loader

Uluslararası Mutfaklar Hakkında Genel Bilgiler...

Yaşar KAYPAK 
Yazar:Yaşar KAYPAK 
Bu yazı

"Türk Aşçı Haberlerine özeldir"
 
Fransız Mutfağı
Fransız mutfağındaki en önemli dönem, 1960’lı yılların ortalarından sonra başlayan ve sebzelerin, etlerin ve balıkların çok uzun süre pişirilmediği, çorba ve sosların un yerine yumurta sarısı, krema ve nişasta ile bağlandığı, baharat, şarap ve likörlerin kendine özgü tatlarından yararlanıldığı, mevsime uygun taze meyvelerin kullanıldığı yeni mutfak dönemidir.
 
Fransız mutfağında soslar büyük yer tutmaktadır. Krema ve şarap Fransız mutfağındaki soslara hoş tat veren iki önemli unsurdur. Fransızlar öğle ve akşam yemeklerinde ağır yiyecekler tüketmektedirler. Kahvaltı ise ekmek, tereyağı, reçel, kahve ve süt ağırlıklıdır. Fransız mutfağında yemek sırası genellikle soğuk ordövrlerle başlamakta, bunları konsome adı verilen bir tür çorba izlemektedir. Yemeğin sunumu ve dolayısıyla süslenmesi çok büyük bir önem arz etmektedir. Fransızlar biftek ve patates kızartmasının da mucidi olarak bilinmektedir.
 
Ana yemek ile tatlı arasında peynir servisi yapılmaktadır. (Alman mutfağında ise peynir tatlı veya meyveden sonra ikram edilmektedir) Şarap Fransız mutfağının en önemli öğeleri arasındadır. Fransa’da 10 civarında şarap üretim bölgesi vardır.
 
Çin Mutfağı
Çin birçok buluşun kaynağı olmuştur. Çin mutfağının yaklaşık 5000 yaşında olduğu bilinmektedir. Çin mutfağı denildiğinde akla tek bir mutfak gelmemelidir. Çünkü Çin’de 8 farklı yemek kültürü vardır.
 
Dünyada en çok beğenilen mutfakların başında gelen Çin mutfağı bölgelerine göre birbirinden farklılık gösterir. Kuzey Çin’de Pekin dahil olarak bütün baharatlarla tatlandırılmış yemekler, Nankin, Şankay ve Çin’in orta bölümünde daha tatlı tatlarla pişirilen yemekler bulunur. Canton bölgesi ise Çin’in gastronomi merkezidir. Çin mutfağının 4 ana elemanı vardır; Unlu maddeler- pirinç ve makarna, Soya fasulyesi, Domuz eti, Sebzelerdir.
 
Çin mutfağında ekmek tüketimi yoktur. Bunun yerine çok yaygın ve değişik şekillerde hazırlanan pirinç kullanılmaktadır. Çin’de tarım alanlarının yetersizliği nedeniyle hayvancılık olanaksızlaşmış, böylece et ve süt tüketimi sınırlanmıştır. Çinliler et gereksinimlerini karşılayabilmek için çekirge, yılan, yarasa, köpek, serçe ve yaban kedileri gibi hayvanlardan yararlanmışlardır. En yaygın kullanılan et türü, domuz ve ördektir. Yemeklerde içki olarak pirinç şarabı içilmekte, yemeklerden sonra ise yasemin çayı ve yeşil çay tercih edilmektedir. Çin mutfağında yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri bozuk kabul edildiğinden yenmemektedir. 
 
Yiyecekler çok yüksek ateşte ve wok adı verilen tavalarda pişirilmektedir. Yiyeceğin hazırlanma safhasında önem verilen faktörler; 
 
Renk yapısı,
Tadı,
Çekiciliği,
Tabaktaki ahenk ve uyumu,
 
Çinliler yemeği çok değişik sırada sunarlar. Akşam yemekleri çeşitleri her biri ayrı kevgirlerde hafif kaynayan bir sıvının içine batırılarak masa üstü pişmesi için hazırlanır.
Çin mutfağı özetlendiğinde; ucuz malzeme, özgünlük, biber- baharat kullanımı, deniz kabuklarının sarımsaklı yemek çeşitleri ve çeşitli tatlı su balıkları ile bunların içini yumuşak, dışının kıtır pişirilmesi ve her yemeğin süslenmesi en belirgin özellikler olmaktadır.
 
İtalyan Mutfağı
Gerek kullanılan malzemeler ve gerekse de pişirilen yemekler bakımından dünyanın sayılı mutfaklarından bir diğeri de İtalyan mutfağıdır. İtalyan mutfağında pasta adı verilen makarna ve pizza önemli yer tutar. Makarna İtalyan mutfağında çok önemli yer tutmasına rağmen İtalyanların icadı değildir ve İtalya’ya Çin’den Marco Polo tarafından getirilmiştir.
 
Bolonya’nın domatesli, kıymalı sosu, Sicilya’nın ünlü Ricotta tatlısı, çeşitli dondurmaları, şerbetleri, Milano’nun özel safranlı pilavı, Napoli’nin domatesli ve mozerellalı sos ile hazırlanan pizzası ile ince ince dilimlenmiş çiğ dana eti üzerine gezdirilmiş saf zeytinyağı ile Venedik spesiyali İtalyan mutfağına örnekler olarak verilebilir. İtalyan mutfağı dediğimiz zaman ilk akla gelen makarna ve pizzalardır. Kullanılan diğer önemli malzemeler; Milano ve Bologna’dan gelen şarküteri, mortadella ve salamı, Parma jambonu, Parmesan peyniri gibi malzemelerden oluşmaktadır.
 
Kuzeyliler yemek pişirirken tereyağı ve taze salça, pirinç ve yeşilliklerden elde edilen soslar kullanılır. Güneyliler ise yemeğin pişirilmesinde zeytinyağı, konserve edilmiş kuru salça ve baharatlı kırmızı soslar kullanırlar.
 
Güneyliler ise yemeğin pişirilmesinde zeytinyağı, konserve edilmiş kuru salça ve baharatlı kırmızı soslar kullanırlar.
 
Sosların ağırlıkta olduğu yemeklerde her zaman hazırlanan sos, kısık ateşte ve çok uzun süre kaynatılmalıdır. Haşlanan spagetti ve diğer makarnalar hiçbir zaman soğuk suyun altından kevgirle geçirilmemelidir. İtalya’da çorbalar, daima kızarmış ekmek parçalarıyla servis edilir.
 
Güney Afrika Mutfağı
Yemeklerinde genellikle meyve ve baharat kullanılır. Balık ve deniz ürünleri çeşitleri çok fazladır. En özel çeşitlerinden biri de kurutulmuş etlerdir. Deve kuşu ve ceylan etinden yapılan yemekleri güzeldir. Ayrıca dünyanın en kaliteli şaraplarının üretildiği ülkelerden biridir.
 
Lübnan Mutfağı
Meze bakımından en zengin mutfaktır. Türkler gibi yoğurdu en çok kullanan mutfaklardan birisidir. Üç değişik mutfağı vardır. Dağ / vadi mutfağı, kuzu eti, peynir, yoğurt, Sahil mutfağı deniz ürünleri, Beyrut Mutfağı mezeler geçidi olarak bilinir.
 
Singapur Mutfağı
Bu mutfağın en önemli özelliği deniz ürünlerine önem vermesi, bir diğeri de tatlı ve ekşi tatların bir arada kullanılmasıdır.
 
Hint Mutfağı
Bu mutfağın temelini baharat, tohum ve taze yapraklar ile tatlandırılmış yemekler teşkil eder. En basit Hint yemeği bile en az 15-20 tane baharat karıştırılarak yapılır.
 
Meksika Mutfağı
Fasulye, pirinç, balkabağı, biber, kış armudu ve domates en çok kullanılan ürünlerdir. Meksika’da tatlı pek yenmez, halk meyveye çok düşkündür. Tatlılar genellikle yumurta ve şekerden yapılır. Meksika ayrıca kaliteli kahve üreten ülkeler arasında yer alır.
 
Küba mutfağı
İlk akla gelen şeylerden biri şüphesiz ünlü purosu, Fidel Castro’su ve yemekleridir.
 
Japon Mutfağı
Mutfağın en önemli özelliği, özellikle deniz ürünleri yemeklerinde çok taze malzeme kullanılması ve deniz ürünlerinin hemen hepsinin çiğ olarak da tüketilmesidir. Diğer bir özellikle ise çatal, kaşık ve bıçak yerine haşi (çubuk) kullanılmasıdır. Geleneksel Japon sofrasında ekmek bulunmaz. Onun yerine her menüde gohan bulunur.
 
Özellikle kış mevsiminde bazı yemekler sofrada pişirilir. Bunun için özel ocaklı masalar yada masa için özel olarak üretilen küçük ve alçak ocaklar kullanılır. Bu ocaklarda yenen iki tür yemek vardır. Bunlar sukiyaki ve şabu-şabu’dur.
 
İsviçre Mutfağı
Mutfağın en önemli özelliklerinden biri süt ürünleri ve peynir çeşitlerinin sıkça kullanılır olmasıdır. Değişik yöntemlerle üretilen et ürünleri, lahana turşusu ile sunulur. En geleneksel yemeği fondüdür.
 
Tai Mutfağı
Tayland mutfağında giriş yemeği olarak Uzakdoğu mutfaklarının önemli ikilisi; sos ve soğuk pirinç sunulur. Yemeklere ekşilik katan limon otu yada limon yaprağı denilen bitki de yemeklerde bolca kullanılır.
 
Pakistan Mutfağı
En önemli özelliği, etlerin yoğun miktarda kullanılması ve zengin baharatlarıdır. Özellikle tavuk eti ve kuzu etinin bolca kullanıldığı mutfakta, görselliğe de son derece önem verilmektedir. 
 
Yunan Mutfağı
Balık ülkesi diyebiliriz Yunanistan’a. Balık, Yunanistan için temel besindir. Akdeniz ürünlerinden incir, üzüm, portakal ve zeytin bolca yetişen ürünlerdir. Zeytinyağlı yiyeceklerin çok yaygın oluşu, zeytine bolca sahip olduklarındandır.
 
İspanyol mutfağı
İspanyol mutfağı dendiğinde aklımıza önce Paella gelmektedir. Valensiya yöresinin bu çok meşhur yemeği neredeyse İspanyol mutfağına damgasını vurmuştur. Paella, tarih içinde İspanya’yı işgal etmiş olan Romalılar ve Arapların yemek kültürünü birleştiren bir yemek olarak tanımlanır.
 
Portekiz Mutfağı
Portekiz mutfağı; pirinç, patates, ekmek, et, deniz ürünleri ve balık kullanılan çeşitli tariflerle zengin bir mutfaktır. Portekizlilerin özellikle morino balığından yapılmış yemekleri çok sevdikleri ve Portekiz’de bacalhau denen bu yemeklerin yılın her günü için farklı olmak üzere 365 değişik şekilde pişirildiği söylenir.
 
Endonezya Mutfağı
Ülkenin en önemli yiyeceği pirinçtir. Endonezya topraklarında yetişen pirinç, hem taraçalı görüntüsü ile göz ziyafeti çektirirken hem de Endonezya halkının “Tanrının bir armağanı olarak” nitelendirdikleri ana yemekleridir. Endonezya mutfağının olmazsa olmazı, değişik şekillerde yapılan pirinç yemekleridir. Endonezya yemeklerini diğer mutfaklardan ayıran bir diğer özellik ise; birçok baharatı karıştırarak elde etmiş oldukları değişik karışımlardır.
 
Danimarka Mutfağı
Danimarkalıların aslında yemeğe çok düşkün olmadıkları, yemekte oturup sohbet etmenin onlar için daha önemli olduğu bilinmektedir. Ancak yemeğin lezzeti ve göze hitap etmesi konusunda ise oldukça titiz davrandıkları bir gerçektir. Danimarka mutfağı denince akla ilk gelen tereyağlı ekmek ve çeşit çeşit sandviçlerdir. Danimarka yemekleri daha çok et, balık ve patates ağırlıklıdır.
 
Mısır Mutfağı
Mısır halkının yemekleri daha çok tencere yemekleridir. Kızartma ve ızgara da sık kullanılan ve sevilen pişirme yöntemlerindendir. Mısırlıların ilkbahar başlangıcında kutlanan “ Firavunlar Bayramı” vardır. Bu bayramda Mısırlılar taze soğan, tuzlu balık ve haşlanmış yumurta yerler. Mısırlıların günlük yaşamında Türk Kahvesinin çok önemli bir yeri vardır. Yalnız Mısırlılar bu kahvenin içine çekilmiş kakule katarak, kahveyi kokulandırırlar.
 
Belçika Mutfağı
Çikolata ve bira dendiğinde ilk akla gelen mutfak. Belçika mutfağıdır. Patates ve kremada mutfağın diğer vazgeçilmezleri arasındadır.
 
Türk Mutfağı
Türk mutfağı, dünyanın sayılı mutfaklarından biri sayılır. Orta Asya'dan Anadolu'ya geliş sürecinde Türklerin değişikliklere uğrayan aşçılık geleneği, Anadolu’da var olan mutfak kültürüyle zamanla kaynaşmıştır. Bu kaynaşma, çok zengin bir mutfak geleneğinin oluşmasını sağlamıştır.
 
Eski Türklerde yemek, toplumsal yaşamın önemli bir parçasıydı. Toy denen şölenlerde bol yemek ve içki ikram edilmesi gelenekti. Öte yandan “han” denen hükümdarlar ve beyler, bir tür ziyafetlerde halka yemek yedirirlerdi. Toplu yemeklerde yiyeceğin toplumsal konuma göre paylaşılması söz konusuydu. Eski Türklerde "ülüş" adı verilen bu geleneğe göre, örneğin ortaya getirilen bir kızarmış koyunun neresinden kimin yiyeceği, özellikle Oğuz boyları arasında önceden bilinirdi.
 
Orta Asya’da Türkler, ekip biçmeyle de uğraşmakla birlikte göçebe yaşamın bir parçası olan hayvancılık yapıyorlardı. Bundan dolayı temel besin maddeleri et, süt, yağ ve peynir gibi hayvansal ürünlerdi. Özellikle yoğurt, tek başına da yenmekle birlikte, başka yemeklerde katkı maddesi olarak önemli bir yer tutardı. Yiyecekler arasında önemli bir yeri olan ekmeğin yanı sıra, hamura ve bulgura dayalı yemek çeşitlerinin ana öğesini un ve et oluştururdu.
 
Eski Türk yemeklerinden "tutmaç", mantıya benzeyen ve besin değeri yüksek bir yemekti. "Kavut" denen tatlı da yaygındı ve arpa unu pekmezle karıştırılarak hazırlanırdı. Zengin et yemekleri arasında bumbar (bağırsak dolması), sucuk, kebap çeşitleri, işkembe çorbası, kavurma közleme, külleme, pastırma ve yahni çeşitleri sayılabilir.
 
Türklerin İslam dinini benimsemesinden sonra, 11. yüzyıl ve sonraki dönemlerden kalma kaynaklara dayanarak Türk mutfağının fazla değişmediği söylenebilir. Kâşgarlı Mahmud’un Divanü Lügati't-Türk adlı sözlüğü ile Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig adlı yapıtında yemek çeşitleri ve yeme içme geleneği üzerine bilgiler vardır. Oğuz destanları derlemesi olan Dede Korkut Kitabı’nda da Türk yemekleri adları verilmiştir.
 
Anadolu'ya yerleşen Türkler, eski alışkanlıklarını korumakla birlikte, yeni yemek kültürüyle karşılaştılar. Örneğin Türk mutfağına daha fazla sebze yemeği, balık ve zeytinyağı girdi. Osmanlı dönemine gelindiğinde Türk mutfağında geleneksel halk mutfağı ile yönetici sınıfın yemek kültüründen söz edilebilir. 15. yüzyıldan başlayarak başkent olan İstanbul’daki Topkapı Sarayı'nda "Kuşhane" adı verilen mutfakta padişah için özel yemekler pişiriliyordu. 
 
Padişahın aile çevresi olan valide sultan, sultanlar, şehzadeler ve haremde yaşayanlar için ise "Has mutfak"ta yemek hazırlanıyordu. Tatlı türünden yiyecekler ise "Helvahane" denilen yerde yapılıyordu. Ayrıca saray görevlileri için yemek pişirilen mutfaklar vardı. O dönemin yemekleri arasında helvâ-yı hâkâni (padişah helvası), hünkârbeğendi, saray kadayıfı, saray ekmeği, vezirparmağı gibi, bazısı günümüzde de yapılmakta olan yemekler vardı.
 
Daha çok yöresel özellikler taşıyan halk mutfağının yemekleri ise et ve tahıla dayanıyordu. Halk et ve sebzeyi taze olarak tükettiği gibi, kurutarak ve kavurarak saklıyordu. Çeşitli baharatlar karıştırılarak pastırma ve sucuk yapılması da eti saklamanın bir yoluydu. İnsanlar sebzeleri ya kendileri yetiştiriyor ya da doğada kendiliğinden yetişenleri topluyorlardı. Sebzeleri et, bulgur, pirinç ve yoğurtla karıştırarak pişiriyorlardı. Osmanlı döneminde, Orta Asya’dan gelen Türkler ile Anadolu’da yaşayan öteki halkların yemek kültürlerinin kaynaşmasıyla Türk mutfağı daha da zenginleşti. 
 
Öte yandan Türk yemekleri, başta Balkan ülkeleri olmak üzere imparatorluk sınırları içinde kalan ülkelerde kalıcı izler bıraktı. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılındaki Batılılaşma hareketleri Türk mutfağına da yansıdı. 19. yüzyılda İtalyan ve Fransız yemekleri kendi adlarıyla Türk mutfağını girdi. Aslında Batı yemekleri, Osmanlı sınırları içinde yaşayan öteki halkların da etkisiyle, başta balık olmak üzere karides ve istiridye gibi deniz ürünleri birkaç yüzyıl önceden yavaş yavaş saraya ve zengin konaklarına girmeye başlamıştı.
 
20. yüzyılda, Batı yemekleri Türk mutfağında daha da yaygınlaştı. Ama köy, kasaba ve küçük kentlerde Türk mutfağı yerel özelliklerini korudu. Günümüz Türk mutfağına özgü yemekleri arasında yoğurt, bulgur, tarhana ve hamur işleri gibi geleneksel yiyeceklerin yanı sıra pilav, dolma, sarmalar ve börek sayılabilir. Öte yandan Çin, İtalyan, Fransız, Japon, Rus mutfaklarına özgü yemekler sunan çok sayıda lokanta vardır.
 
Türk mutfağı, Türkiye'nin ulusal mutfağıdır. Osmanlı kültürünün mirasçısı olan Türk mutfağı hem Balkan ve Orta doğu mutfaklarını etkilemiş hem de bu mutfaklardan etkilenmiştir. Ayrıca Türk mutfağı yörelere göre de farklılıklar gösterir. Karadeniz mutfağı, Güneydoğu mutfağı, Orta Anadolu mutfağı gibi birçok yöreler kendilerine ait zengin bir yemek haznesine sahiptirler.
 
Çorbalar
Çorba özellikle kış aylarında Türk mutfağının vazgeçilmez bir parçasıdır. Mercimek çorbası, ezogelin çorbası , yoğurt çorbası ve tarhana çorbası en çok tercih edilen çorbalardır. Ancak Türk mutfağı bunların yanı sıra sayısız miktarda çorbalar içerir. Etler, sebzeler ve baklağiller genellikle çorbaların ana malzemeleridir. Et suyu, un, yoğurt ve şehriye bu malzemeleri çorba haline getirmek için kullanılır.
 
İşkembe çorbası alkollü içkilerin neden olduğu baş ağrısına iyi geldiği inancı yaygındır. Özellikle şehirlerde yer alan işkembeci lokantaları geç saatlere kadar açık kalarak müşterilere işkembe çorbası servisi yaparlar.
 
Et Yemekleri 
Türk mutfağındaki et yemeklerinin çoğu kebaplar, köfteler ve tencere yemekleri sınıfındaki yemeklerdir.
Türk mutfağında kebap, et, lahmacun kebap yemeği anlamı içerir. Genelde kebaplar lokantalarda yenen ve ızgara yöntemleriyle hazırlanan yemeklerdir. Kebaplar arasında döner kebabı en sevilen kebaplar arasındadır. Ayrıca Bursa Kebabı Adana Kebabı, Urfa Kebabı ve pirzola da çok yaygındır.
 
Köfteler kıymanın ekmek içi, soğan ve çeşitli baharatları yoğrularak, şekillendirilip pişirilmesi yoluyla yapılan yemeklerdir. Izgara, fırınlama, kızartma veya sulu yemek olarak yapılabilir. Akçaabat Köftesi, İnegöl Köftesi, Tekirdağ köftesi yurt çapında en çok sevilen köfteler arasındadır.
 
Sulu et yemekleri arasında Güveç, Kâğıt Kebabı ve çeşitli Türlü ve Yahniler sayılabilir. Ayrıca Türk mutfağında çok sayıda balık, tavuk ve sakatat yemekleri mevcuttur.
 
Sebze Yemekleri
Türk mutfağı sebze yemekleri açısından çok büyük bir çeşitliliğe sahip bir mutfaktır. Dolmalar ve sarmalar, etli sebze yemekleri, kızartma sebzeler ve zeytinyağlıların sayısız çeşitleri mevcuttur.
 
Dolmalar ve sarmalar hem etli hem de etsiz (yalancı dolma) olarak hazırlanabilirler. Etli dolmalar kıyma, pirinç, soğan, domates ve biber salçası, çeşitli baharat içerirler. Yalancı dolmalar ise pirinç, soğan, kuş üzümü ve çam fıstığı kullanılarak yapılır. Lahana ve asma yaprağı sarmaları hazırlamak için kullanılır. Dolmalar için en çok kullanılan sebzeler biber, kabak, domates, patlıcan ve soğan gibi sebzelerdir.
 
Etli sebze yemekleri kıyma ve parça etin sebzelerin yanı sıra pişirilmesi yoluyla hazırlanırlar. Etli fasulye, karnıyarık, patlıcan musakka, etli kabak, etli bezelye, etli türlü, etli mercimek ve nohut, etli ıspanak, lahana ve pırasa dahil çok sayıda yemek mevcuttur.
 
Birçok sebze kızartılarak ve ızgara yöntemiyle pişirilebilir. Patlıcan kızartma, kabak kızartma, biber, domates, havuç ve mücver çok sevilen kızartma çeşitleri arasındadır.
 
Ayrıca zeytinyağlılar Türk mutfağında kendine has bir yer kaplar. Bu yemekler bazen daha ucuz olan diğer sebze yağlarıyla da hazırlanabildikleri halde zeytinyağlılar olarak bilinirler. Zeytinyağlı taze fasulye, fasulye pilaki, zeytinyağlı dolma, zeytinyağlı enginar ve bakla bu sınıfa giren yemekler arasındadır.
 
Türk mutfağındaki sebzeler arasında patlıcan çok özel bir önem taşır. Patlıcan sebze olarak dünyanın birçok ülkesinde yendiği halde çeşitlilik açısından Türk mutfağını dünyanın en çok patlıcan yemeğine sahip mutfak olarak saymak bir abartma sayılamaz. Türk mutfağında patlıcan dolma, kızartma, musakka, pilav, salata ve ızgara dahil sayısız patlıcan yemeği mevcuttur.
 
Hamur İşleri
Lahmacun, Etli ekmek, pide, mantı ve börekler Türk mutfağının en sevilen hamur işleri arasındadır. Ayrıca pilav ve makarnalar da bu sınıfa katıldığında çok geniş bir çeşitlilik ortaya çıkar.
 
Lahmacun ve pideler genellikle lokantalarda fırınlama yöntemiyle hazırlanırlar. Bu yemeklerin çok sevilmesi nedeniyle bu konuda ihtisaslaşan lahmacun ve pide salonları ortaya çıkmıştır.
 
Börekler ise hem evde hem de lokantalarda hazırlanabilir. Çok sayıda çeşidi olan börekler Fırınlama veya kızartma yöntemleriyle hazırlanabilirler. Gene börek konusunda ihtisaslaşmış börek salonları mevcuttur. Kıyma, peynir, patates ve ıspanak en yaygın börek içleri arasındadır. Evlerde hazırlanan börek hazır yufka veya undan açılan yufka kullanılarak hazırlanır. Hazırlaması oldukça zahmetli olan Su böreği ise açılan yufkanın suda kaynatılmasından sonra kullanılmasını gerektiren bir börek türüdür.
 
İçecekler
Dünyanın her yerinde tüketilen gazlı içecekler ve meyve sularının yanı sıra Türk mutfağının kendine has içecekleri de mevcuttur. Yoğurdun sulandırılmasıyla yapılan ayran tamamen Türkiye'ye özgü bir içecektir. Bunun dışında boza, kefir, şalgam suyu ve şerbet de Türkiye'nin kendine özgü soğuk içecekleri arasındadır.
 
Sıcak içecekler arasında Türk kahvesi ve Türk çayı özel bir yer kaplar. Türk kahvesi kabaca çekilmiş kahvenin cezve denilen uzun saplı kaplar içinde pişirilmesiyle hazırlanır. Dünya çapında ün kazanmış olan Türk kahvesi fincan denilen küçük bardaklar içinde servis edilir. Türk çayı günümüzde tercih edilme açısından kahvenin tahtına oturmuş bir sıcak içecektir. İki parça çaydanlık veya semaver kullanılarak toz çaydan hazırlanır. İnce belli çay bardaklarında servis edilir. Türk çayı da hazırlanma yöntemi nedeniyle dünya çapında bir ün kazanmıştır.
 
Alkollü içkiler arasında rakı Türk mutfağında en çok tercih edilen içkidir. Üzümden elde edilen alkolün anason tohumu ile iki veya üç kez damıtılmasından elde edilir. Türk mutfağının geçmişi çok eskilere dayanan tarihsel alkollü içkisidir. Rakının çok arkasında gelmesine karşılık bira ve şarap ta giderek yaygınlık kazanmaktadır. Yerli üzümler kullanarak hazırlanan Türk şarapları lezzet ve çeşitlilik açısından dünyada adlarını duyurmaya başlamıştır.
 
Tatlılar
Türk mutfağı tatlılar açısından çok zengin bir dünya mutfağıdır. Türk tatlıları çok geniş bir çeşitlilik gösterirler. Baklava, kadayıf, lokma gibi hamurlu tatlılar, muhallebi, keşkül, kazandibi, sütlaç gibi sütlü tatlılar, hoşaf ve kompostolar, revani, helva, aşure ve Kabak Tatlısı gibi tatlılar geniş bir yelpazeye sahiptirler.
Baklava Türk mutfağının en tanınmış tatlıları arasındadır. Çok ince açılmış yufkanın arasına fındık, ceviz veya Antep fıstığı konarak pişirilmesinden sonra bir şerbetle tatlandırılması yoluyla hazırlanır. Tel kadayıf ise çok ince teller halinde satılan hamurla hazırlanır ve baklavanın içine benzer içlerle doldurularak fırında kızartıldıktan sonra şerbetle tatlandırılır.
 
Sütlü tatlılar sütün şekerle kaynatıldıktan sonra nişasta, pirinç veya pirinç unu ile katılaştırılması yoluyla hazırlanırlar. Kazandibi ise muhallebi gibi hazırlandıktan sonra elde edilen tatlının bir tepside kızartılarak karamelleştirilmesi sonucu elde edilen ilginç bir Türk tatlısıdır. Tavuk Göğsü de sütlü bir tatlıdır, söz edilen bu malzemelerin yanı sıra ince bir şekilde didiklenen tavuk etinin göğüs kısmını da içerir.
 
Revani, İrmik helvası gibi bazı tatlıların yapımında irmik kullanılır. Türkiye'deki dinsel inançlar arasında özel bir yeri olan aşure buğday, kuru üzüm, fasulye ve nohut gibi birçok bitkisel malzemeler kullanılarak hazırlanan bir tatlıdır. Kabak tatlısı balkabağının şekerle pişirilmesi yoluyla hazırlanır. Sonbahar ve kış aylarında tercih edilen Türk mutfağına has bir tatlıdır.
 
Genel bir göz ile bakıldığında her yemeğinde ayrı bir manifesto içeren Türk Mutfağımıza daha çok inceleme ve öğrenmemiz gerektiğini tekrar görmekteyiz. Bu kadar zenginliği bir arada barındıran kültürde illaki modernleşme olabileceği aşikadır. Lakin temeli koruyarak usulünce revizeler yapıldığı takdirde emin olun daha çok ilgi ve öğrenme hevesi barındıran mutfak olacağından şüpheniz olmasın.
 
Gönlünüzün gelişen gastronomi ile olması dileğiyle…
Sevgi ve saygılarımla
YAŞAR KAYPAK
 





WhatsApp chat WhatsApp Danışma Hattı