loader

Son Yıllarda Bazı Türk Şeflerinin Özentiden Vazgeçerek Mutfağımı zın Zenginliğine İnanmaları Güzel

Türk şeflerinin yabancı mutfak özentilerinden acilen kurtulmaları gerektiğini ifade etmişti..

Has Aşçıbaşı; Son Yıllarda Bazı Türk Şeflerinin Özentiden Vazgeçerek Mutfağımızın Zenginliğine İnanmaları Çok Güzel…
 
Has aşçıbaşı Ahmet Özdemir 22 mayısta sosyal ağı üzerinden ramazan ayı vesilesi ile yarım saatlik bir canlı yayın gerçekleştirdi. Mesleki çalışmalarından dolayı bir süredir umman, Dubai ve katarda bulunan biri otel olmak üzere 3 ayrı projeyi yürüten has aşçıbaşı camiadaki mutfağımızı yaşatma ve tanıtma çalışmalarından dolayı ilgili bazı Türk mutfağı şeflerine, dernek ve federasyonlara Türk aşçı haberleri vesilesi ile teşekkür etti.
 
Sosyal ağında yapmış olduğu açıklamasında Kendisinin son 15 yılda sadece Osmanlı ve Türk mutfağını yaşamak ve yaşatmak adına 60 in üzerinde makale yazdığını ve bu yazılarında Türk şeflerinin yabancı mutfak özentilerinden acilen kurtulmaları gerektiğini ifade etmişti.
 
Son 10 yıldır bazı Türk şeflerinin dünya mutfağı, Avrupa mutfakları, moleküler mutfak ve füzyon mutfakları diyerek Türk mutfağını ciddi anlamda yozlaştırılmasından ciddi anlamda rahatsız olması ile birlikte popüler ama mutfak fakiri bazı Türk şeflerinin Türk mutfağında yabancı gıda markalarının tanıtımlarını yapmalarından dolayı üzüntülerini dile getirmekteydi.
 
Yabancı mutfak özentilerinden kurtulan bazı Türk şeflerinin kendi mutfaklarına sarılmalarını uzaktan da olsa görmek çok güzel;
Has aşçıbaşı Ahmet Özdemir son zamanlarda birçok Türk mutfağı şeflerinin özüne dönmeye başladığını görmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi. Önceki yıllardaki hayal ve uydurma yabancı özentilerinden Türk şeflerinin vazgeçtiğini görmek ve kendi mutfaklarımızı ön planda tutmaya başlamaları tarafımı ciddi anlamda mutlu etmiştir dedi.
 
Osmanlı ve Türk Mutfağı Dünya Gönül Elçisi Koord. Has Aşçıbaşı Ahmet Özdemir Türk mutfağı şeflerine verdiği mesajda;
Bozuk değilse onarmaya çalışmayınız! Önce mutfağımızın gerçek değerlerini öğreniniz. Evliya Çelebi, Derviş Nidai, İbn Battuta, Şirvani, Mevlevi Mutfağı, Ateşbazı Veli, Mahmut Nedim gibi değerlerimizi araştırınız ve kaynaklarından faydalanınız. Daha sonra bizzat tatbik ederek bu orijinal değerlerin camiada da tatbik edilmesini sağlayınız. Gerçek şudur ki gerçeğini bilmeden geliştiremezsiniz! dedi.
 
 
Bu kaynakların içinde olmadığı bir Osmanlı ve Türk mutfağı olamaz, bazı popüler sosyete şeflerinin anlatım örneklerinde olduğu gibi anlatılamaz! Bu kaynakları araştırırken çok daha fazla kaynak göreceksiniz ve mutfağımız hakkında ufkunuz genişleyecektir. Ama lütfen cin olmadan adam çarpmaya çalışmayınız! Dedi. 
 
Has aşçıbaşı Açıklamasında; Yazılı ve görsel basında popüler ama mutfak fakiri diye adlandırdığı bazı Türk şefleri için; 
---mutfağımız hakkında açıklamalar yaparken mecazi anlamda söylüyorum; 
Sizler “Edirne'de olduğunuzu söylerken cehaletiniz ile ben ve bu mutfağı bilenler sizi “Van” da görüyorlar haberiniz olsun! Güldürmeyin kendinize! Bari susun-ki cehaletiniz gözükmesin! şeklinde sitem etti.
 
Has aşçıbaşı “füzyon ve mutfağımızı geliştirme çabalarından birini örnek vererek kısa bir değerlendirme yaptı ve Unutmayınız ki ;
Asırlardır geleneksel mutfağımızdaki lezzet mirasımız ve her Türk devleti mutfağının ortak mutfak ürünü olan “piruhi, porihi, puruhi, Çerkez mantısı” olarak anılan çeşidimizi “pastırmalı ravyoli” diyerek yarışmalara katılıp "Avrupa’da birincilik almak" mutfağımıza vizyon katmak yada geliştirmek “değil” ancak “enayilik ve cahilliktir, mutfağımıza ihanettir” dedi.
 
Has aşçıbaşı devamında bu sizin yaptığınız asırların kültürümüzdeki bir tarihi lezzet mirasımızı bir “Türk şefi” olarak kendi eliniz ile Avrupa mutfaklarının kütüğüne yazdırmaktan öteye geçmez!!! Siz bunları bir Türk şefi olarak yapar yada yapılmasına müsaade ve yardım ederseniz Avrupa size ödül vermeyi bir tarafa bırakın el üstünde tutar heykelinizi yaptırır, siz kime hizmet ettiğinizin farkındamısınız? O aldığınız yada aldırdığınız ödül, ödül değil, ancak Türk mutfağına yapmış yada yaptırmış olduğunuz ihanetin resmi bir belgesi olabilir. Diyerek sitem etti.
 
Popüler olmak farklı bir şeydir, bilgili olmak farklı bir şeydir ! bir aşçının veya şefin televizyonlarda program yapması, demeç vermesi, gazetelerde haberinin çıkması bilgili olduğu anlamına gelmez. Ama popülerdir. Bu popülerliğinin de arkasında ya bir televizyon kanalı vardır, yabancı yada yerli bir gıda veya bir mutfak ekipman markası bulunur. 
 
Bunun denklemini söylediklerini değerlendirmek ve araştırarak sonuca varmaktır. Unutmayınız bizim ülkemizde hayatı boyunca herhangi bir web sitesi, dergi yada gazetede makalesi veya köşe yazısı bulunmayan bazı şeflerin yemek kitapları var… tabi yerseniz!!!
 
Bu yabancı markalarda ilgili şeflerin yüzlerini isimlerini kullanarak kendileri kitap yazarlar. Kitabin içindeki tariflere kullanılan malzemelere kendi gıda markalarının isimlerini yazarlar sponsor ekipman ise kendi mutfak araçlarının resimlerini koyarak tanıtımını yaparlar. Bizim şefimiz de sevinir kitabim var diye… 
 
Bu popüler "mutfak fakiri" sosyete ve "ekran" şeflerinin yemek kitaplarındaki şaklabanlıklara Bir Kaç misal veren has aşçıbaşı;
………… marka dondurulmuş bezelyeden -200 gr. "amerikan"
………… marka köfte harcından  -20 gr. "amerikan"
………… marka zeytinyağından 100 ml_gr. "italyan"
………… marka et suyundan 10 gr. "fransız"
………… marka tavuk suyundan 20 gr. "fransız"
………… marka ........ sosundan 100 ml_gr.  "italyan"
………… marka ........ krema 1 su bardağı "amerikan"
………… marka dondurulmuş garnitör -200 gr. "amerikan"
………… marka ........ balsamik sirke 50 ml_gr. "italyan"
 
En acı olanlarından biri de dünyaca ünlü Osmanlı ve Türk mutfağı şefinin Osmanlı şerbetlerimizden ve şuruplarımızdan haberi olan ama örnek iftar ve ramazan sofrasının ortasına diktiği 2,5 litrelik kola şişesini unutamıyorum ve hazmedemiyorum halen… -ve bu resmi de dünyaya örnek Osmanlı ramazan iftar sofrası olarak lanse ediyor… Hani savunduğun mutfağın "maneviyatı" dostum! Sen kendin hazmedebildin mi bu resmi, resimleri! 
 
Bu mudur örnek Osmanlı ve Türk mutfağı şefi olmak? 
Bir yanlışı araya sokabilmek için 9 doğruyu istemeyerek te olsa söyleyen üç kuruş para için mutfak değerlerimizi ayaklar altına alan ve mutfağımızda ne kadar Yahudi gıda markası varsa şarkılarını söyleyen şefler…. Ben Osmanlı ve Türk mutfağının dünya gönül elçisi olarak ramazan sofrası, iftar sofrası ya da Osmanlı mutfağı sofrasına şerbetler, şuruplar, köpüklü Yörük ayranı, şıra gibi kültürümüze uygun içecekler koyarak basına pozlar verdim bugüne kadar ve öyle tanıttım. İnşallah sende genç bir kardeşimiz olarak örnek alırsın…
 
Allah affetsin sizi ben affetmiyorum diyen Has aşçıbaşı:
Sanki memlekette bezelye yok ta adam diyor ki Amerikan menşeli “o” bezelyeden, İtalyan menşeli “o” zeytinyağından vs. koyacaksın yemeğe diyor. Bu adam popüler Türk şefi……. "Allah doyursun gözünüzü daha ne diyeyim ben size!!!" Memleketin markalarını ve ürünlerini nereye koyacağız şefim ? Diyerek sitem etti.
 
Türk mutfağında tamamen kendi bilgisi tecrübesi ve imkânları ile hiçbir dernek yada federasyona bağlı olmadan, hiç bir gıda markası yada ekipman firmasından destek almadan ayakta durabilen vizyon ve alanında bilgi sahibi şef sayısı bir elin parmak sayısını geçmez… Dedi.
 
Osmanlı ve Türk mutfağı dünya gönül elçisi Has aşçıbaşı Ahmet Özdemir son olarak Türk aşçı haberlerine mesajında; Aşçılık camiasındaki yeni meslek gönüllüsü kardeşlerim; unutmayınız ki Popülerlik önemli değildir, Önemli olan Alanında Bilgili, tecrübeli ve mesleki icraatları ile Profesyonel olabilmektir. Dedi.
 
Has aşçıbaşı yeni meslek gönüllüleri için mesajında;
Birilerinden yardım bekleyerek haketmeden bir yerlere gelirseniz mesleki hayatınız boyunca onun kölesi olursunuz. Popüler ama mutfak fakiri bir şef olmak başarı değildir. Size ait olmayan biler ve kelimeler ile dolu bir kitabın olması olmamasından iyidir. Yabancı gıda markalarının kontrolünde satılık, Onursuz ve meşhur bir şef olmak olmamaktan daha iyidir. Azmederseniz kendi iradeniz ve çalışmalarınız ile de mesleki kariyerinizde başarılı olabilirsiniz. Dedi.
 
Hangi yabancı gıda markasından üç kuruş aldıysanız o markanın isimleri ile yemek tarifleri yazarsınız, o markanın şarkısını söylersiniz ve inanmadığınız halde her zaman o yabancı gıda markasını savunmak zorunda kalırsınız. Bunun örneklerini Camiamızdaki ünlü şeflerin  interneet üzerindeki ve yemek kitaplarındaki yemek tariflerinde görebilirsiniz. Bu satılık şeflerin düştüğü hatalara düşmeyiniz. Diyerek kötü ve yanlış’ın hiç bir zaman örnek olamayacağını söyledi.
 
Bazı yapıcı eleştirileri ve mutfağımız ve mutfak geleceğimiz için Has aşçıbaşı Ahmet Özdemir’in diğer tavsiyelerinin devamını haberin videosunu izleyerek öğrenebilirsiniz…
 
Türk aşçı haberleri olarak mutfağımızın dünyadaki tanıtımına şahsi imkânları dahilinde ciddi anlamda katkıda bulunan şefimiz teşekkür eder çalışmalarında başarılar dileriz.
Türk aşçı haberleri sizlerle yaşıyor!!!
 
 
Has Aşçıbaşının Sadece İlgili Anlamdaki Makalelerinden Sadece Bazılarıdır. Okumak İçin Linkleri Tıklayınız;
 
 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler