loader
Aşçı Şeflerin Savaşı-Bölüm 04

Aşçı Şeflerin Savaşı-Bölüm 04

“24 aşçının yılda 70.000 kişiye yemek pişirdiği” saray mutfağında elbette aşçıbaşı bir erkektir ve mutfağa...

Aşçı Şeflerin Savaşı: Profesyonel Mutfaklarda Erkek Ve Kadın Şefler Bölüm “04”
“Şengül İnce”
Bu iş için uygun değilim, nasıl desem bu iş için yeterince iyi değilim” der. Karşısındaki yetkili ise cumhurbaşkanının tam olarak istediği şeyin bu olduğunu bir “ev yemekleri mutfağı” istediğini belirtir. Bu diyalog ilk bakışta her ne kadar çok özel ve önemli bir kişiye yemek pişirecek kişinin bir kadın şef olarak seçilmesi gibi görünse de pişen yemeklerin “ev yemeği” olarak adlandırılması aslında kadının yaptığı işin önemsizleştirilmesi ve sıradanlaştırılmasıdır. Hele ki bu tarifler anneanne yöntemiyle yapılınca önemsizleşmesi ve sıradanlaşması daha da kolaydır. 
 
“24 aşçının yılda 70.000 kişiye yemek pişirdiği” saray mutfağında elbette aşçıbaşı bir erkektir ve mutfağa bir kadının giriyor olmasından dolayı tüm mutfak çalışanlarıyla beraber o da oldukça rahatsızdır. 
 
Cumhurbaşkanının “özel aşçısı” olarak tanıtılan Bayan Laborie, sıklıkla ana mutfağın çalışanları tarafından aşağılanır. Resim 3 - Bayan Laborie, ana mutfak çalışanlarıyal birlikte yediği ilk ve tek yemek için salona girdiğinde tüm bakışlar üzerinde toplanır. Bütün ekibin beyaz önlükleriyle biraraya geldiği yemek zamanına standart aşçı kıyafetinin dışında günlük giysileri ve önlüğüyle katılınca “önlüğe bak hizaya gel, süper babaanne gibi” fısıldaşmalarıyla karşılanır Bayan Laborie. Ekip, onun nereden geldiği hakkında kendi arasında konuşurken Bayan Laborie, Amerika ve Japonya’da genç şeflere ders verdiğini ve Time Dergisi’ne çıktığını söyler. 
 
Ana mutfağın baş aşçısı, “Burada okumaya pek fırsat olmuyor” diye onun sözünü keser. Yemekteki bu tavırları nedeniyle Bayan Laborie, “Bu o maçolarla yediğim ilk ve son yemekti” ifadesini kullanır. Bu sözler aslında özellikle erkeklerin kontrolü altında olan kadınların karşılaştıkları güçlüklerle başetmesi gerektiğini anlatan basit bir örnektir. Bayan Laborie, ana mutfaktaki erkeklere deyim yerindeyse pabuç bırakmayacağını ifade etmiştir. 
 
YÖRESEL MUTFAKLARNitekim özel mutfakta kaldığı sürece yaptıkları bunun kanıtıdır. Yemek hazırlamak için gerekli malzemeleri ana mutfaktan almak istediğinde baş aşçının ve ekibinin kendisine yardım etmemesi, yemekler bozulmasın diye ana mutfağın buzdolabını kullanmasına izin verilmemesi, yapacağı yemeği duyduklarında onunla dalga geçmeleri ve onların kendisine karşı aldığı tavır nedeniyle karşılaşcağı zorlukları farkeder ve cumhurbaşkanının “hayatını zehrediyorlar değil mi, benimkini de” ifadelerine karşılık “ … zorluklar sayesinde ayakta kalıyorum” diyerek herşeyi kendi başına halletmeye kararlı olduğunu gösterir. 
 
Erkekler konumlarının ve ayrıcalıklı hallerinin saraya giren kadın şef nedeniyle tehlikede olduğunun farkındadırlar ve hayatı ona zehretmek için ellerinden geleni yaparlar. Bu durum erkeklerin maskülen bir alan olarak profesyonel mutfaklardan kadınları uzak tutmanın ve kontrolü kaybetmemenin bir yoludur aslında. Bayan Laborie, Hollywood sinemasının geleneksel kadın temsilinin aksine dik duruşundan vazgeçmez ama yine bu geleneğin dikbaşlı kadınlara kestiği hesabı ödemek zorunda kalır. 
 
Yaptığı yemekler ve bu yemekleri hazırlamak için kullandığı malzemelerin her birini özenle seçen Bayan Laborie, ninesinin krema tarifiyle pişirdiği tatlılarla ve yemeklerle, süzgeçte kullanmak üzere aradığı tülbentle, en iyi tedarikçileri bulma çabası ve kökenine sadık kaldığı tariflerle bir gelenekçi olarak kendisi için yemek pişirdiği kişiyi mutlu etse de onun çevresindekileri (doktorları, saray baş aşçısını, kahyayı ve muhasebecisini) rahatsız eder ve yemeklerine konulacak malzemelerin ne olacağına, ne kadar olacağına ve mutfağın masraflarına müdahale edilince rahatsız olmaya başlar. 
 
Sonunda kendisine iş teklif eden yetkiliden, özel mutfağın ana mutfağa devredileceğini öğrenince Bayan Laborie’nin iki yıllık saray görevi biter. Bu durum karşısında ana mutfağın yardımcı şefinin “Kazandık beyler, özel mutfak bizim oldu” sözleri, ekip tarafından alkışlarla karşılanır. Zafer erkeklerindir! İnceliğin, kökenin, annenin, büyük annenin, geleneğin ve yerelliğin olmadığı profesyonel mutfağın erkek şefleri mutludur çünkü en büyük rakipleri olan özel mutfağa karşı savaşı kazanmıştır. 
 
YEMEK TARİFLERİBöylesine özel ve önemli bir mekânda ne bir kadına ne de onun pişirdiği ve hazırladıklarına ne yazık ki yer açılmamıştır. Aşk Tarifi filminde Kate de güçlü bir kadın karakter olarak başlar filme. Elbette onun gücünün ve başarısının yukarıda belirtildiği gibi tariflerinden çok şeflik mesleğinin çalışma koşullarıyla başedebilmesini sağlayan ve neredeyse hayat düsturu haline getirdiği yalnızlığından ve kuralcılığından hatta duygusuzluğundan geldiğinin altı çizilir filmde. 
 
Nitekim bir aileye sahip olduktan sonra değişen hayatına, profesyonel mutfak yerine yeni ailesinin diğer üyeleriyle birlikte açtığı cafede devam etmesi de bunun bir göstergesidir. Duygusallığın profesyonel mutfağa giremeyeceğinin bir başka göstergesi, kız kardeşini kaybetmenin verdiği acı diğer taraftan yeğeninin evine gelmesiyle başlayan yeni durum ve mutfağına yeni bir erkek şefin alınmasının sıkıntısını Kate’in, çalışanlarının kendisini görmemesi için soğuk hava deposuna kilitleyip ağlamaya başlmasıdır. Yiyeceklerin saklandığı soğuk hava deposu Kate’in kendisi için profesyonel mutfakta yarattığı bir sığınaktır.
 
Kadınların inceliği, erkeklerin profesyonelliği!
Bayan Laborie’nin film boyunca yemekleri hazırlarken yaptığı özellikle gelenek, köken, anne büyükanne vurgusuna Aşk Tarifi filminde de rastlamamıza rağmen erkek şeflerin rol aldığı filmlerde rastlamayız. Daha önce de belirtildiği gibi bu mutfaklardan kadınları uzak tutmak isteyen erkekler, onlara neredeyse herşeyi öğreten annelerinin adını bile anmak istemezler. Çünkü bu düşüncedeki erkeklere göre yaratıcılık, duygularıyla hareket eden bir kadından çok aklıyla hareket eden, araştıran ve bulan rasyonel erkeğin bir yeteneğidir ve bu nedenle üstün nitelikli bir mutfak ancak bu erkeklerin eseridir. 
 
Kadınların değerini ise ancak yine kadınlar bilir tıpkı Kate’in “annem harika bir aşçıydı, elbette değerini sadece ben anladım” ifadesinde belirttiği gibi. Bu ifade aynı zamanda hergün yemek yapan bu nedenle sıradan hale gelen ve önemsizleşen milyonlarca kadının durumunu dillendirir. Mutfakta yenilik, yaratıcılık ve kendini tekrar etmemek gibi özellikler, doğallıkla profesyonel mutfağın gerçek şeflerinin özelliği olarak erkek şeflerin olduğu filmlerde ön plana çıkar. Kadın şefler ise bu vizyondan uzak oldukları için yıldızın ismi bile geçmez onların filmlerinde. Şeflik kariyerinin en önemli başarısı, Michelin yıldızı sahip olmaktır ve bu yıldızdan üç tane kazanmak o şefin en iyilerden biri olduğu anlamına gelir, elbette erkek şeflerin baş rol olduğu filmlerde önemli temalardan biri de yıldız meselesidir. 
 
TÜRK MUTFAĞIŞef filminde yaratıcılık vurgusunu sık sık yapan Michelin yıldızlı Şef Lagarde, tarifine ek yapmak isteyen Jacky’e, “Boşver, yaratmak benim işim” derken, ekibin diğer elemanları da “Tarifleri biz değiştiremeyiz, bunlar onun buluşu” derler. Bu haliyle erkek şeflerin bir bilim insanı edasıyla etrafta dolaştıklarını ve sadece kadınlardan değil diğer erkek çalışanlardan da üstün olduklarını söylemek yanlış olmaz. Erkek şefler, yemek yaparken sadece bilim insanı da değildir üstelik başka rollere de bürünürler. Swenson, Food Network’de yayınlanan yemek programlarında erkek şeflerin bir tarihçi ya da bilim insanı olarak sahneye girdiklerini ve yemek pişirmeyi, bir eğitim dersi ya da deney gibi anlattıklarını belirtir. 
 
Swenson, Good Eats programındaki şef Alton Brows’u örnek vererek şeflerin kimi zaman bir kimayacı kimi zaman bir botanikçi gibi davranıp mesela bir botanikçi gibi yemek için kullandığı bitkinin evrimini ya da bir kimyacı gibi bir somonun konservelenmesi işini nasıl yapılacağını anlattıklarını buna karşılık aynı kanaldaki kadın şeflerin tarifleri, aile tarihini, değerlerini ve aile mirasını koruma gibi değerli kişisel sahiplikler olarak tanımladıklarını belirtir. Dolasyısıyla erkek şefler yaptıkları işi, bilim, profesyonel eğitim ve özel bir iş gibi göstererek, kadınların yaptıkları işten ayırmaktadırlar. Swenson bu durumu, erkek şeflerin feminenlik ve aile merkezli domestik yemek pişirmeyle aynı sınıfa konmamak için profesyonellik ethosunun kullanılması olarak tanımlar (2009, s. 44). 
 
Benzer şekilde Harris ve Giuffre’de kadın şeflerin neredeyse hiç bir şekilde vizyonlarıyla anılmayıp sadece yemeklerini sergilediklerini, motivasyonlarının hoş bir tatla yemek yaratmak olduğunu ifade eder (2015, s. 55). Nitekim özellikle Aşk Tarifi’nde Kate’in en iyi şeflerden biri olduğu söylense de bunun işareti olan yıldızlardan hiç bahsedilmez, o daha çok duygusal durumlarla temsil edilirken erkek şefler, profesyonel hayattaki başarılarıyla temsil edilir. Burnt’te ise şef Adam’ın tüm amacı, üçüncü Michelin yıldızını almak ve neredeyse ezeli rakibine en iyi olduğunu göstermektir. 
 
Rekabet ve agresiflik şeflik kültürünün en önemli özelliği olarak ifade ediliyorsa Burnt (isminden de anlaşılacağı gibi) gerçek bir erkek profesyonel mutfağın beyaz perdeye yansımasıdır. Havada uçan tabaklar, yere dökülen soslar, çöpe atılan yemekler, tencereden çıkan buhar, tavada kızartılan balıklardan gelen cızırtı sesleri, etrafta koşturan mutfak çalışanları ve büyük şefin azarları Burnt mutfağının özelliğidir.10 Argo, fiziksel şiddet, rekabet, hız ve agresiflik Burnt’ü anlatan en iyi kelimelerdir ve bu duyguların hepsi bir yıldız daha almak için biraraya getirilir. 
 
TAVUK YEMEKLERİKadın şeflerin yer aldığı filmlerdeyse profesyonelliğin nişanesi olan Michelin yıldızının adı bile geçmez. Bu filmlerdeki kadınlar mesleklerine büyük bir aşkla bağlı olsalar da asıl meseleler başkadır. Erkek şefler, başarı için kariyerlerinin peşinde koşarken örneğin Kate, yeğeniyle konuşabilmek ve onu mutlu etmek için çalışır ve mutluluğu ancak bir erkeğin yanında olmasıyla elde eder, bu da kadına cinsiyetçi bakış açısının başka bir göstergesi olarak okunabilir.
 
Bir Varoluş Mücadelesi: Profesyonel Mutfaklardaki Kadınlar
Kadın şefler bu maskülen dünyada ancak buranın kurallarına uygun olarak varolabilir. Bilgi ve yetenekleriyle film boyunca dikkatle izlediğimiz kadın şefler, erkeklerin kendileri için özellikle oluşturdukları zorlu koşulları alt etmeye çalışırlar. Bayan Laborie, “zorluklar sayesinde ayakta kalıyorum” diyerek mücadeleci yönünü ve burada nasıl ayakta kaldığına işaret ederken Kate, hayatına işinden başka hiçbir şeyi almayarak, mutfağında askeri tarzda bir hiyerarşi kurarak ve mutfakta kontrolü hiçbir zaman bırakmayarak kendini vareder mutfakta. 
 

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler