loader
Kadın Budu Köfte  Tarifi

Kadın Budu Köfte Tarifi

Kadın Budu Köfte Osmanlı Saray Mutfağının da Vazgeçilmez Yemeklerinden Biridir. Yöresel Mutfaklarımızda...

Kadın Budu Köfte  Tarifi -01
Kullanılan Malzemeler 
 
*    500 Gr Kıyma
*    1 Baş Soğan
*    1 Çay Bardağı Pirinç 
*    3 Yumurta
*    Sıvıyağ
*    Karabiber
*    Tuz 
 
Kadın Budu Köfte Yapılış Tarifi
1 kaşık yağda soğanı ve kıymanın yarısını kavrulup ılıtılacak, haşlanmış pirinci, tuzu, karabiberi ve kalan çiğ kıymayı da ekleyip 1 yumurta kırarak iyice yoğrulacak.
 
hazırlanan köfte harcından ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elde yassı köfteler yapılacak, çırpılmış yumurtaya bulanıp yağda kızartılacak. 
 
Kadınbudu Köfte Tarifi -02
Kullanılan Malzemeler
*    500 Gram Orta Yağlı Kıyma
*    1 Adet Yumurta
*    1 Adet Orta Boy Soğan
*    1 Diş Sarımsak
*    1/2 Çay Bardağı Haşlanmış Pirinç
*    1,5 Çay Kaşığı Tuz
*    1,5 Çay Kaşığı Karabiber
*    1,5 Çay Kaşığı Kimyon
*    1/2 Su Bardağı Un
 
Kadınbudu Köfte Kızartmak İçin;
*    1 Su Bardağı Ayçiçek Yağı
*    1 Su Bardağı Galeta Unu
*    2 Adet Yumurta
Kadınbudu Köfte Yapılış Tarifi
Tava sıvı yağ ile ince kıyılmış soğanları ve sarımsakları kavurun. Daha sonra kıymanın yarını da ilave edin ve suyu çıkana kadar kavurun.
Geniş bir kabın içerisine tüm malzemeleri ekleyerek güzelce yoğurun.
30 dakika üzerini kapatarak buzdolabında dinlendirin.
Köfte harcı dolapta beklerken kızartmak için malzemeleri hazırlayabilirsiniz.
Daha sonra dinlenen köfteden yumurta büyüklüğünde parçalar kopararak önce galeta ununa, sonra yumurtaya batırarak kızmış yağda pişirin.
Yanına patates püresi ile servis edebilirsiniz.
 
Kıymalı Yemeklerden olan  Kadın Budu Köfte Osmanlı Saray Mutfağının da Vazgeçilmez Yemeklerinden Biridir. Yöresel Mutfaklarımızda da Yapılan  Kıymalı Yemeklerimizden Olan Kadın Budu Köfte , Gelenesel Turk Mutfağında Kıymalı Yemekler Ve Kızartmalar Başlığı Adı Altında  Kendi  Kategorisinde Yerini Almıştır.
 
Evliya Çelebinin Ve Yabancı Seyyahların Kayıtlarında Osmanlıda Saray Mutfağında “köfte” Hakkında Bazı Dipnotlar;
Defterdarzade Mehmed Paşa'nın aşçılarıyla ilgili anlatılanlar, saray çevresi mutfağının üstün niteliğini yansıtıyor. Eldiven takmak mecburiyetinde olan bu aşçıların her biri ayrı bir konuda uzmandır: hamurcu, kebapçı, köfte kebapçı, yahnici, tatlıcı, çorbacı, dolmacı ve kıymacı. Yeni ve lezzetli bir yemek icad eden aşçılar da ödüllendiriliyor, giysisi, eli veya tırnağı kirli bulunanlar iki yüz kızılcık değneği yiyordu. 
 
Dolmacı ve kıymacı ve köfte kebabcıların kullandıkları etlere sinek konmaması için sık balık ağından özel çadırlarda saklanıyordu. Evliya, Defterdarzade Mehmed Paşa'nın mutfağında pişen nefis yemekler için "bir vüzera sofrasında görmedim" diyor [II 190-191].
 
Bütün bunların yanı sıra peynir, kaymak ve şekerle yapılan dane, ıspanaklı ve köfteli dane-i bulgur, ta’am-ı çömlek, erz-i şir (bir tür sütlaç), sabuniye ve şekerle hazırlanan bir tatlı daha vardı. Muhtemelen tatlı olan bir başka çeşit de ‘idiye diye kaydedilmişti, burada büyük olasılıkla zerdenin eşanlamlısı olarak kullanılmıştı. Zerde mönüde sıralanmamıştı, fakat şerhinde zerde-i ‘idiye diye bir kez geçiyordu.
 
Ardından börek-i hürde, börek-i bohça, börek-i pazar, tavuklu (makiyan) börek-i sini, börek-i dil, peynirli ve kaymaklı börek gibi börek çeşitleri geliyordu.Zaten bu zengin ikramlardan sonra sıra yemeğin en dişe dokunur kısmında, yani et yemeklerindeydi. Bu kısım koyun eti yahnisi (yahni-i guşt) ve tavuk yahnisi (yahni-i makiyan) ile başlıyordu. Bu seride on iki farklı kebap çeşidi vardı: koyun kebabı (kebab ı guşt), tavuk kebabı, güvercin kebabı, kaz (bat) kebabı, ördek kebabı, ızgara köfte (cızbız), külbastı (ke- bab-ı kül basdı), avcı kebabı (kebab-ı şikâr), kebab-ı sarma köfte, kebab-ı şiş ve kebab-ı böbrek sarma.
 
Yemeğin planlamasından sorumlu olan görevli ziyafete renk katmak için üç ara çeşit koymuştu: kavuçma-i çüban, zırba-ı ‘asel (bir çeşit muhallebi) ve kurutulmuş kabaktan yapılan bir yemek. Doruk noktasına ise hepsi sirke ile hazırlanan koyun paça, işkembe ve baş ile varılıyor, sona doğru şirden mumbar, soğuk söğüş-i guşt (söğüş et), soğuk söğüş-i piliç ve sucuk-ı selhçe (?) geliyordu. Gılman-ı enderunun payına düşen yemekler bu zengin, gerçekten sultanlara layık ziyafete tezat oluşturuyordu: dane-i sade, zırba-ı ‘asel ve zer- de-i 'asel.
 
Mardin’de halen pek çok aile bulgur çeşitlerini kendi evlerinde alıp yıkayıp, haşladıktan sonra değirmene gönderip, çeşitli iriliklerde öğüttükleri buğdaydan elde etmektedirler. Yakın zamana kadar mahalleleri ev ev gezen küçük çaplı bulgur makineleri evlerin damına veya avlusuna kurularak buğdaydan ailelerin ihtiyacı kadar çeşitli büyüklüklerde (pilavlık bulgur, şişê bulguru, köftelik bulgur vs.) yapılırmış. Eleme işlerini ise evin hanımı moxıl (elek) ile bulguru kabuklarından ayırır ve farklı irilikleri ayrıştırır. En yaygın yiyeceklerden çiğ köfte ve pilavın ana öğesi olması bulguru beslenmede ön plana çıkarır. Ayrıca çorbalar için “dövme”, köftelik bulgur da (ismeyd) içli köfte yapımında kullanılır.

 



  • Facebook'ta paylaş

Yorumlar

  • Yorumlayan: Erman Akça
    28.10.2018 Email: ermanakca98********

    Gaza gelip yapmaya karar verdim hiç pişman değilim enfes oldu :D

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler