loader
Gendime Çorbası Tarifi

Gendime Çorbası Tarifi

Gendime Çorbası Tarifi, Yöresel Mutfaklar, Geleneksel Türk Mutfağı, Etli Çorbalar, Osmanlı Saray mutfağının sosyal yönlerini, özellikle de itibarın nasıl ifade edildiğini incelemeye geçmeden önce...

Gendime Çorbası Tarifi
Gendime Çorbası Malzemesi :
 
*   200 gr. gendime (Aşurelik Buğday)
*   2 yemek kaşığı tereyağ
*   1 su bardağı yoğurt
*   1 yumurta sarısı
*   1 çorba kaşığı un
*   1 çay kaşığı nane,
*   kırmızı toz biber.
 
Gendime Çorbası Yapılış Tarifi
Bir gün önceden gendeme ıslatılır.
Bir taşım kaynatıldıktan sonra süzülür.
Ayrı bir kapta gendemenin 4 katı su konup kaynatılır, gendeme içine atılır.
Pişirilir.
 
Ayrı bir kapta bir kaşık tereyağ ile un kavrulur az su katıp açılır, sos tencerede kaynayan çorbaya ilave edilir. 
Yoğurtla yumurta sarısı çırpılıp çorbaya sürekli karıştırılarak ilave edilir.
Tereyağda kızartılan nane ve kırmızı toz biber çorbanın üzerine gezdirilip, çorbanın altı kapatılır.
Yöresel Mutfaklar, Geleneksel Türk Mutfağı, Osmanlı Saray Mutfağı, Kategorisindedir. 
 
Evliya Çelebinin Kayıtlarında, Osmanlıda Saray Mutfağında ve Osmanlıda Çorba Hakkında Bazı  Dipnotlar;
Kâtiplerin sofrasında görülen diğer bir tatlı çeşidi ise zırba idi. Görünen o ki, zırba badem, bal (‘asel), nişasta, zencefil, incir, zerdali ve kırmızı kuru üzüm (meviz-i sürh) ile yapılan bir çeşit muhallebiydi. Kâtiplerin önüne hangi et yemeğinin geleceği pek belli değildi. Onlara sunulan şurba-i makiyan kırk tavuktan, paşaların çorbası ise on dört tavuktan yapılmıştı; ancak ehl-i divan üyelerinin başka kümes hayvanlarından yiyip yemedikleri belirtilmemiş. 
 
Ne yazık ki, ziyafet sırasında ehl-i divana sunulan ikinci sınıf mönü vezirlerin normal yemekleri kadar iyi kaydedilmemiştir. Ancak bazı kayıtlardan açıkça görüldüğü üzere, yeniçeriler ve solaklar gibi bazı askeri görevlilerin yanı sıra kâtiplere de dane verilmişti. Kullanılan malzemelerin revgân-ı sade, nohut ve kuru soğan olduğuna bakılırsa bu muhtemelen da- ne-i sade idi.” Üstelik, kâtipler zerdeyi askerlerle paylaşmak zorundaydılar; zerde me’muniye ve muhallebinin aksine şekerle değil, balla yapılıyordu. Kâtiplere içinde soğan, karabiber, nohut, limon suyu ve maydanoz olan bir de tavuk çorbası veriliyordu, fakat paşalarmkinin aksine buna tarçın ve zencefil konmuyordu. 
 
Saray mutfağının sosyal yönlerini, özellikle de itibarın nasıl ifade edildiğini incelemeye geçmeden önce, divanda verilen üç ziyafete kısaca göz atalım. Tıpkı vezirlerin normal yemekleri gibi, söz konusu ziyafetlerin üçü de dane ile başlamış, ardından tavuk çorbası gelmişti. Ziyafet-i ‘id-i şerifte, belki de Kurban Bayramı’nm ete vurgusundan dolayı kıymalı dane sunulurken, Erdel elçisine verilen her iki ziyafette de başka bir çeşit, şekerle hazırlanan dane-i kırma sunulmuştu.
 
Ziyafet, börek ve çömlek aşı ikramının ardından balık kavurması ve balık çorbasıyla sona ermişti. Elimizdeki saray defterinde sıralanan muhtelif saray ziyafetleri karşılaştırdığımızda, sosyopolitik yapıdaki hiyerarşinin ziyafetlere yansıdığını görüyoruz. Rütbenin yüksekliği, sunulan yemek çeşidinin sayısı ve elbette yemeklerde kullanılan pahalı ve itibarlı malzemelerin miktarıyla gözler önüne seriliyordu. 

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler