loader
Gül Mantısı Tarifi

Gül Mantısı Tarifi

Mantı'nın ilk yer aldığı Osmanlı kaynağı ise Şirvanı'nin kitabının Osmanlı Türkçe'sine çevrilmiş versiyonunda...

Gül Mantısı Tarifi
Gül Mantısı Kullanılan Malzemeler
 
*   2 Adet Yufka
 
Gül Mantısı İçi İçin;
*   250 Gram Kıyma
*   1 Adet Soğan
*   Karabiber
*   Tuz
 
Gül Mantısı Üstü İçin;
*   1 Kase Yoğurt
*   1 Diş Sarımsak
*   Tereyağ
*   Kırmızı Biber
 
Gül Mantısı Hazırlanış Tarifi
Soğan rendelenip, kıyma ile karıştırılıp, karabiber ve tuz ile tatlandırılır.
Yufkalar 4 eşit parçaya bölünür.
Kıymalı iç yufkaların geniş tarafına boydan boya konulur.
Kıymalar içte kalacak şekilde rulo yapılan yufkalar, bir ucundan tutularak kendi çevresinde sarılır.
Yağlı kağıt serilmiş ya da yağlanmış tepsiye açılmayacak şekilde sıkışık olarak dizilir.
200 dereceye ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirilir.
Kızaran mantıların yumuşaması için 1 parmak kadar kaynar su ilave edilip, suyunu
çekene kadar pişirilmeye devam edilir.
Bu arada sarımsaklı yoğurt hazırlanır.
Yağ ve kırmızı biber eritilir.
Tabaklara alınan mantıların üzerine sarımsaklı yoğurt ve kızgın yağ dökülerek servis edilir.
 
PİLAVLARMantı Nedir?
Mantı Nereden Geldi?
Mantının Tarihçesi Nedir?
Mantının Yolculuğu Nereden Başladı ?
 
“Çin'den Anadolu'ya kadar gelen İpek Yolu'nun üzerinden geçtiği geniş coğrafya içerisinde, Türkçe'de bildiğimiz mantı, değişik ülkelerde değişik isimler ve şekiller almış, farklı iç malzeme ve soslar ile servis edilmiştir. Türkler için mantı başlı başına bir yemek olup, bazen haşlanıp, bazen kızartılıp, bazense buharda pişirilerek bir sosla servis edilen ve kaşıkla yenilen bir yemektir.”
 
“Türklerin bildiği anlamda mantının örnekleri Türklerin yaşamış olduğu Orta Asya ve Kafkasya'da bulunan örneklerinden ortaya çıkmıştır. Bu geniş coğrafyada ortaya çıkan mantı ve çeşitleri aslında paylaşılan bir kültürel mirası ortaya koymaktadır. Türkiye sınırları içinde mantı dendiği zaman, içi dolgulu hamur parçasına verilen genel bir isim olarak kabul edilir, ancak farklı şekilleri mevcuttur ve farklı isimler ile anılırlar.”
 
Tan'ın yaptığı araştırma sonucu, mantı reçetesine en benzeyen yemek olarak tutmacı bulmuştur. “Tutmaç, Orta Asya'lı Türkler'in icat ettiği bir erişte yemeğidir. Tutmaçtan bahseden ilk yazılı kaynaklardan olan, Kaşgarlı Mahmut'un yazdığı ‘Divan-ü Lugati't Türk'te anlatıldığına göre tutmaç, el kesimi eriştelerden ve kavrulmuş kıymadan oluşan yoğurt bazlı bir yemektir. Mantı'nın bir nevi dolgusuz versiyonunu andırır.”
 
“Mantı'nın ilk yer aldığı Osmanlı kaynağı ise Şirvanı'nin kitabının Osmanlı Türkçe'sine çevrilmiş versiyonunda bulunmaktadır. Burada bahsi geçen mantı içinde koyun kıyması, nohut, tarçın ve sirke bulunan, yoğurt ve sumak ile servis edilen bir yemektir. 15 ve 19. Yüzyıllar arasında bir daha mantı kelimesi hiçbir kaynakta yer almamıştır ancak bu Osmanlıların bu süre zarfında mantı tüketmedikleri anlamına gelmemektedir.”
 
Mantının tarihçesini bitirdikten sonra Tan, Fuchsia Dunlop ile beraber hazırlamış olduğu çok kapsamlı bir çizelge üzerinde Anadolu'da bulunan mantı çeşitlerini anlatarak seminerine devam etti. Sırasıyla hangi bölgelerde ne tip mantılar yapıldığını, hem harita üzerinde gösterirken hem de, mantıların şekilleri, dolgu malzemeleri, pişirme metodları ve sunulduğu sosu ile birlikte anlattı.
 
Mantı’nın Anavatanı Çin
Türkiye’de “Mantı nereden gelmiş?” diye kime sorarsanız sorun size hiç düşünmeden Kayseri diyecektir. Peki hiç düşündünüz mü Kayseri’ye nereden gelmiş diye? Ben söyleyeyim; Çin. Bunu okuyanlardan itiraz edenler mutlaka çıkacaktır. Siz itiraza başlamadan önce ben açıklamaya başlayayım.
 
Türkçe’deki Mantı kelimesi, Çince’deki Mantou (馒头) kelimesinden geliyor. Türkiye’ye de bu lezzetin yüzyıllar önce Orta Asya Türkleri vasıtasıyla Çin’den Anadolu’ya geldiği düşünülüyor. Hatta öyle söyleniyor ki bugün bildiğimiz “börek” bile (Yani hamurun arasına birşeyler koyup pişirme) Mantou’un Anadoluya yolculuğu sırasında geçtiği topraklardan değişerek oluşmuş bir lezzet.
 
Tarih kayıtlarındaki Mantıya ait en eski bilgi 13. yy’a ait. 15. yüzyıl Osmanlı mutfağınında en gözde yemeklerinden birisiymiş. Öyle ki, Geleneksel Türk Mutfağı, Osmanlı Saray Mutfağında Fatih Sultan Mehmet’in sabah sofraları için haftanın beş günü mantı pişirilirken, 16. yüzyıl II.Beyazıt döneminde de Topkapı sarayının sonbahar yemekleri listesinde yeralmış. Ancak mantı, günümüzdekinden farklı olarak Osmanlı mutfağında, nohut vb. bakliyat eklenerek buharda pişirilerek hazırlanıyormuş. Yani pişirme yöntemi açısından Çin’den gelen haline oldukça yakın.
 
Mantı Kelimesinin Kökeni “Baska Bir Kaynaktan Alınan Bilgiye Göre”
Dediğim gibi Türkçe’deki Mantı kelimesi, Çince’deki Mantou (馒头) kelimesinden geliyor. Çinde bununla ilgili birçok hikaye var, ancak yaygın olarak bilinen bir hikayeye göre Mantou “Barbar başı” kelimesinden geliyor.
 
YÖRESEL MUTFAKLARÜç İmparatorluk döneminde Zhuge Liang, Shu ordusunu yönetirken Meng Huo (孟获) isimli barbar bir yerel lider ile savaştan dönerken azgın bir nehir ile karşılaşmışlar. Her ne kadar geçmeyi deneseler de bir türlü başarılı olamamışlar. Bunun üzerine barbar Meng Huo, Zhuge Liang’a eski zamanlarda barbarların nehri geçmek için 49 erkeğin başını kesip nehire atarak nehir ruhundan geçmelerine izin vermeleri için istekte bulunduklarını anlatmış.
 
Adamlarının kanını dökmek istemeyen ama bir türlü nehri de geçemeyen Zhuge Liang adamlarının başları yerine yanında getirdikleri at ve öküzlerin başlarını kesip hamur ile insan başı şekli vermiş ve nehire atmış. Nehiri başarılı bir şekilde geçtikten sonra bu ufak hamur parçalarına “Barbar başı” ismini koymuş. mántóu 蠻頭 kelimesi zaman içerisinde 饅頭 olarak değişerek günümüze kadar gelmiş.
 
Çin Ve Türk Mantısı Arasındaki Farklar
Çin mantısı Türk mantılarından yaklaşık 10 kat daha büyük. Yani 10 -15 cm civarında. Genelde buharda pişirilse de 56 farklı etnik kökenden milletin yaşadığı bir coğrafyada aynı yemeğin farklı pişirilme şekillerine rastlamak hiç de zor değil. Bu yüzden Çinde mantı’nın buharda, yağda kızartarak ve haşlayarak yapıldığını görebilirsiniz.
 
Mantou’ya akraba, bizim mantımıza daha yakın olan Baozi’nın (包子) içerisine genelde dana eti, koyun eti, patates ve sebze gibi malzemeler konuluyor. Oldukça lezzetli ve doyurucu olduğunu söylemeliyim. Yolunuz olur da birgün uzak diyarlara düşerse denemeden dönmeyin.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler