loader
Haydari Tarifi

Haydari Tarifi

İlk mezenin kimler tarafından ve ne zaman yapıldığı bilinme mektedir fakat zeytin yağını ilk bulanlar Giritliler dir. Soğuk mezelerde...

İştah Açıcılar & Soğuk mezeler
İlk mezenin kimler tarafından ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir fakat zeytinyağını ilk bulanlar Giritlilerdir. Soğuk mezelerde genellikle zeytinyağı ile yapıldığından ilk mezenin de Giritliler tarafından yapıldığı tahmin ediliyor. Zeytin ağacına ilişkin mevcut en eski veri Ege Deniz’indeki Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik çalışmalarda ortaya çıkarılan 39.000 yıllık zeytin yaprağı fosilleridir.
 
Haydari Tarifi
Haydari Kullanılan Malzemeler
 
*   1 Su Bardağı Süzme Yoğurt, 
*   2 Di Sarımsak, 
*   1 Tatlı Kaşığı Kuru Nane, 
*   1 Çay Kaşığı Kırmızı Pul Biber, 
*   Tuz. 
 
Haydari Yapılış Tarifi
Süzme yoğurdu çukur bir kaba koyun. Bir kaşık su ekleyerek macun kıvamına gelene kadar karıştırın. Sarımsağı ayıklayın bir havanda yarım kaşık tuz ile dövün. 
 
Yoğurt, Sarımsak ve naneyi karıştırın. Yayvan bir tabağa alın. Üzerine kırmızı biberi ekin ve sofraya getirin. Süzme yoğurt yağsız ise zeytinyağı ilave edebilirsiniz. Bu tarife yarım su bardağı ufalanmış veya rendelenmiş beyaz peynir de katabilirsiniz. 
 
Meze Kültürü 
Meze denilince akla ilk gelen, alkollü ve özellikle rakı ile tüketilen yiyecekler düşünülür; fakat meze kültürünün gelişmesi ile birlikte meze sadece içkinin yanında atıştırmalık bir yiyecek olarak değil, bir yemek kültürü olarak Türk mutfağında kendisine yer bulmuştur. 
 
Türkiye mutfağı kültüründe, masayı mezelerle donatmak, o sofranın zenginliğini de gösteren bir kavramdır. Görsel olarak farklı renkli görüntüleriyle sofranın albenisini artıran mezeler, aslında farklı bir işlev de sağlıyor. Yemek yemeği karın doyurmak kavramından uzaklaştırıyor, keyi i bir olaya çeviriyor.
 

OSMANLI SARAY MUTFAĞI

Bu keyfi sağlayan sadece mezelerin görüntüsü, kokusu ve tadı değil hiç kuşkusuz. Mezelerin sofrada yarattığı güzelliğin, sohbetle süslenmesi de önemli.  Soğutulmadan yenmek istenen ana yemeğe verilen telaş, mezelerde bir yavaşlığa, dinlenmeye ve sohbetle ayrı bir keyfe dönüşüyor.
 
Ağır hiçbir yiyecek meze sınıfına dahil edilmez. Mezeler asla karın doyuracak boyutlarda sunulmamalıdır. Mezeler mevsimlere göre taze bulunan sebzelerden hazırlanmalıdır. Yazın patlıcanı bi- beri, ilkbaharın enginarı, güzün mantarı, kışın lahanası; kısacası her mevsimin kendine has taze meyve ve sebzeleriyle hazırlanmış mezeleri vardır. 
 
Bu kadar geniş bir alanda değerlendirilen mezeler arasında şüphe- siz ilk akla gelenler beyaz peynir, kavun, yoğurt ve çiğ sebzelerdir. Ardından ise her çeşit salata, sardalya, tuzlu balık türleri, ciğer kebabı, tavası, yahnisi, havyar, beyin, muska böreği, midyenin her çeşidi, kuzu söğüş, patlıcan, biber, yaprak, lahana, domates dolmaları, her türlü köfte, zeytin, zeytinyağlılar, şarküteri ürünleri, çerkez tavuğu ve yumurta yerlerini alır. 
 
Tabii Türkiye mutfağının, yörelere göre pek çok değişik lezzet barındırdığını düşünürsek, listeyi uzatmak mümkün. Ayrıca meyveleri, gerçek meze olarak kabul edenlerin sayısı az değildir. 
 
 


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler