Şifalı Bitki Işgın Kanserli Hücreleri 48 Saatte Öldürüyor Mu?

Şifalı Bitki Işgın Kanserli Hücreleri 48 Saatte Öldürüyor Mu?

Işgının pek çok insan üzerinde büyük merak uyandıran ve tüm dünyada dikkat çekmesini sağlayan sebep...

Şifalı Bitki Işgın Kanserli Hücreleri 48 Saatte Öldürüyor Mu?
Işgının pek çok insan üzerinde büyük merak  uyandıran ve tüm dünyada dikkat çekmesini sağlayan sebep, en korkulan hastalıklardan biri olan kanser tedavisinde kullanılabileceğine  dair umut uyandıran farmakolojik araştırmalar...Doğu Anadolu'da yaşayan pek çok  insanının çok da yabancısı olmadığı  bu şifalı bitkiyi sofralarınıza taşımak için henüz geç kalmış sayılmazsınız...
 
Kanser tedavisinde umut olan Işgın, ülkemizde de yetişiyor...
Anayurdu  Tibet ve Çin olan ve eski Romalılar tarafından  da bilinen şifalı bitki ışgın, Türkiye'de yabani olarak yetişen tek ravent  (Rheum ribes) türü.Bilimsel olarak Ravent adı ile bilinen ve  başak şeklindeki sarı çiçekleri ve büyük kaba yaprakları olan bu çok yıllık bitki kuzukulağıgiller ailesinden geliyor. Işgın Türkiye'de, Ağrı, Muş, Bitlis, Bingöl,Elazığ, Erzincan, Malatya, Tunceli, Hakkari, Van, Erzurum, Iğdır, Kars, Sivas, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay'ın yüksek kesimlerindeki dağlık yerlerde yabani olarak yetişiyor. Halk arasında uçkun, uçgun, ışkın, uçkun olarak da adlandırılan bitki, bahar sonu yaz başlangıcında dağ köylülerince toplanarak Doğu Anadolu şehirlerindeki pazarlarda demetler halinde satılıyor.
 
Işgının (Rhubarb)  tadı neye benziyor? Mayhoş ve ekşi  tadından dolayı kiviyi andırdığı için, ' doğunun muzu ' ve  'doğunun kivisi'  de denilen ışgın, kabuğu muz gibi soyulduktan sonra tuzlanarak veya şekere bandırılarak  çiğ olarak yenebildiği gibi, yörelere özgü farklı tariflerle çok çeşitli şekillerde  tüketiliyor. Bitlis'te turşusu yapılan bitki, Tunceli'de ise pişirilerek  yeniyor. Elazığ'da yumurtalı, Van'da kavurmalı olarak da pişirilen ışgının, Hakkari'de dondurması ve keki bile yapılıyor. 
 
Işgının faydaları nelerdir? İçerdiği kimyasal maddeler ile doğal bir ilaç özelliği taşıyan ışgının tedavi edici özelliklerinden halk arasında sıklıkla  faydalanıldığı söylenebilinir.  Astım, nefes darlığı, karaciğer sorunları, kalp ve böbrek rahatsızlıkları, soğuk algınlığı ve ateşli hastalıklar, hemoroid, ülser gibi pek çok hastalığa iyi gelen ışgının afrodizyak  etkisi de bulunuyor. Hazımsızlık ve mide yanmasına da iyi gelen bitkinin toprak altında kalan kök kısmı kaynatılarak yapılan çayın, sabahları aç karnına içildiğinde yüksek şeker değerlerini düşürdüğü biliniyor.
 
 
Aynı zamanda zengin bir vitamin ( C, A, B1, B2, E ve K ) ve mineral deposu ve iştah açıcı olan ışgının güneşte  kurutulup toz haline getirilen kökleri, mide ve bağırsak iltihaplarının tedavisinde de işe yarıyor. Bağırsakta su emilimini azaltarak,dışkının yumuşamasına yardımcı olan ışgının yüksek dozda alınması müshil etkisi yaparken, düşük dozda alınmasının ise ishal kesici tesiri bulunuyor. Anti aging  (yaşlanma karşıtı) özellikleri ile kırışıklıkları gidererek cildi yenilediği bilinen mucizevi bitki ışgın,  kurutulduktan sonra yoğurtla karıştırılarak yüze sürüldüğünde sivilce ve lekeleri gidererek, cildi yeniliyor. 
 
Farmakolojik araştırmalar kanserle mücadelede yeni bir kapı mı açıyor? Pek çok insan üzerinde büyük merak  uyandıran ve  ışgının tüm dünyada dikkat çekmesini sağlayan asıl sebep ise,  en korkulan hastalıklardan biri olan kanser tedavisinde kullanılabileceğine  dair umut uyandıran farmakolojik araştırmalar... Işgın ile ilgili olarak, Amerika Atlanta'da bulunan Emory Üniversitesi Tıp Fakültesi(1)  araştırmacıları  ve  yine ABD ve Çin'deki diğer üniversiteler tarafından gerçekleştirilen,  araştırma sonuçları, 2015 yılı sonlarında, Doğal Hücre Biyolojisi(2) dergisinde yayınlandı. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri(3), ABD Savunma Bakanlığı(4), Çin Ulusal Doğal Bilim Fonu(5), Emory Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Doku Bankası(6) ve Gürcistan Kanser Koalisyonu(7) 
 
gibi kurumlar tarafından finanse edilen araştırma sonuçları, Daily Express gazetesinde manşet olunca tüm dünyanın ilgisini çekti. Gıda Yenilik Merkezi(8) tarafından finanse edilen bir diğer farmakolojik araştırma ise  İngiliz Bilim adamları tarafından  Sheffield Hallam Üniversitesi Biyomedikal Araştırma Merkezinde(9) yürütülüyor. 2010 yılında Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Nikki Jordan-Mahy tarafından Daily Telegraph gazetesine yapılan açıklamada, pişirildiği zaman ışgından elde edilen polifenol ile yapılabilecek ilaçların kanserle mücadelede kullanılabileceğine dair bulgular elde ettiklerini ifade etmesi, milyonlarca kanser hastasına umut ışığı yakıyor.
 
Işgından  üretilecek kanser ilacı ne zaman piyasaya çıkacak? İki günde kanseri yok ettiğine dair haberlerden sonra  adını çok daha sık duymaya başladığımız ışgın, içerdiği etkin maddeler nedeni ile farmokolojik araştırmalarda ki popülaritesi gün geçtikçe artmakta olan bir bitki... 'Kopyala yapıştır ' metodu ile  türetilen magazinel haberler,  ışgın hakkında yapılan araştırma sonuçları ve uzmanların açıklamaları ile pek de örtüşmüyor. Işgından üretilen bir ilacın insan vücudundaki kanser hücrelerini 48 saatte öldürdüğüne dair bilimsel bir açıklama bulunmamasına rağmen yapılan haberlerde, ışgının kansere çare olduğu ifadelerini sıkça görüyoruz.
 
Bilimsel makalelerin satır aralarından çekip alınan cümlelerle  sansasyonel başlıklar atılarak, kanser tedavisinde devrim yaratan yeni bir mucize gibi lanse ediliyor olmasına rağmen, yazılanların bir çoğu ışgın hakkındaki gerçekleri tam anlamıyla yansıtmıyor. Araştırma ekiplerinin paylaştığı sonuçlar, uzun vadede umut vaat ediyor olmakla beraber,çalışmaların henüz  laboratuvar ortamında fareler üzerinde yapılan deneylerden ibaret olduğu ve insanlar üzerinde güvenli bir şekilde kullanılabilmesi için çok daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğu gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Araştırmaların ilk evrelerinde umut veren bir çok kimyasalın, insanlar üzerinde kullanımının güvenli olup olmayacağının anlaşılabilmesi için çok uzun soluklu çalışmalar yapıldıktan sonra bile, tüm güvenlik adımlarını başarıyla geçemediği için rafa kaldırıldığını da unutmamak ta fayda var. Laboratuvar ortamındaki çalışmalar sürdürülmekle beraber, henüz ışgının içeriğinde yer alan maddelerden üretilen bir ilacın yakın zamanda piyasaya sürüleceğine dair, bilim otoriteleri tarafından yapılan bir  açıklama bulunmuyor.
 
 
Şifalı bitki Işgın kanser hücrelerini 48 saat içinde öldürüyor mu? Amerika Atlanta'da bulunan Emory  Üniversitesi(1)  tarafından yapılan ve sonuçları  2015 yılında Doğal Hücre Biyolojisi(2)  dergisinde yayınlanan  bilimsel makalede araştırmacıların kanserle mücadele amacı ile yaptıkları çalışmalar ve sonuçları anlatılıyor. 6PGD isimli proteinin kanser hücrelerinin bölünmesini sağlayarak, kanserin hızla yayılmasına sebep olduğunu tespit eden bilim adamları,6PGD isiml proteinin bölünmesini engellerken, sağlıklı hücrelerin bölünmesini etkilemeyecek maddeyi bulabilmek için,  2000 farklı kimyasal üzerinde çalıştılar. 6PGD'nin bölünmesini engelleyen kimyasallar tespit edildikten sonra, bu kimyasalların sağlıklı hücreler üzerindeki etkilerini anlayabilmek için daha ayrıntılı deneyler yaptılar. Ayrıca bu kimyasallar dört haftadan fazla süreyle,kanser hücresi enjekte edilmiş olan farelere enjekte edildiğinde  çıkan sonuçları değerlendirdiler.
 
Titizlikle sürdürülen kapsamlı araştırmalar sonunda  ışgına  kırmızımsı turuncu rengini veren parietin  (physcion) isimli maddenin, sağlıklı hücrelere zarar vermezken, kanserli hücrelere enjekte edildiğinde bu hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı tespit edildi. Parietinin, laboratuar ortamında çoğaltılan insan  lösemi hücreleri,akciğer kanseri, baş ve boyun kanseri hücrelerinin bölünmesini durdurduğu ve genetik olarak oynanan akciğer kanserli  hücrelerin farelere enjekte edildiğinde tedavi edilmemiş akciğer kanser hücrelerine göre daha küçük ve daha yavaş büyüyen tümörler ürettiği görüldü.Test edilen en yüksek konsantrasyonda uygulanan parietinin, doğrudan bir hastadan alınan lösemi hücrelerinin yaklaşık yarısını 24 ila 48 saat içinde öldürdüğü tespit edildi. Yine parietin türevi olan ve suda daha iyi çözülen S3 isimli bir başka kimyasalın, daha önce insan akciğer kanseri hücresi enjekte edilen farelere dört hafta süreyle her gün enjekte edildiğinde , kanser hücrelerinin bölünmesini yavaşlatırken, sağlıklı hücrelerin etkilemediği  gözlemlendi.
 
Her ne kadar, araştırmaların erken aşamasındaki bu bulgular son derece umut verici  de olsa, yetkililer  ışgından elde edilen parietin ve türevi S3'ün, kanser tedavisinde insanlar üzerinde kullanılabilecek kadar güvenilir bir ilaç haline getirilip getirilemeyeceğinin anlaşılabilmesi için çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu ifade ederken, kanseri tedavi ettiği ispat edilse bile, tedavi için yeterli olacak miktarın asla yenerek karşılanamayacağının üzerini çiziyorlar.  İngiltere'de bulunan Sheffield Hallam Üniversitesi Biyomedikal Araştırma Merkezi(9) Başkanı Dr. Nikki Jordan-Mahy tarafından 2010 yılında , Daily Telegraph gazetesine yapılan açıklamalar da bir hayli ilginç.
 
Önceki araştırmalarda binlerce yıldır Çin tıbbında kullanılan oriental medikal ışgına (Rhubarb)  odaklanan araştırmacılar, bu kez Güney Yorkshire'da yetiştirilen İngiliz ışgınından faydalanmışlar. 20 dakika boyunca pişirilen ışgında  bulunan kanser karşıtı kimyasalın seviyesinin yükseldiğini ortaya koyan çalışmalardan  elde edilen bulgular,Polifenollerin ( polyphenols) kanser hücrelerini öldürdüğünü ve ya büyümelerini durdurduğunu ve bu kimyasalların, daha az  toksik tedavilerin geliştirilmesinde kullanılabileceğini gösteriyor. Nikki Jordan-Mahy, ışgının kanserin direnç gösterdiği ve diğer tedavi metotlarının işe yaramadığı  durumlarda kullanılabilecek potansiyel bir kanser karşıtı ajan olduğunu ve bu bitkiden elde edilecek polifenollerden faydalanılarak üretilecek bir ilacın kanserle mücadelede kullanılabileceğini ifade ediyor.
 
Işgın hakkında daha fazlasını merak edenler için... Şifalı bitki Işgın uzun vadede kansere  çare olup olamayacağını henüz kimse bilmiyor.Haber kaynağının aslına yönlendirme yapılmadan çarpıcı başlıklarla paylaşılan ve oradan oraya kopyalanırken aslından  oldukça uzaklaşan yanlış ve eksik haber yayınlayan siteler ve bloglar nedeni ile internette oluşan bilgi kirliliği maalesef üzücü boyutlarda. Bu nedenlerle, konu hakkındaki en doğru bilgilere direk oluşabilmenizi sağlamak amacıyla, bilim insanlarının  birinci ağızdan açıklamalarına yer veren kaynakları derleyerek  paylaşmanın  en doğru yöntem olacağına kanaat getirdik. 
 
Böylece  ilgili linklere tıklayarak, yabancı dilde  yayınlanan orjinal içerikleri  google translator yardımı ile  Türkçe'ye çevirerek konu hakkında çok daha fazla bilgiye  ulaşabilirsiniz. Daha fazlasını öğrenmek isterseniz, google üzerinden yapacağınız ufak bir araştırma ile , yayınlanan bilimsel makalelere atıfta bulunarak haber yapan ve  orjinal içeriklere link veren kaynaklara ulaşmak mümkün. Bu kaynakların ingilizce ve ya diğer yabancı dillerde olması gözünüzü korkutmasın çünkü artık yabancı dildeki içerikleri Türkçe'ye çevirmek çok kolay. Her ne kadar cümle bazındaki çeviriler yüzde yüz doğru bir cümle yapısına sahip olmasa da, 'google translator'  aracılığı ile, içerikler hakkında fikir sahibi olmanıza yetecek düzeyde çeviri yapılabildiğini söylemek kesinlikle mümkün.
 
 


Türk Aşçı Haberleri Ve Güncel Mutfak Haberleri Not::
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Türk Aşçı Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.turkascihaberleri.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İlgili haber kopyalanarak başka bir site tarafından yayınlanmaya ihtiyaç duyulduğu takdirde kaynak gösterilerek ve web sitemize link verilerek kullanıması mümkündür.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

Benzer Haberler