Çöpe atılan her tabakta bir çiftçinin emeği var. Bazen beş yıldızlı otellerin mutfaklarında çöpe giden yiyeceklere bakıyorum ve aklıma Anadolu'nun köyleri geliyor.
Sıfır Atık Bir Tabela Değil, Mutfak Kültürüdür;
Şef Seyit Çetinkaya
Ancak sıfır atık yalnızca mutfağın bir köşesine farklı renklerde çöp kutuları koymakla gerçekleştirilebilecek bir çalışma değildir.
Çöpe atılan her tabakta bir çiftçinin emeği var
Bazen beş yıldızlı otellerin mutfaklarında çöpe giden yiyeceklere bakıyorum ve aklıma Anadolu'nun köyleri geliyor.
Bir zamanlar bir lokma ekmeğin kıymetini bilen, sofraya gelen yemeği sonuna kadar değerlendiren, artan ekmeği kurutup başka yemeklerde kullanan, sebzenin yaprağından sapına kadar faydalanmaya çalışan bir kültürden geliyoruz.
Bugün ise dünyanın birçok yerinde insanlar bir öğün yemeğe ulaşmakta zorlanırken, bazı büyük işletmelerde yüzlerce porsiyon yemek tüketilmeden çöpe gönderilebiliyor.
O tabağa gelen domatesin yetişmesi için çiftçi aylarca emek verdi. Buğdayın ekilmesi, sulanması, hasat edilmesi, un hâline getirilmesi ayrı bir emek. O yemeğin mutfağa gelmesi için satın alma, taşıma, depolama, hazırlık ve pişirme süreçleri yaşandı.
Peki bütün bu emek neden birkaç saat sonra çöp oluyor?
İsrafı önlemek yalnızca işletmenin maliyetini düşürmek değildir. Aynı zamanda üreticiye, doğaya, emeğe ve insana saygıdır.
Bence bir otelin gerçek kalitesi, yalnızca misafirine sunduğu çeşitlilikle değil, o çeşitliliğin arkasındaki kaynakları ne kadar bilinçli kullandığıyla da ölçülmelidir.