loader
Osmanlı Saray Mutfağı'dan Akike Tarifi

Osmanlı Saray Mutfağı'dan Akike Tarifi

Osmanlı yemeklerinin hemen hepsi tuzsuz tereyağ ile pişirilirdi. 18.yüzyıldan sonra hindi, 19. yüzyılda domates...

Osmanlı Saray Mutfağı'dan Akike Tarifi "Akike Nedir"
Osmanlı Saray Mutfağı'dan Akike Kullanılan Malzemeler
 
*    1 Kilo Koyun Eti 
*    1 Kilo Yoğurt 
*    1/2 Litre Su 
*    200 Gram Kuyruk Yağı 
*    1 Kaşık Tuz 
*    3 Gram Tarçın 
*    3 Gram Kişniş 
*    3 Gram Kimyon 
*    3 Gram Karabiber 
*    3 Gram Damla Sakızı

 
ANTEP MUTFAĞIOsmanlı Saray Mutfağı'dan Akike Yapılış Tarifi
Eti makineden geçirip bir toprak çömleğe veya güvece koyup kuvvetli bir ateşe oturtun. 
Yağ eriyince bir kevgirle kıkırdağını çıkarıp ayırın.

Güveçte kıkırdak kalmayınca kuşbaşı iriliğinde parçalara doğranmış etle sıcak suyu katıp ve ateşin ısısını ortaya alın. 
Güvecin kapağını örtüp et iyice eriyinceye kadar pişirin.

Bu sırada tarçın hariç tüm baharatları birleştirip üzerine serpin. 
Ateşi kısın. 

Yoğurdu porselen bir kâsede çırparak bulamaç durumuna getirin ve yavaş yavaş yemeğe karıştırın. 

Yağ, yoğurdun üstüne çıkınca güveci ateşten alıp yemeğin hafifçe ılımasını bekleyin. 
Yemek ılıyınca üstüne tarçını serpip servis yapın.
 
Osmanlı Yemeklerinin Bazı Özellikleri Nelerdir?
Osmanlı yemeklerinin hemen hepsi tuzsuz tereyağ ile pişirilirdi.18.yüzyıldan sonra hindi, 19. yüzyılda domates ve salça, kakao, mısır Osmanlı mutfağına sonradan katılan yiyeceklerdir. Yine 19. yüzyıl döneminde alafranga tabir edilen Avrupa yemekleri (biftek, rozbif, pate vs.) Osmanlı sofralarına girmeyi başarmıştır. 
 
16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda etin sosyal itibarı yüksekti. Etin kuşbaşı kesilerek ve soslu veya sebzeli pişirilmesi alışkanlığı da etin az bulunması yüzünden ortaya çıkmış olmalıdır. 
 
ETLİ YEMEKLERSaray mutfağında sıradan halkla farklı yiyecekler tüketilirdi, pirinç, şeker, beyaz ekmek sadece sarayda yenilen yiyeceklerdi o zamanlar. Salça olmadıgı dönem yemeklere baharat, nar ekşisi, koruk suyu gibi şeyler eklenerek tatlandırılması saglanırdı. Pilav düşkünü Osmanlı mutfağında 27 çeşit pilav yapılıyordu. Ramazanlarda ise muhakkak güllaçla son bulurdu. Şerbetler sofraların vazgeçilmez içecekleriydi. Yemekte konuşulmaz hemen ardından kahve içilir, Gülsuyu ve buhur kullanılırdı. Yemek sırasında bazen cüceler padişahı eğlendirirdi.
 
Aslında bu mutfakta her şey tabiata paralel olarak planlanmıştır. Eski saklama yöntemleri bu günkü gibi olmadığı için Osmanlı Mutfağında meyve sebze, mevsiminde tüketilmiştir. Bununla beraber kurutma, turşu ve reçel yaparak saklama gibi teknikler gelişmiştir. Aynı zamanda malzemenin her zaman en taze ve kaliteli olanı tüketilmiştir. Özellikle saray mutfağında her besin ait olduğu yöreden getirtilmiştir. Örneğin saray mutfağına koyun, kuzu Trakya veya Karadeniz’den,Yağ; Trabzon, Urfa veya Halep’ten, Pirinç mercimek Mısır’dan, kaşar Balkanlardan, Tulum peyniri Erzurum’dan getirtilirdi ki yemeklerin en lezzetlisi yapılsın. 
 
Osmanlılar sağlıklı beslenmeyi son derece ön planda tutmuşlardır. Osmanlı yemek kitaplarına bakıldığında pek çok yağsız yemek pişirme tekniği görmek mümkündür. Osmanlı mutfağı bu günün şartlarında sağlıksız gibi görünse de o zamanın şartlarına göre aslında son derece sağlıklıdır. Bugünün teknik ve teknolojisi o dönemde bulunmadığından pek çok iş insan gücüne dayanıyordu. Haliyle insanlar enerjiye ihtiyaç duyuyor aynı zamanda yediklerini yakma şansı buluyorlardı. Bu nedenle günümüzde insanlar etin yağsızını tercih ederken o günlerde yağlısı makbuldü. Ancak ölçü asla abartılmamıştır. 
 
 
Özetle Osmanlı mutfağı tereyağı ile zeytin yağının, etle balığın, hamurla sebzenin, tatlı ile ekşinin uyumlu birlikteliğinin bir ürünüdür. Özellikle sütlü tatlılarda ayrı bir incelik ve lezzete ulaştığı söylenebilir. İster en nadide, ister en kanıksanmış en bol çıkan malzemeden hazırlanmış olsun sofraya gelen yemekler hem doyurucu, hem dönemin şartlarına göre hafif, hem de göz zevkine seslenir. 
 
Osmanlı saray yemeklerine örnek olarak borani, keşkül, sultan Aziz böreği, tutmaç, saray mantısı, Sultan Mahmut çorbası, acem pilavı, sabuniye, beyrani, lalanga, zerde, zuraced, pakuk, piruhi gösterebiliriz bu yemekler yüzlerce saray yemeginden sadece birkaçı. Sultan kuvvet macunları, sultan helvaları, harem pilavları yazmakla bitmez. Nızbaç, akike, mafiş, elvan paluze hayatımda duymadığımız saray yemekleridir. 
 
Osmanlı yemeklerinin bazı öne çıkan özellikleri; 
-Yemeklere konan soğan, kıyma et, salça ve hatta sebzeler su koymadan önce yağda kavrulur.
-Yoğurdun Osmanlıdaki yeri çok başkadır, yemeklerin bir çoğunun üzerine sarımsaklı yada sade olarak konur yada ayran yapılarak içilir.
-Hem garnitür olarak hemde lezzet vermek amacıyla sofrada sos servisi yoktur. 


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap