loader
Abdigör Köftesi Tarifi

Abdigör Köftesi Tarifi

aşçıların her biri ayrı bir konuda uzmandır: hamurcu, kebapçı, köfte kebapçı, yahnici, tatlıcı, çorbacı...

Abdigör Köftesi Tarifi
Abdigör Köftesi Kullanılan Malzemeler
 
1 Kg Dana Bonfile
2 Adet Yumurta
1 Adet Soğan
2 Çorba Kaşığı Karabiber
2 Çay Kaşığı Kırmızı Tozbiber
2 Paket Toz Bulyon
500 Gram Tereyağı
1 Kg Baldo Pirinç, Tuz
 
Abdigör Köftesi Garnitür İçin: 
2 Adet Patlıcan
250 Gram Sivri Biber
1 Bağ Maydanoz, 1 Kg Domates
 
Abdigör Köftesi Yapılış Tarifi
Bonfileleri, yöreye ait taş üzerinde tahta tokmakla 25 dakika sinir ve yağları ayrılacak şekilde dövün. 
Ete 2 tatlı kaşığı tuz ekleyin. 
25 dakika daha dövün. 
ETLİ YEMEKLERDövme işlemi bittikten sonra, macun kıvamına gelen ete, ince kıyılmış soğan, karabiber, tozbiber, yumurta ve un ekleyip yoğurun. 
Diğer tarafta, geniş bir tencereye, yarısını geçecek kadar su koyun. 2 tatlı taşığı tuz ekleyin. 
Kaynamaya yakın suya 1 paket toz bulyon atın. 
Köftelik malzemeden ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, ıslak avucunuzla şekil verin ve suya atın. Tencerenin kapağını kapatıp, 20-25 dakika harlı ateşte pişirin. 
Köfteler piştikten sonra, suyunu süzün. 
Tencereye 150 gram tereyağı koyun. 
Yıkanmış pirinç, 1 paket toz bulyon ve su ekleyin. 
2 tatlı kaşığı tuz ilave edip, pişmeye bırakın. 
Demlenen pilavı havuz şeklinde tabaklara koyun. 
Köfteleri, tereyağında kavurun. Servis tabağına pilavı havuz şeklinde açın. 
Üzerine köfteleri bırakın. 
Diğer tarafta daha önceden hazırlanıp, kabuğu soyulmuş ve ufak doğranmış 50 gram tereyağında sote edilmiş domates sosunu ilave edin. 
Garnitürle süsleyerek servis yapın.
 
Evliya Çelebinin Ve Yabancı Seyyahların Kayıtlarında Osmanlıda Saray Mutfağında “köfte” Hakkında Bazı Dipnotlar;
Defterdarzade Mehmed Paşa'nın aşçılarıyla ilgili anlatılanlar, saray çevresi mutfağının üstün niteliğini yansıtıyor. Eldiven takmak mecburiyetinde olan bu aşçıların her biri ayrı bir konuda uzmandır: hamurcu, kebapçı, köfte kebapçı, yahnici, tatlıcı, çorbacı, dolmacı ve kıymacı. Yeni ve lezzetli bir yemek icad eden aşçılar da ödüllendiriliyor, giysisi, eli veya tırnağı kirli bulunanlar iki yüz kızılcık değneği yiyordu. 
 
Dolmacı ve kıymacı ve köfte kebabcıların kullandıkları etlere sinek konmaması için sık balık ağından özel çadırlarda saklanıyordu. Evliya, Defterdarzade Mehmed Paşa'nın mutfağında pişen nefis yemekler için "bir vüzera sofrasında görmedim" diyor [II 190-191].
 
Bütün bunların yanı sıra peynir, kaymak ve şekerle yapılan dane, ıspanaklı ve köfteli dane-i bulgur, ta’am-ı çömlek, erz-i şir (bir tür sütlaç), sabuniye ve şekerle hazırlanan bir tatlı daha vardı. Muhtemelen tatlı olan bir başka çeşit de ‘idiye diye kaydedilmişti, burada büyük olasılıkla zerdenin eşanlamlısı olarak kullanılmıştı. Zerde mönüde sıralanmamıştı, fakat şerhinde zerde-i ‘idiye diye bir kez geçiyordu.
 
TAVUK YEMEKLERİArdından börek-i hürde, börek-i bohça, börek-i pazar, tavuklu (makiyan) börek-i sini, börek-i dil, peynirli ve kaymaklı börek gibi börek çeşitleri geliyordu.Zaten bu zengin ikramlardan sonra sıra yemeğin en dişe dokunur kısmında, yani et yemeklerindeydi. Bu kısım koyun eti yahnisi (yahni-i guşt) ve tavuk yahnisi (yahni-i makiyan) ile başlıyordu. Bu seride on iki farklı kebap çeşidi vardı: 
 
koyun kebabı (kebab ı guşt), tavuk kebabı, güvercin kebabı, kaz (bat) kebabı, ördek kebabı, ızgara köfte (cızbız), külbastı (ke- bab-ı kül basdı), avcı kebabı (kebab-ı şikâr), kebab-ı sarma köfte, kebab-ı şiş ve kebab-ı böbrek sarma.
 
Yemeğin planlamasından sorumlu olan görevli ziyafete renk katmak için üç ara çeşit koymuştu: kavuçma-i çüban, zırba-ı ‘asel (bir çeşit muhallebi) ve kurutulmuş kabaktan yapılan bir yemek. Doruk noktasına ise hepsi sirke ile hazırlanan koyun paça, işkembe ve baş ile varılıyor, sona doğru şirden mumbar, soğuk söğüş-i guşt (söğüş et), soğuk söğüş-i piliç ve sucuk-ı selhçe (?) geliyordu.Gılman-ı enderunun payına düşen yemekler bu zengin, gerçekten sultanlara layık ziyafete tezat oluşturuyordu: dane-i sade, zırba-ı ‘asel ve zer- de-i 'asel.
 
Mardin’de halen pek çok aile bulgur çeşitlerini kendi evlerinde alıp yıkayıp, haşladıktan sonra değirmene gönderip, çeşitli iriliklerde öğüttükleri buğdaydan elde etmektedirler. Yakın zamana kadar mahalleleri ev ev gezen küçük çaplı bulgur makineleri evlerin damına veya avlusuna kurularak buğdaydan ailelerin ihtiyacı kadar çeşitli büyüklüklerde (pilavlık bulgur, şişê bulguru, köftelik bulgur vs.) yapılırmış. Eleme işlerini ise evin hanımı moxıl (elek) ile bulguru kabuklarından ayırır ve farklı irilikleri ayrıştırır. 
 
En yaygın yiyeceklerden çiğ köfte ve pilavın ana öğesi olması bulguru beslenmede ön plana çıkarır. Ayrıca çorbalar için “dövme”, köftelik bulgur da (ismeyd) içli köfte yapımında kullanılır.

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap