştırıyor, kendimiz çalıyor, kendimiz oynuyoruz. Toplum olarak tüketici bir milletiz ve ürettiğimizin kat kat fazlasını tüketiyoruz!
 
Teknolojiyi tüketiyoruz mesela, turizmi tüketiyoruz, tarımı, hayvancılığı, sanatı, saygınlığı,
 
Kendi kendine yetebilmeyi hatta gastronomiyi tüketiyoruz…
 
Sayın Mehmet Güneli Bey’in son yazısında da vurguladığı üzere gastronomimiz dahi hormonlu! Şekilcilikten ve içi boş projeler üretmekten ileriye gidemiyoruz.
 
Körler sağırlar birbirini ağırlar misali oluyor çoğu festivaller, etkinlikler, kongreler…
 
Etkinlikleri düzenleyenler, sektöre yön verenler ceplerini doldurma derdinde.
 
Etkinliklerde görev alanların büyük çoğunluğu ise; bireysel başarılara, vitrine ve nüfuza odaklanmış durumda. Kimin sosyal medyada ne kadar takipçisi var? Kim daha az emek ve enerji sarf ederek ne kadar fazla kazanıyor? Yahu gastronomi festivalinde başrol oynuyorsun ama alanınla ilgili yazılmış kitapları eline dahi almıyorsun! En azından merak et de oku, eleştirmek için oku değil mi?
 
Daha az emekle daha fazla para kazanmak ve daha fazla nüfuza sahip olabilmek!
 
İşte tam da bu noktada içi boş şefler, yöneticiler, işverenler, kısacası yarınlarımız oluşuyor. Kalıbı gösterişli, paketi janjanlı ama içi boş, gerçekten uzak, sanal yarınlar…
 
Maalesef bu durum turizm ile sınırlı değil, cennet vatanımızın tüm bölgelerine ve çok çeşitli sektörlere yayılmış durumda.
 
Somut örnekler vermenin hiç lüzumu yok. Bilinçli olan, gözlem yapabilen, çevresinden kendini soyutlayıp işleyişin detaylarını görebilen herkes onlarcasına şahit olmuştur bu örneklerin.
 
Peki, bizim hiç; alanında uzman yöneticilerimiz, işverenlerimiz, gastronomlarımız, şeflerimiz yok mu? Var elbette var hem de ciddi sayıda ancak her biri köşesine çekilmiş olup biteni izliyorlar. Sözlerine kimselerin ehemmiyet vermeyeceğini bildiklerinden, kıymetli nefeslerini ve zamanlarını boşa harcayacaklarını epey zaman önce öğrendiklerinden mütevellit.
 
Artık yapılması gereken şapkamızı önümüze alıp düşünmektir. Yahu biz yıllardır bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, ciddi zaman, para ve emek harcıyoruz ancak neden ortaya bir şey çıkmıyor, neden kendimiz söyleyip kendimiz dinliyoruz, ulusal veya uluslararası platformlarda neden bir saygınlığımız olmuyor, otorite kuramıyoruz demeliyiz!
 
Sonra da tüm sektörlerde, başarısını katılmamış, sessiz, kendi haline mücadele içinde olan ne kadar üstat varsa mikrofonu onlara uzatmalı, sahneyi onlara bırakmalıyız! O zaman bakın ne projeler, ne festivaller, ne kongreler uluslararası boyutlara taşınıyor.




Türk Aşçı Haberleri Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Türk Aşçı Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.turkascihaberleri.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İlgili haber kopyalanarak başka bir site tarafından yayınlanmaya ihtiyaç duyulduğu takdirde kaynak gösterilerek ve web sitemize link verilerek kullanıması mümkündür.


Benzer Makaleler