Avokado Nasıl Yetiştirilir? B-2

Avokado Nasıl Yetiştirilir? B-2

Meyve kabuğu sarımsı yeşil renkli, yüzeyi düzgün ince yapıda ve kolay soyulmaktadır. Meyve eti hafif liflidir. Meyvenin iriliğine göre çekirdek büyük olarak meydana gelmektedir.

Avokado Nasıl Yetiştirilir? (Bölüm - 02)
Dr. Süleyman BAYRAM
 
Fidanlar araziye dikildikten sonra, 2–3 yaşları arasında meyve vermeye başlamaktadır. Genellikle meyve yumurta veya armut şeklindedir. Meyve ağırlığı 200–400 gr arasında değişmektedir Serik-Antalya koşullarında, ortalama 280-290 gr meyve ağırlığı saptanmıştır.  
 
Meyve kabuğu sarımsı yeşil renkli, yüzeyi düzgün ince yapıda ve kolay soyulmaktadır. Meyve eti hafif liflidir. Meyvenin iriliğine göre çekirdek büyük olarak meydana gelmektedir.  
 
Meyve etinde, yağ içeriği % 15–18 ve kuru madde içeriği % 23–25 arasında değişmiştir.
  
Meyve hasadı, kasım başı-ocak sonu arasında yapılabilmekle birlikte optimum hasat zamanı olarak kasım-aralık ayları arası belirlenmiştir. Olgunlaştığında ağaç üzerinde çok fazla kalamamaktadır.  
 
Tutarlı ve verimliliği iyi olan bir çeşittir. Serik-Antalya koşullarında, ‘Zutano’ çeşidinin ağaç başına verimi 280-290 adet ve 75-80 kg arasında olduğu tespit edilmiştir.  
 
Pazar değeri ve taşımaya uygunluğu orta derecededir. Amerika Bileşik Devletleri, Şili ve Yeni Zelanda’da belli bir miktarda üretilmektedir 
 
‘Zutano’ çeşidinin meyve ve ağaç özellikleri. 
Meyve ve Ağaç Özellikleri 
 
Optimum Hasat Dönemi 
 Kasım-Aralık 
 
Ağaç Üzerinde Kalma Durumu 
 Orta (2-3 ay) 
 
Soğuktan Zararlanma Eşiği (ºC) 
 -3.0 
 
Muhafaza Durumu 
 2 ay +4°C 
 
Ağaç Habitüsü 
 Orta 
 
Periyodisite Durumu 
 Yok 
 
Ekolojik Seçicilik 
 Var 
 
Ekonomik Verime Yatma Yaşı 
 8-10 Yaş 
 
Ortalama Meyve Ağırlığı (gr) 
 280-290 
 
Meyve Kabuk Rengi 
 Açık yeşil ve parlak 
 
Meyve Kabuk Yapısı 
 Pürüzsüz 
 
Kabuk Kalınlığı 
 İnce 
 
Soyulabilirlik Durumu 
 Nispeten Zor 
 
Çekirdek Şekli 
 Konik 
 
Meyve Şekli 
 Yumurtamsı veya armut 
 
Meyve Eti Rengi 
 Açık Sarı-Krem 
 
Tad ve Lezzet 
 Orta lezzetli 
 
Verim (kg/ağaç)  
(10-12 Yaşında) 
 75-80 
 
Verim (adet/ağaç)  
(10-12 Yaşında) 
 280-290 
 
Endüstride Kullanımı 
 Gıda, kozmetik ve ilaç Sanayii 
 
Ettinger 
Kuvvetli bir lider dal ile birlikte dik büyüme alışkanlığı vardır. Yaprakları ezildiğinde, çok zayıf bir anason kokusu bulunmaktadır. Soğuklara karşı ‘Fuerte’ çeşidinden daha iyi toleransı olduğu da bildirilmiştir.  
 
Genellikle fidan araziye dikildikten 3–5 yıl sonra meyve vermeye başlamaktadır. 
 
‘B’ tipi çiçek yapısına sahiptir. Genellikle çiçeklenme, Mart ayının ilk haftası başlamakta ve Mayıs ayının son haftasında son bulmaktadır. 
 
Meyve armut şeklinde ve ortalama ağırlığı 170–570 gr arasında olmakla birlikte, ülkemizde Serik-Antalya koşullarında ortalama 280–300 gr meyve ağırlığına ulaşılmıştır.  Meyve kabuğu, parlak yeşil renkli ve kabuk yüzeyi düzgün bir çeşittir. Kabuk nispeten ince olmakla beraber soyulması kolay olmaktadır.  
 
Meyve eti açık sarı krem renginde meydana gelmektedir. Meyve etindeki yağ oranı % 16–17, kuru madde içeriği % 27–28 olarak saptanmıştır. Çekirdek büyüklüğü orta-geniş olmakla birlikte, çekirdek evine orta-sıkı bağlıdır.  
 
Meyve hasadı, ekim ortası-ocak ortasında yapılabilmekle birlikte optimum hasadı kasım-aralık ayları arasında yapılabilmektedir. 
 
İsrail’de ki çeşitler arasında en erken olgunlaşandır. Ağaç üzerinde geç hasatta çatlamalar gözükmesine rağmen meyvenin ‘raf ömrü’ uzun olan bir çeşittir. İsrail’de toplam avokado üretiminde, % 27 ile ‘Ettinger’ çeşidi en fazla yetiştirilen çeşitlerdendir. 
 
Serik-Antalya koşullarında, ağaç başına verimi 160-170 adet ve 40-45 kg arasında olduğu tespit edilmiştir. 
 
‘Ettinger’ çeşidinin meyve ve ağaç özellikleri. 
Meyve ve Ağaç Özellikleri 
 
Optimum Hasat Dönemi 
 Kasım-Aralık 
 
Ağaç Üzerinde Kalma Durumu 
 Orta (2-3 ay) 
 
Soğuktan Zararlanma Eşiği (ºC) 
 -3.0 
 
Muhafaza Durumu 
 2 ay +4°C 
 
Ağaç Habitüsü 
 Yüksek 
 
Periyodisite Durumu 
 Yok 
 
Ekolojik Seçicilik 
 Var 
 
Ekonomik Verime Yatma Yaşı 
 8-10 Yaş 
 
Ortalama Meyve Ağırlığı (gr) 
 280-300 
 
Meyve Kabuk Rengi 
 Parlak koyu yeşil 
 
Meyve Kabuk Yapısı 
 Pürüzsüz 
 
Kabuk Kalınlığı 
 Nispeten İnce 
 
Soyulabilirlik Durumu 
 Orta 
 
Çekirdek Şekli 
 Konik 
 
Meyve Şekli 
 Armut 
 
Meyve Eti Rengi 
 Açık sarı-Krem 
 
Tad ve Lezzet 
 Lezzetli 
 
Verim (kg/ağaç)  
(10-12 Yaşında) 
 40-45 
 
Verim (adet/ağaç)  
(10-12 Yaşında) 
 160-170 
 
Endüstride Kullanımı 
 Gıda, kozmetik ve ilaç Sanayii 
 
Wurtz 
Ağacı; yarı bodur ve yayılarak büyüme alışkanlığında, yoğun bir şekilde dalların birbirine girdiği ve sarkık yapraklanmanın olduğu bir yapıdadır. Soğuk zararına karşı toleransı ‘Fuerte’ ile benzer özellikler göstermektedir.  
 
Genellikle fidan araziye dikildikten 3–5 yıl sonra meyve vermeye başlamaktadır. 
 
Çiçeklenmede, ‘A’ tipi karakteristik özellik taşımaktadır. Çiçeklenme şubat ayının ortasında başlamakta ve mayıs ayının ortasına kadar devam etmektedir. 
 
Genellikle meyve ağırlığı, 175-560 gr arasında değişmektedir. Serik-Antalya koşullarında ortalama meyve ağırlığı 250–300 gr ve armut şeklinde olduğu tespit edilmiştir.  
 
Meyve kabuğu subtropikal bölgelerde ince olmakla birlikte, Serik-Antalya koşullarında meyve kabuğu orta derecede kalınlıkta olduğu tespit edilmiştir. Meyve kabuğu rengi parlak (cilalı gibi) koyu yeşil renkli, soyulması nispeten kolay, derimsi ve üzeride ufak çıkıntılar bulunmaktadır. 
 
Tohum; büyük ve konik bir yapıdadır. Meyve hasadı, şubat ayından başlayarak mayıs ayının sonun kadar devam etmektedir.  
 
Meyve eti, parlak krem veya donuk sarı renkte olabilmektedir. Meyve etinde, ortalama yağ oranı % 15-17, kuru madde oranı % 25-30’dur. 
 
İlk olgunlaştığında çok hafif (belli belirsiz) buruk bir tatta olması, meyve kalitesinde bazı tereddütlere sebep olmaktadır. Ancak, orta-geç dönemde olgunlaşması, ılık subtropik iklimlerde yoğun meyve tutması ve erken verime yatması ile ilgi çekmektedir.  
 
‘Wurtz’ çeşidinin meyve ve ağaç özellikleri. 
Meyve ve Ağaç Özellikleri 
 
Optimum Hasat Dönemi 
 Mart-Mayıs 
 
Ağaç Üzerinde Kalma Durumu 
 Orta (3-4 ay) 
 
Soğuktan Zararlanma Eşiği (ºC) 
 -2.8 
 
Muhafaza Durumu 
 2 ay +4°C 
 
Ağaç Habitüsü 
 Orta-Yarı bodur 
 
Periyodisite Durumu 
 Yok (Geç hasatta olursa Var) 
 
Ekolojik Seçicilik 
 Var 
 
Ekonomik Verime Yatma Yaşı 
 8-10 Yaş 
 
Ortalama Meyve Ağırlığı (gr) 
 250-300 
 
Meyve Kabuk Rengi 
 Parlak koyu yeşil 
 
Meyve Kabuk Yapısı 
 Çok hafif pürüzlü 
 
Kabuk Kalınlığı 
 Orta Kalın 
 
Soyulabilirlik Durumu 
 Nispeten kolay 
 
Çekirdek Şekli 
 Konik 
 
Meyve Şekli 
 Armut 
 
Meyve Eti Rengi 
 Parlak krem veya Donuk sarı 
 
Tad ve Lezzet 
 Orta lezzetli 
 
Verim (kg/ağaç)  
(10-12 Yaşında) 
 25-30 
 
Verim (adet/ağaç)  
(10-12 Yaşında) 
 100-110 
 
Endüstride Kullanımı 
 Gıda, Kozmetik ve İlaç Sanayii 
 
Pinkerton 
Ağacı; yarı bodur, ‘Hass’ çeşidine benzer bir şekilde büyümekle birlikte kısmen yayılarak büyümektedir. Soğuğa toleransı, ‘Hass’ ve ‘Reed’ çeşitlerine benzer bir şekilde olmakta ve -2 0C’de zarar görebilmektedir.
 
‘A’ tipi çiçek yapısına sahip olmaktadır. Çiçeklenmesi sonbahardan ilkbahara kadar uzamakla birlikte, hasatta geniş bir oranda olgunluk farklılıkları meydana gelmektedir. Meyveler armut biçiminde olmakta ve serin subtropikal bölgelerde yoğun bir şekilde ‘boyunlu’ meyve oluşturabilmektedir.
  
Meyve büyüklükleri, 230-425 gr arasında değişmekte ve sıcak bölgeler yetiştirildiğinde büyük meyve elde edilmektedir. Serik-Antalya koşullarında ortalama meyve ağırlığı 260-280 gr arasında olduğu tespit edilmiştir.  
 
Subtropikal bölgelerde meyve kabuğu; ‘Hass’ çeşidi gibi orta kalınlıkta, koyu yeşil, meyvenin üzerinde belirgin şekilde pürüzlü, derimsi ve sert bir yapı bulunmakta ve kolayca soyulabilmektedir. Tohum büyüklüğü, nispeten küçüktür.  
 
Krem renkli meyve eti, zengin tat ve lezzeti ile ilgi çekmektedir. Diğer birçok çeşitlerden daha yavaş olgunlaşmakta ve daha uzun ‘raf ömrüne’ sahip olmaktadır. Serik-Antalya koşullarında; ortalama yağ içeriği % 15-18, kuru madde oranı % 25-26 olarak tespit edilmiştir.  
 
Ağaç olumuna, orta dönemde gelmektedir. Hasat periyodu ocak-nisan arasında olabilmekle birlikte, optimum hasat zamanı ocak-şubat arasında olmaktadır. İsrail’de (% 11) ve Güney Afrika’da (% 8.5) yetiştirilmektedir. 
 
‘Pinkerton’ çeşidinin meyve ve ağaç özellikleri. 
Meyve ve Ağaç Özellikleri 
 
Optimum Hasat Dönemi 
 Ocak-Şubat 
 
Ağaç Üzerinde Kalma Durumu 
 Orta (3-4) ay 
 
Soğuktan Zararlanma Eşiği (ºC) 
 -2.0 
 
Muhafaza Durumu 
 2 ay +4°C 
 
Ağaç Habitüsü 
 Orta 
 
Periyodisite Durumu 
 Yok 
 
Ekolojik Seçicilik 
 Var 
 
Ekonomik Verime Yatma Yaşı 
 8-10 Yaş 
 
Ortalama Meyve Ağırlığı (gr) 
 260-280 
 
Meyve Kabuk Rengi 
 Koyu yeşil 
 
Meyve Kabuk Yapısı 
 Pürüzlü 
 
Kabuk Kalınlığı 
 Orta kalın 
 
Soyulabilirlik Durumu 
 Kolay 
 
Çekirdek Şekli 
 Konik 
 
Meyve Şekli 
 Uzun Armut 
 
Meyve Eti Rengi 
 Sarı 
 
Tad ve Lezzet 
 Lezzetli 
 
Verim (kg/ağaç)  
(10-12 Yaşında) 
 30-35 
 
Verim (adet/ağaç)  
(10-12 Yaşında) 
 100-120 
 
Endüstride Kullanımı 
 Gıda, Kozmetik ve İlaç Sanayi 
 
Kültürel İşlemler 
Sulama 
Avokado ağaçlarının kök dağılımları ‘turunçgiller’ ile benzerlikler göstermektedir. Bundan dolayı; aynı büyüklükteki ‘turunçgil ağaçları’ ile sulama miktarı ve sulama aralığı paralellik göstermektedir. Avokado bahçelerinde yağmur sularının etkinliğini kaybettiği, özellikle yaz döneminde sulanması gerekmektedir.  
 
Bahçe kurulacak yerde yeterli ve kaliteli sulama suyu bulunmalıdır. Avokado ağaçları tuzlara (klor ve sodyum) duyarlıdır. Sulama suyunda 100 ppm’den daha fazla klor içermesi halinde, orta ve şiddetli yaprak ucu yanıklıklarına neden olmaktadır. Sodyum fazlalılığı da benzer etki yapmaktadır. Bu nedenle sulamada kullanılacak suların kalitesinin belirlenmesi çok önemlidir.  
 
Avokado bahçelerinin sulanması (A) ve (B). 
Avokado ağaçlarının saçak kökleri, toprağın  60-90 cm’lik kısmında yer almakta ve bu kısımdaki toprağın nemliliğine dikkat edilmelidir.  
 
Kökleri hassas olmasından dolayı ağır topraklarda aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Yağmurların yetersiz olduğu mevsimlerde, avokado ağaçlarının sulanması gerekmektedir. 
 
Sulama suyu tuzlu ve klorlu olmamalı, saçak kökleri 60-90 cm’e kadar inen avokadonun yıl boyunca bu köklerinin nemli kalması sağlanmalıdır. 
 
İklim ve toprak yapısına göre fidanlar 7-10 gün ara ile kök bölgesini ıslatacak kadar sulanmalı, fazla sulamadan kaçınılmalıdır.  
 
Avokado bahçelerinde ilk yıllarda her fidan için yapılan çanak veya fidanları içine alan karıklara su verilerek sulama yapılmaktadır. Ağaçların verime başlamasıyla birlikte genellikle tava ve karık usulü sulama yöntemi uygulanmaktadır.  
 
Son yıllarda kurulan bazı ticari avokado bahçelerinde modern sulama sistemleri olan damla sulama veya mini sprink sulama yöntemleri uygulanmaya başlamıştır. 
 
Bu sistemlerin birçok avantajları bulunmakta ve yeni kurulan bahçelere tavsiye edilmektedir. Bu sulama sistemi, zaman ve iş gücünden tasarruf sağlamaktadır. Aynı zamanda sulama ile birlikte ağaçlara gübre uygulamasına ve çok fazla alan sulanmadığı için yabancı ot kontrolüne imkân sağlamaktadır.  
 
Daha etkin olarak sulama suyundan faydalanıldığı için sulama suyunun kısıtlı olduğu yerlerde, damla sulama sistemi kullanılmaktadır.  
 
Sulama miktarı ve sulama aralığı; 
ağacın büyüklüğüne, iklim ve toprak özelliklerine göre değişmektedir. 
 
Tava ve karık usulü sulama yönteminde, genellikle 7-20 günde bir sulama yapılmakta ve 6 aya kadar devam edebilmektedir. Damla sulama yönteminde ise, ağacın yaşına ve büyüklüğüne, verilen suyun miktarına ve zamana bağlı olmak üzere sulama aralığı, 1-7 gün arasında değişebilmektedir. 
 
Sulama zamanın belirlenmesinde, bölgedeki etkin yağışların başlangıç ve bitiş zamanı çok önemli olmaktadır.  
 
En fazla sulama yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos’ta yapılmalıdır. Bu aylarda, fidan ve ağaçlar susuz bırakılmamalıdır. Eğer susuz bırakılırlarsa, şiddetli meyve dökülmeleri ortaya çıkmaktadır.  
 
İlaçlama 
Dünyada avokado yetiştiriciliğinin yapıldığı bölgelerde birçok hastalık ve zararlı görülmesine rağmen ülkemizde nispeten daha az hastalık ve zararlı görülmektedir. 
 
Dünyada avokado tarımı yapılan bölgelerde en önemli hastalık etmeni Phytophthora cinnamoni Rands. olan kök çürüklüğü mantarıdır. Bu hastalık etmeninin zararı, henüz ülkemizde görülmemekle birlikte, ağır ve su tutan yerlere avokado bahçeleri kurulmamalıdır. 
 
Ülkemizde avokado yetiştiriciliğinin yapıldığı alanların büyük bir kısmında, ekonomik zarar eşiği geçilmediğinden dolayı, hastalık ve zararlılarla mücadele yapılmasına gerek duyulmamaktadır.  
 
Ancak görülen en önemli zararlılar ise; ‘Akdeniz meyve sineği’, ‘thrips’, ‘kabuklu bitler’, ‘unlu bitler’ ve ‘limon sıçanı’ olmaktadır.
  
Avokadolarda erken olgunlaşan ve ince kabuklu çeşitlerde ‘Akdeniz meyve sineği’ zararları görülmektedir. Kabuklu bitlere karşı beyaz yağlarla mücadelede dikkatli olunmalıdır .
 
Avokado ağaçlarında görülen zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir. 
 
Gübreleme 
Avokadonun gübrelenmesi konusunda her ülke kendi koşullarına göre önerilerde bulunmakta ve bu nedenle bazı farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Ağaçlara verilen gübre miktarlarını belirlemenin en iyi yolu, yaprak ve toprak analizleri yaptırmaktır.  
 
Ağaçlara verilecek gübre miktarını; çeşit, toprağın yapısı, daha önce uygulanan gübreleme programı, ağacın yaşı ve büyüklüğü ile birlikte verim durumu gibi birçok faktör etkilemektedir.
  
Avokado yetiştiriciliğinde azotlu gübrelerin önemi çok büyüktür. Avokado ağaçlarından normal bir verimin alınabilmesi için yeterli azotlu gübrelemelerin yapılabilmesi gerekmektedir. 
 
Genç ağaçlarda azotlu gübreleme, her yıl artan miktarlarda ve dikkatlice yapılmalıdır. İlk azotlu gübrelemeye, dikimden sonra fidanın gelişmeye başlaması ile birlikte başlanmalıdır. 
 
Avokado fidanları kök zararlanmalarına karşı çok hassas olmasından dolayı, gübreler kesinlikle genç ağaçların gövdesine temas ettirilmemeli ve gövdeden yaklaşık 20-50 cm. uzaklıktaki taç izdüşüm bölgesine verilmelidir. Her gübre uygulamasını, az ve kontrollü bir sulama izlemelidir.  
 
Avokado ağaçlarına azotlu gübre uygulanması 
Azot noksanlığında gelişme gerilemesi, soluk yeşil bir yaprak rengi, küçük yapraklar, düşük verim ve zamansız yaprak dökülmeleri gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Aşırı azot noksanlığında yaprak damarları sararmaktadır. 
 
Avokado yapraklarındaki azot seviyesi, çeşitlere göre değişmekle birlikte % 1.6-2.0 arasında olmaktadır.  
 
Daha yüksek azot oranları,Fuerte’ çeşidinde verimi azaltmakta ve diğer çeşitlerde ise yararlı olmamaktadır. Bu nedenle fazla azotlu gübrelemeden kaçınılmalıdır. 
 
Genç avokado ağaçlarında azotlu gübreleme: 
 
1. yıl: Ağaç başına yılda toplam 50 gr saf azot (250 gr amonyum sülfat), her 2-3 sulamada bir olmak üzere, ağaç başına 15 gr amonyum sülfat olarak verilmelidir.  
 
2. yıl: Ağaç başına yılda toplam 100 gr saf azot (500 gr amonyum sülfat), her verilmelidir. Şubat ve Temmuz ayları arasında 4 defada, sulama ile birlikte verilmelidir. 
 
3. yıl: Ağaç başına yılda toplam 150 gr saf azot (750 gr amonyum sülfat), her verilmelidir. Şubat ve Temmuz ayları arasında 2 defada, sulama ile birlikte verilmelidir. 
 
4. yıl: Ağaç başına yılda toplam 200 gr saf azot (1.000 gr amonyum sülfat), her verilmelidir. Ocak ve Şubat’ta yağışlı günlerde ağaç tacı altına verilmelidir. 
 
Verime yatmış avokado ağaçlarında gübreleme: 
Avokado yetiştiriciliğinin yapıldığı bazı ülkelerde dekara; 15-20 kg saf azot, 4-6 kg saf fosfor ve 5-10 kg saf potasyum verilmektedir. 
 
Ülkemizde ise Akdeniz bölgesinde genellikle ağaç başına; 3-4 kg amonyum sülfat (Azot-(NH4)2SO4), 500 gr triple süper fosfat (Fosfor-P2O5) ve 750 gr potasyum sülfat (Potasyum-K2SO4) tavsiye edilmektedir. Verime yatmış ağaçların azot ihtiyacı çiçeklenme ve meyve tutumu esnasında olmaktadır.  
 
Avokado ağaçlarının gübrelenmesi. 
Azotlu gübrelerin, tamamının Ocak-Şubat aylarında görülen yağışlardan hemen önce, bir defada verilebilmesine mümkün olmasına rağmen, 2-3 defada uygulanması daha yararlı olmaktadır (Ocak-Şubat aylarında toplam verilecek azotun 2/3’si, Nisan-Mayıs aylarında 1/3’ ü). 
 
Fosforlu ve potaslı gübrelerin verilmesi ilk yıllarda çok gerekli olmadığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, fosforlu ve potaslı gübrelerin verilmesi 4. yıldan itibaren gerekli olmaktadır. Ağaç taç izdüşümü çevresine açılacak 10-15 cm derinliğindeki banda verilmeli ve daha sonra kapatılmalıdır. Aynı zamanda, yine taç izdüşümü içine açılacak 4-6 adet ocağa vermek ve daha sonra kapatmakta mümkün olabilmektedir.  
 
Fosforlu ve potaslı gübrelerin tamamı Kasım-Aralık aylarında, toprak işlemesi ile birlikte taç izdüşümüne verilmelidir.  
 
Avokadolarda çinko ve demir gibi mikroelement eksiklikleri çok sık görülmektedir. 
 
Çinko noksanlığında, benekli yapraklılık ortaya çıkmaktadır. Damarlar arası açık yeşil veya soluk sarı olmaktadır. Noksanlık ilerlediğinde, yapraklardaki sarı bölgeler genişlemekte ve yeni çıkan yapraklar daha küçük olmaktadır.  
 
Noksanlığın daha ileriki dönemlerinde, küçük yaprakların kenarlarında kurumalar meydana gelmekte ve boğum araları kısalmaktadır. Meyveler normal büyüklüklerine göre küçük kalmakta ve yuvarlaklaşmaktadır.  
 
Çinko noksanlığını gidermek için 100 litre suyun içine 500 gram % 23’lük çinko sülfat ile 250 gram soda veya 100 litre suya 200 gram çinko oksit konularak karıştırılmalı, Haziran-Temmuz aylarında ağaçlara püskürtülmelidir. Noksanlıklar fazla ise uygulama birkaç ay sonra tekrar edilmelidir. 
 
Demir noksanlığında, yaprak damarları yeşil kalmakta ve damar araları sararmaktadır. Noksanlığın ilerlemesiyle, damarlar yeşilliğini kaybetmekte ve damarlar arası sarımsı beyaza dönmektedir. Daha ileriki dönemlerde yapraklar küçülmekte, yaprak uç ve kenarları kurumaktadır. Yapraklar dökülmekte ve ince sürgünlerde geriye doğru kurumalar görülmektedir.
 
Demir noksanlığı genellikle kireçli topraklarda görülmektedir. Toprak neminin fazlalığı ve oksijen azlığı veya noksanlığı demir eksikliğini arttırmaktadır. Kireçli topraklarda demir eksikliğini gidermek için ağaç başına 125–250 gr Sequestrene 138-Fe kullanmak yeterli olmaktadır. Gübreleme, Mayıs-haziran aylarında yapılmalı ve her yıl yapılmalıdır.  
 
Ayrıca toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını iyileştirmek için her 3-4 yılda bir dekara yaklaşık 2-3 ton ahır gübresi uygulanmalıdır.  
 
Ağaçlara verilecek gübre miktarının belirlenmesinde en iyi yol yaprak ve toprak analizine göre gübreleme yapmaktır.  
 
Yaprak örnekleri ağacın 4 ayrı yönünden, 1.5-2 m yükseklikten, o yılın 5-7 aylık meyvesiz ilkbahar sürgünlerinden ağustos ortası ekim ortası dönemde alınmalıdır. 5 dekarlık bir alandan 60-80 yaprak alınması yeterlidir.  
 
Toprak analizinin dikimden önce yapılması yararlıdır. Toprağın yapısına göre bahçeyi temsil edecek şekilde örnek alınarak analiz yaptırılmalıdır. 
 
Budama  
Avokado ağaçları, düzgün olmayan bir dallanma yapısı meydana getirmektedir. Budama, ağacın sağlam bir yapı oluşturması için çok önemli olmaktadır. Budamanın zamanında yapılmadığı durumlarda, ağaçlar geniş ve büyük taç oluşturmaktadır. Bunun neticesinde; gerek rüzgâr ve gerekse meyve yükünden dolayı, dal kırılmaları meydana gelmektedir.  
 
Ağaç tacında aşırı sıklaşmaların olması sonucunda, havalanma ve ışık girişi engellendiği için karanlık alanlar oluşmaktadır. Bu durumun sonucunda, taç içerisinde dal ve sürgünlerin gelişmediği ‘çıplak alanlar’ oluşmaktadır.
 
Avokado ağaçlarında taç içerisinde ‘çıplak alanlar’ın oluşması.  
Avokado ağaçlarında budama yaparken fazla ve gereksiz dal çıkarmalarından kaçınılmalıdır. Şiddetli ve gereksiz budama sonucunda, vegetatif gelişme teşvik edilerek verim düşürülmekte ve ağaç ‘güneş yanıklıklarına’ maruz bırakılmaktadır. Ağaçlar, soğuklara karşı daha hassas hale gelmekte ve soğuk zararının etkisi artmaktadır.  
 
Avokado fidanlarına ilk olarak dikim sırasında ‘dikim tuvaleti budaması’ yapılmaktadır. Daha sonraki dönemlerde fidanlara; çeşide ve dikim aralıklarına göre değişik terbiye sistemleri verilebilmektedir.  
 
Fidanın dikiminden sonra ilk birkaç yıl dengeli bir taç gelişimi sağlanmak amacıyla, özellikle dikine gelişme gösteren çeşitlerde, sürgün uçları koparılarak veya kesilerek bu eğilim kırılmalıdır. Genç ağaçların tepe kısmın kesilmesi dışında budama istekleri az olmaktadır. 
 
Verime yatmış ağaçlarda; hasadı kolaylaştırmak, dal kırılmalarını önlemek, kuru dalları ayıklamak, şiddetli periyodisite gösteren ağaçlarda periyodisiteyi azaltmak ve ağaç hacmini kontrol altına almak için budama yapılmalıdır.  
 
Budama yapılan 2-3 cm den daha kalın dallarda, kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir.  ‘Bacon’ ve ‘Zutano’ gibi dikine gelişme gösteren çeşitlerin ağaçlarına erken yaşta müdahale edilerek dikine gelişmeleri önlenmelidir.  
 
Avokadolarda en iyi budama zamanı; genellikle hasattan hemen sonra başlayarak gelişmenin başladığı zamana kadar devam periyot olmaktadır (şubat-nisan). Ayrıca yaz aylarında, ilkbaharda budanan kısımlardan çıkan sürgünlerde ‘uç almalar’ yapılabilmektedir.  
 
Toprak İşleme 
Avokadolarda toprak işleme bakımından diğer meyve türlerinden farklılık göstermemektedir. Avokado bahçelerinde turunçgillerde olduğu gibi derin toprak işlenmesinden kaçınılmalıdır.  
 
Yaz aylarında her 2 sulamadan sonra toprak tava geldiğinde goble disk, diskaro, rotovatör ve kaz ayağı gibi aletlerle yabancı otlar toprağa karıştırılır.  
 
Tarımsal aletlerin çalışamadığı alanlarda, yeni dikilen genç avokado ağaçlarının çevresinde gelişmeyi engelleyen yabancı otların çıkması durumunda, bu bitkilerin elle veya çapa yolu ile temizlenmesi gerekmektedir.  
 
Diğer taraftan toprak işlemesi sonucunda, ortaya çıkabilecek kök yaralanmalarını önlemek için yabancı ot öldürücü ilaçların kullanımı tercih edilen bir yöntem olabilmektedir. 
 
Malçlama 
Yabancı otların gelişimini önlemek ve topraktan su kaybını azaltmak için, yeni dikilen fidanların kök bölgesinin üstüne malçlama yapılmaktadır. Malç materyali olarak siyah plastik örtü, sap-saman ve benzeri maddeler kullanılabilmektedir. Verime yatmış bahçelerde temiz ve örtülü toprak işlemesi uygulanmaktadır. Yaz aylarında bahçe temiz tutulurken, kış aylarında ise baklagiller gibi örtü bitkileri bulundurulabilmektedir.  
 
Hasat İşlemleri  ve Hasat Zamanı 
Avokado hasadı, en önemli kültürel uygulamalardan birini oluşturmaktadır. Çeşitlerin hasat olgunluğuna geliş zamanları; çeşitten çeşide, bölgeden bölgeye ve yıldan yıla değişiklik göstermektedir.  
 
Avokadonun klimakterik özellik göstermesi ve meyvelerin tamamının aynı zamanda ağaç olumuna gelmemesi, hasat zamanının tespitinde bazı sorunları meydana getirmektedir.  Derim zamanının tespitinde, daha çok tahmini tarih ve meyve dökümü kriter olarak kabul edilmektedir.  
 
Çeşitlere göre hasat periyodu; ‘Bacon’da kasım ortası-ocak sonu, ‘Ettinger’de kasım-aralık, ‘Fuerte’de kasım-nisan, ‘Hass’da aralık-haziran ve ‘Zutano’da kasım-aralık arası olarak tespit edilmiştir.  
 
Avokadonun Hasat Kriterleri 
Dünya’da avokadonun yetiştirildiği Avustralya, İsrail, Yeni Zelanda ve A. B. D. gibi önemli ülkelerde, olgunluk kriteri olarak meyve etinin kuru ağırlık içeriğine bakılırken, Güney Afrika’da kuru ağırlık içeriğine karşılık gelen meyve etindeki nem içeriğine bakılmaktadır. Meyve etinin kuru madde ve yağ içeriği arasında yüksek oranda ilişki bulunmaktadır. 
 
Ülkemizde ise son yıllarda meyve olgunluğunun belirlenmesinde; kolay, ekonomik ve pratik bir yöntem olarak toplam kuru ağırlık veya meyvenin su içeriği üzerinde en fazla durulan bir kriter olmuştur. 
 
Avokadoda meyve etindeki nem içeriğine bakılması. 
Hasat olgunluğunun belirlenmesinde meyvenin görünüşünden yararlanılabilmektedir. Mor renk alan meyvelerde renk, yeşilden mora dönmeye başladığında, meyvenin olgunluğa geldiği kabul edilmektedir 
 
Yeşil renk alanlarda ise, kabuk zemin rengi ve meyve sapı sarımsı bir durum almakta ve parlaklık azalmaktadır. 
 
Tohum kabuğunun rengi ve tohuma yapışıklığından da olgunluk belirlenmesinde yararlanılabilmektedir. Avokado meyvesinin ağaç olgunluğuna gelmesi için geçen sürenin sonunda, tohum kabuğu rengi sarımsı beyazdan kahverengiye dönmektedir.  
 
Hasat 
Aşılı avokado ağaçlarının hasadı dikimden 3-4 yıl sonra başlamaktadır. Avokado meyvelerinin toplanması özel dikkat gerektirmektedir. Meyvelerin toplanması; elle, toplama aleti ve hasat makineleri ile yapılabilmektedir.
  
Hasatta, meyvelerin toplanması sırasında yaralanmamasına ve zedelenmemesine dikkat edilmelidir. Hasat edilen meyveler taşıma kaplarına (kasa ve sandık gibi) konulurken, yüksekten bırakılmaması gerekmektedir. Toplama aleti veya elle hasat yapılırken, meyve sapı ile birlikte ağaçtan koparılmalıdır.  
 
Meyveler sapsız koparılması durumunda, kopma yerinde çok hızlı çürümeler meydana gelebilmektedir. Meyve sapının uzun olarak koparılması durumunda, ambalajlamada sorun olmaması için uygun bir şekilde kısaltılmalıdır.  
 
Paketleme 
Paketlemeden önce istenilen hasat olgunluğuna gelen meyveler sınıflandırılmakta, yıkanmakta ve derecelendirilmektedir. Daha sonra pazarlanması amacına ve değerlendirilme şekline göre; meyveler kâğıt ile sarılıp özel karton kutulara yerleştirilerek depolara konulmaktadır.  
 
Depolama 
Hasattan sonra avokado meyvesinin çabuk yumuşaması, yüksek solunum hızına bağlı olmaktadır. Yüksek solunum hızı da sıcaklık ile ilişkilidir. Meyveler normal oda sıcaklığı olan 21 0C’de 6-12 günde yumuşamaktayken, 5 0C’de meyveler 30-40 günde yumuşamaktadır.  
 
Meyvelerin çok fazla depolanması ve bekletilmesi, olgunlaştırmada bazı problemlerin yaşanmasına sebep olmaktadır. 
 
Depolanacak meyvelerde ön soğutma yararlı olmaktadır. Depolama sıcaklıkları çeşitlere göre değişmekle birlikte, genelde 4-7 0C olarak belirtilmektedir. Daha düşük sıcaklıklarda tutulan meyvelerde ‘üşüme zararı’ ortaya çıkmaktadır.  
 
Üşüme zararı sonucunda, meyve etinde kararma ve bozulmalar meydana gelmektedir. Meyve kabuğunda siyah lekeler oluşmakta ve kalitesi düşmektedir. Depolama süresi çeşitlere göre değişmekte ve genellikle 2 aya kadar depolanabilmektedir.  
 
Ön Soğutma 
Meyvenin depolanması için metabolizmasının yavaşlatılması ve ortam sıcaklığının düşürülmesi gereklidir. Bunun nedeni, meyvede olgunlaşmayı sağlayan etilen sentezinin ve etkilerinin ortaya çıkmasının düşük sıcaklıklarda engellenmesidir. 
 
Ön soğutma için hasattan sonra mümkün olduğunca hızlı hareket ederek (ideal olanı 6 saatten daha az), meyve depolama için en uygun sıcaklığa ulaştırılmalıdır. 
 
Soğutma süresine, meyvenin başlangıç ve bitiriş sıcaklığı ile çevrenin hava koşulları (sıcaklık, rüzgâr hızı, bağıl nem) etki etmektedir. Soğutma süresi için gerekli olan zaman 8-10 saat arasında değişmektedir.  
 
Ancak, ürüne zarar veren çok düşük sıcaklıklara ulaşmamak için istenilen sıcaklığa 2 0C kaldığında, soğutma aşaması durdurulmalıdır.  
 
Soğutma 
Depolama sıcaklığı çeşide, olgunluk derecesine ve istenilen depolama dönemine göre değişmektedir. Genel olarak, hasat olgunluğundaki avokado meyvesi için istenen soğutma ortamında, nisbi nem  % 85-95 ve sıcaklık 5-12 0C arasında değişmektedir.  
 
‘Hass’ çeşidi için soğutmada, hasat olgunluğuna geldiği dönemin başında 5-7 0C ve dönemin sonunda ise 4.5-5.5 0C arasında muhafaza edilmesi önerilmektedir. Bu sıcaklıklarda, 4 haftadan daha fazla depolama süresi önerilmemektedir.  
 
‘Fuerte’ için optimum sıcaklık 6-8 0C arasındadır. Ancak, depolama süresi 3 haftadan fazla olması uygun değildir.
 
Herhangi bir dalgalanmayı önlemek için sıcaklıklar çok iyi kontrol edilmelidir. Havanın hareketi de düzenlenmelidir. Hasattan tüketiciye sunulmasına kadar soğuk zincire riayet edilmesi çok önemlidir. 
 
Pratik olarak, ticari avokado çeşitleri 5-6 0C arasında muhafaza edilmelidir. 
 
Kontrollü Atmosferde Depolama 
Uzun nakliyeler için kontrollü atmosfer kullanılmakta ve depolama süresi böylece uzatılabilmektedir. Klasik ticari çeşitler 5 veya 6 hafta depolanabilmekte ve ‘Hass’ için bu süre daha uzun olabilmektedir. 
 
Olgunlaşma 
Meyvenin olgunlaşması için sıcaklık 15-20 0C arasında olmalıdır. Sıcaklık 25 0C’nin üzerinde olduğunda; olgunlaşma düzensiz olmakta, hoş olmayan tatlar ortaya çıkmakta ve çürüme riski artmaktadır.  
 
Etilen işlemine tabi tutma (meyvenin olgunluğuna göre 20 0C’de 12-72 saat arası 100 ppm), olgunlaşmayı 3 ile 6 gün arasında hızlandırmaktadır.  
 
Sıcaklık, nisbi nem ve etilen içeriği gibi temel parametrelerin kontrol edildiği odalarda, meyveleri aynı olgunluğa getirmek mümkündür. Ancak olgunlaşmada, meyvenin hasat edildiğinde olgunluk seviyesi çok önemlidir. 
 
Verim 
Avokadonun verimi, bahçeler bakımlı bile olsa, yıldan yıla büyük değişiklik gösterebilmektedir. Bu duruma ‘periyodisite’ denmektedir. Toprak, iklim ve çeşit özellikleri verimde çok etkili olmaktadır. 
 
Eğer bir önceki yıl bol verim alınmışsa veya çiçek ve meyve gelişimi sırasında (yağmur, rüzgâr, hastalık ve zararlı gibi faktörlerden etkilenme olmuşsa), o yılın ürününde bir azalma meydana gelebilmektedir. 
 
Avokado çeşitlerinin birçoğu periyodisiteye eğilimlidir. Şiddetli periyodisite gösteren çeşitlerde ürünün bol olduğu yıllarda, meyve seyreltmesi yapılmanın bazı yararları bulunmaktadır.  
 
Meyve seyreltmesinin sonucunda; periyodisitenin şiddeti azalmakta, dal kırılmaları önlenmekte ve ağaçta kalan meyvelerin irileşmesi sağlanmaktadır. Meyvelerin çapları 2.5 cm olduğunda, meyve seyreltmesine başlanmalıdır.  
 
Genellikle, yaygın olarak avokadonun üretildiği ülkelerde ortalama verim dekara yaklaşık 1-1,5 ton’dur. Ancak, ülkemizde ortalama dekara verim 500 kilogramın altındadır. 
  
Pazara Hazırlama  
Ülkemizde avokado üretimi, son yıllarda hızlı bir şekilde artmış olmasına rağmen, henüz yoğun ihracatı (dış satım) yapılabilecek ve uzak pazarlara ulaştırabilecek durumda bulunmamaktadır. Bu nedenle, uzak pazarlara nakliye ve ihracat (dış satım) için özellikle gerekli olan paketleme evi uygulamaları yapılmamaktadır (seçme, boylama, ambalajlama gibi). Bu pazarlamada en büyük sıkıntı olarak ortaya çıkmaktadır.
 
Ülkemizde iç ve dış pazar imkânları artarsa, meyvelerin hasat öncesi, hasat ve hasat sonrası uygulamalarla birlikte pazara hazırlanması gerekmektedir.  Hasat öncesinde, yapılacak uygulamalar (gübreleme, sulama, ilaçlama vb.) zamanında yapılmalı ve meyve en iyi şekilde hasada hazırlanmalıdır.  
 
Hasatta, meyveler belirli büyüklükte (tercihen 270-330 gr) ve sağlam olmalıdır (üzerlerinde çürüme, yaralanma, ezilme gibi belirtilerin bulunmamalı).  
 
Hasat sonrasında ise, bahçeden zedelemeden toplanan meyveler bere yapmayacak kaplara konulmalı ve paketleme evinde seçilerek boylanmalıdır. Boylanan meyveler tek sıra halinde özel karton kutulara veya sandıklara ambalajlanmalıdır. Genel olarak ambalaj kapları içine 12, 15, 18 veya 21 adet meyve konulabilmektedir. 
 
Avokadonun Geleceği Hakkında Bir Görüş 
* BAYRAM, S. ‘2010 Yılı Avokado Gelişim Raporu’ndan alınmıştır. 
 
Dünya’da Avokadonun Geleceği  
Dünya’da avokado ticareti 2 merkezli olarak yapılmaktadır. Bu iki büyük ticari merkezi, Amerika Bileşik Devletleri (yaklaşık 500.000 ton/yıl) ve Avrupa (yaklaşık 300.000 ton/yıl) oluşturmaktadır. Bunun yanında, küçük ve istikrarlı Japonya pazarı da (yaklaşık 30.000 ton/yıl) bulunmaktadır.
  
Bu durumun uzun yıllar böylece gideceği ve pazarda bir değişiklik olsa bile ithalatçı ve ihracatçı ülkelerin yerini muhafaza edeceği öngörülmektedir.  
 
Ancak, son yıllarda Amerika Bileşik Devletleri’nin ithalat miktarlarında sıra dışı yükselişi, pazarda yer alan/almaya başlayan ihracatçı ülkelerin konumunda büyük değişikliğe uğramasına neden olmuştur.  
 
Avrupa’da ise belirli bir yükselme görülmesine rağmen, pazar yapısı çok fazla değişken ve dalgalı bir yapıda bulunmaktadır.  
 
Bu iki büyük pazar kıyaslandığında, Amerika Bileşik Devletleri’nde, tek bir ülke ve tek bir pazar özelliği taşıması ve ithalat pazarı kaynaklarına yakın olması, çok büyük avantajlar sağlamaktadır. 
 
Amerika Bileşik Devletleri’nin ithalatçı ülkelerin yerel pazarlara kadar uzanan gelişmiş pazarlama ağlarının bulunması ve başlıca tedarikçi ülkeleri (Meksika ve Şili) ile kuvvetli organizasyonlarının bulunması, en önemli pazar özelliğini oluşturmaktadır.
 
Ayrıca, Kaliforniya ve Florida (çok az Teksas) gibi eyaletlerin toplamda yaklaşık 150.000 ton/yıl avokado üretimlerinin olması, çok kuvvetli üretici birlik ve kooperatiflerinin bulunması ve tanıtımlara kaynak aktarmak için kurulan fonların çok iyi çalışması, ülkede dinamik bir yapının oluşmasına neden olmaktadır.
  
Avrupa’da ise birçok devletten oluşan çok parçalı ve farklı pazar karakterleri taşıyan bir yapının bulunmaktadır. Meksika, Şili, Peru, Güney Afrika ve Kenya gibi ana üretici ve tedarikçi ülkelere olan uzaklıkta, pazarda bazı dezavantajları ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca, İspanya ve İsrail gibi ülkelerde yılda yaklaşık 90.000 ton avokado üretmekte ve diğer Avrupa ülkelerine ihraç etmektedir. İspanya ve İsrail pazara yakın olmanın avantajı ile önemli tedarikçi ülkeler olmaktadır. 
 
Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa pazarına ilaveten kuvvetli bir pazarın yakın zamanda ortaya çıkması beklenmemektedir. Bu iki pazarın yapısı ise gelişmeye çok müsait ve daha da gelişeceği düşünülmektedir.  
 
Naamani (2007)’e göre; ilk ticari aşamaları henüz tamamlanmış ve ‘yeni doğmuş bir bebek’ olarak tanımlanmaktadır. İmpert (2006)’e göre ise, tanıtım faaliyetleri ile Avrupa Birliği pazarının teşvik edilebileceği ve Çin gibi büyük bir pazarında ileriki dönemlerde gelişebileceği varsayılmakta ve Güney Amerika’da avokado sektörünün hızla artacağı düşünülmektedir. Bunun sonucu olarak, Dünya avokado ticareti için ‘uyuyan güzeli uyandırma vakti’ denilmektedir. 
 
Türkiye’de Avokadonun Geleceği  
Türkiye’de ise avokadonun geleceğinin çok daha umut verici olduğu düşünülmektedir. Akdeniz bölgesinde bulunan birçok meyve türünün pazarlanmasında ülkesel ve ekonomik sorunlar bulunmaktadır.  
Bu sorunların çözümünde; avokadonun sınırlı bir alanda yetiştirilmesi ve pazarda yüksek fiyatla alıcı bulması, bazı avantajları meydana getirmektedir. Ayrıca, yaklaşık 40 yıldır yetiştiriciliğinin yapılması da geniş bir tecrübe olarak ortaya çıkmaktadır. 
 
Türkiye’de avokado yetiştiriciliğinde;
Antalya ilinin çok büyük ağırlığının olması ve Kıyı Akdeniz Havzasında bulunan bazı ilçelerinin (Alanya ve Gazipaşa) toplam avokado üretiminin büyük bir kısmını oluşturmasından (yaklaşık % 70) dolayı, Antalya ve sahil ilçelerinin avokado endüstrisinin geleceğini teşkil edebileceği düşünülmektedir. 
 
Ayrıca, bu bölge için avokado yetiştiriciliğinin geliştirilmesi, İspanya’da olduğu gibi belirli bir bölgeden yüksek gelir sağlanması ve diğer ürünlere göre çok daha fazla avantajlar elde edilmesi olasılığını da bulundurmaktadır.  
 
Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde sahil kenarlarında bulunan alanlarda, yeni tesis edilecek meyve bahçeleri için avokadonun ciddi bir alternatif olduğu düşünülmektedir. Çünkü, üretimi yapılan mevcut bahçelerde yüksek gelir seviyesine ve fiyatlarda belirli bir istikrara ulaşılmıştır.  
 
Avokadonun Geleceği, Sizin Geleceğiniz, Sizin Geleceğiniz Ülkenizin Geleceği Olabilir! 
 
Kaynaklar 
Anonymous, 1984. 19 year average: Hass yield reaches 7249 pound per acre. Avocado Grower:8(11):9-13. 
Anonim,1987. Avokado Yetiştiriciliği Çiftçi Broşürü. T.C. Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı Proje Uygulama Genel Müdürlüğü. Çiftçi-Üretici Yayınları Serisi No: 1. 
Anonim, 2003. Devlet İstatistik Enstitüsü, Tarımsal Yapı. 
Anonim, 2006. Avokado. Akdeniz İhracatçılar Birliği. 
Anonim, 2011. Avokado.www.batem.gov.tr  
Anonymous, 2000. Growing Avocados in Ventura County. A Reference Handbook-University of California Cooperative Extension. 2000. Pp 45-47. 
Anonymous, 2000. Growing Avocados in Ventura County. a Reference Handbook-University of California Cooperative Extension, 45–47. 
Anonymous , 2011. FAO Productin Yearbook. 
Anonymous, 2005. The World Avocado Market. İn; Loillet, D. and Impert, E. (Eds)., FruiTrop Focus. Cirad-Flhor TA 50/PS4 34398 Montpellier Cedex, France. 
Bayram, S. ve Demirkol, A. 2003. Antalya Koşullarında Yetiştirilen Bazı Avokado Çeşitlerinin Meyve Özelliklerinin Saptanması Üzerine Araştırmalar. Türkiye IV. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi. S: 95-98. 
Bayram, S., Arslan, A. ve Turgutoğlu, E. 2006. Türkiye’de Avokado Yetiştiriciliğinin Gelişimi, önemi ve Önerilen Bazı Çeşitler. Derim, 23(2):1–13. 
Bayram, S. ve Aşkın, M. A. 2006. Bazı Avokado Çeşitlerinde Hasat Zamanının Belirlenmesinde Yağ Ve Kuru Ağırlık Parametrelerinin Kullanımı. Süleyman Demirel Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Dergisi, 1(2):39-49.  
Bayram, S. 2006. Türkiye. Avokado. Akdeniz İhracatçı Birlikleri. S: 54-58. 
Bayram, S. ve Arslan, A. 2007. Düşük ve Yüksek Sıcaklıkların Avokado Yetiştiriciliği Üzerine Etkisi, Derim, 24(2):9–19. 
Bayram, S. ve Tepe, S. 2008. Antalya Koşullarında Bazı Avokado Çeşitlerinin Yetiştirilmesi Üzerine Düşük ve Yüksek Sıcaklıkların Etkileri, A.Ü.Ziraat Fakültesi Dergisi, 21(1), 97-104.  
Bayram, S. 2010. 2010 Yılı Avokado Gelişim Raporu. http://www.batem.gov.tr/urunler/meyvelerimiz/avokado/avokado.htm 
Crane, A. 1989. Field notes from abroad-Israel. Calif. Avoc. Soc. Yearb., 73:137-139. 
Demirkol, A., Bayram, S. ve Arslan, M.A. 2004. Antalya İlinde Avokado Adaptasyon Projesi. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (Yayınlanmamış). 
Demirkol, A., Bayram, S, Baktır, İ. 2004. Adaptation and Performance of 15 Avocado Cultivars Grown in Antalya Province in Southern Turkey. Proc. XXVI. IHC-Citrus; Subtropical and Tropical Fruit Crops. Acta Hort: 632 P:45-52. 
Doğrular, H.A., Tuncay, M. ve Şengüler, A. 1983. Antalya ve Alanya Koşullarında Avokado Çeşitlerinin Adaptasyonu. (Ara Sonuç Raporu), Yayınlanmamış, Turunçgiller Araştırma Enstitüsü, Antalya. 
Doğrular, H.A., Şengüler, A. ve Tuncay, M. 1985. Avokado Yetiştiriciliği. T.C. Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı Proje ve Uygulama Genel Müdürlüğü Turunçgiller Araştırma Enstitüsü.yayın No: 11. 
İmpert, E. 2006. Avokado Pazarının Geleceği. In; Akdeniz İhracatçılar Birliği (Ed.), Avokado. Mersin, S: 75-76. 
Knight, Jr.R.J. 2002. History, Distribution and Uses. In: A.W. WHİLEY, B.SCHAFFER and B.N. WOLSTENHOLME (Eds)The Avocado: Botany, Production and Uses; Pp: 1:10 Cabi Publishing 
Lee, S.K. and Coggins, Jr. C.W. 1982. Dry Weight Method for Determination of Avocado Fruit Maturity. California Avocado Society 1982 Yearbook 66: 67-70.  
Morton, J. 1987. Avocado: In: Fruits of warm climates. p. 91–102. 
Naamani, G. 2007. Developments in the Avocado World. California Avocado Society Yearbook, 90: 71-76. 
Newett, S.D.E., Crane, J.H. and Balerdı, C.F. 2002. Cultivars and Rootstocks. . In: A.W. WHİLEY, B.SCHAFFER and B.N. WOLSTENHOLME (Eds)The Avocado: Botany, Production and Uses; Pp: 7-162 Cabi Publishing 
Scora, R.W., Wolstenholme, B.N. and LAVİ, U. 2002. Taxonomy and Botany. In: A.W. WHİLEY, B.SCHAFFER and B.N. WOLSTENHOLME (Eds)The Avocado: Botany, Production and Uses; Pp: 2-31 Cabi Publishing. 
Whiley, A.W. 2002. Crop Management. In: A.W. WHİLEY, B.SCHAFFER and B.N. WOLSTENHOLME (Eds)The Avocado: Botany, Production and Uses; Pp: 10: 231-254 Cabi Publishing.  
Zentmyer, G. A. 1987. Avocados around the world. Calif.Avoc.Soc.Yearb.,71:63-7. 
 
Avokado Nasıl Yetiştirilir? (Bölüm - 01) 
 


Türk Aşçı Haberleri Not:
Eğer mesleki haberinizin yada yemek tarifinizin sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki prosedürleri inceleyerek gönderebilirsiniz. Yapılacak kısa değerlendirmeden sonra haberin altında sizin isminiz olacak şekilde içeriğiniz sitemizde yayınlanacaktır.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler

WhatsApp chat WhatsApp Danışma Hattı