loader
Mutfakta Buram Buram Siyaset !

Mutfakta Buram Buram Siyaset !

Mutfağımızda ve kurumları içerisinde siyasetin Kralı vardır! Kel başınıza şimşir tarak alsanız ne yazar...

Mutfakta Buram Buram Siyaset !
"Elbet ilgili Sorumlular Bu Makale'de Kendilerini Bulacaklardır" 
Şimdi Zaman hep birlikte tüm değerlerimize sahip çıkma zamanıdır. İspanya ve Fransa ekolü, içimizdeki satın alınmış bazı meslektaşlarımız tarafından Anadolu’nun mutfak değerlerine de haçlı seferleri düzenlenmektedir. Menfaat sahipleri "inkar" etselerde az ya da çok siyaset her yerde olduğu gibi mutfağımızda ve "bazı kurumlarında" ciddi anlamda vardır! 
 
Eğer mutfağımızın ilgili "Bazı" Kurumlarında siyaset olmasaydı;
Bu kadar dernek ve federasyon kurulmaz, yabancı gıda markaları bu kurumların bazılarının başkanlarının önüne kırmızı halılar sermez, altlarına sınırsız ve süresiz arabalar vermez, evlerinin kiralarını ödemez, bunların resmi ve gayrı resmi hesaplarına bağış ve yardım adı altında ciddi paralar aktarmazlardı. Ürünlerinin tanıtımları karşılığında keselerinin ağzını sonuna kadar açmazlardı. 
 
Coğrafyamızın her türlü değerine onursuzca saldırıyorlar!
Çünkü 100 yıllık hakimiyetleri yok olmak üzere. Bunlar İzmir’de Rahip, Anadolu’da Araştırmacı Doğu İllerimizde Arkeolog Gösteri ve Yürüyüşlerde Muhabir Oldular, Diyarbakır’da, Mardin de Tarihçi Oldular. Şimdi de Mutfağımızdaki kendi hainlerimizin destekleri sayesinde yine bizim Mutfağımız ile anılan Türkiyedeki ünlü aşçılar ve şefler Oldular, oluyorlar! 
 
Birkaç misal ile belirtecek olursam;
Mantıya Turkish ravyoli, lahmacunumuza ve pidelerimize turkish pizza, desinler ve Maraş dondurmamızı Fransız sosu ile süsleyerek tanıtsınlar Türk milletine diye. Bizim mutfağımızın bazı dernek ve federasyonları, bazı MYO’ lar, dış mihraklı bazı yabancı gıda markaları da bunlara ülkemizde ve mutfağımızda yol verip ilgili bazı üniversitelerde konuşturarak yardımcı oluyorlar. Mutfağımızı koruma amacı ile kurulmuş olan kurumlarımız da bu cahilliklere alkış tutarak Adeta kan kardeşleri ve avukatları konumundalar. Bilgi ve manevi değerlerimiz, kültürümüz ikinci kademeye düşmüş, popülerlik, cahilce şovlar, yabancı özentisi ilk sıraya oturmuş adeta.
 
Tanıtacak hiç mi genç şefimiz yok ülkemizde?
Keferenin pizzacısını tanıtırken nerede ülkemin 800 yıla dayanan etli ekmek ustaları, Niksar, lahmacun, ordu, Bafra pidesi ustalarımız? Neden bizden olanları tanıtmıyorsunuz ülkeme!  Dünyadaki Ülke Mutfaklarının İmrenerek Hayran Olduğu Yöresel ve Bölgesel Mutfaklarımızı tanıtırken bile hainlik peşindesiniz yabancı market tabelaları altında...
 
Dünyada gerçek mutfak değerlerimiz, zenginliğimiz, şaşırtıcı binlerce yılın birikimi Anadolu ve Mezopotamya’nın füzyonu ile hızla zirveye ilerleyen Osmanlı ve Türk mutfağı karsısında şaşkınlar. Bu Fransa ve İspanya ekolu “ilgili lastik markası” yıllardır, füzyon, moleküler dünya mutfağı diye bitiremedikleri, bozamadıkları mutfağımız üzerinde yeni planlar deneyecekler, denemeye başladılar da zaten.
 
Bunların tabiati budur, böyledir... 
Bu yabancı gıda markaları Samimi niyetli meslektaşlarımı satın alamazlar, dediklerini yaptıramazlar, ürünlerini satamazlar. Ama başlarındaki bir şefi ya da bir kurumun başındaki başkanı satın alarak o camiayı istedikleri gibi yönetirler. İstedikleri ürünü, markayı o camiaya satarlar. 
 
Çünkü bilirler ki bizim mesleki ahlakımızda ustaya ve "ustalık makamına" büyük saygı vardır. Ustanın sözüne saygı vardır. Düşünceleri onu seçenler için önemlidir… Lakin unutmayınız sevgili meslektaşlarım; Ama  bu büyük ve kutsal saygıyı "hak etmeyen" gereğinden fazla onursuz ve haysiyetsizler vardır…
 
Bu  İspanya ve Fransa ekolü ile birlikte hareket eden yabancı gıda markaları bir şeyi başaramazlarsa, Kendilerine benzetemezlerse, kendi eksikliklerini görürlerse, yardım teklif ederler olmadı beraber yapalım derler ve günümüzde olduğu gibi işin içine girerler. Bizden de birilerini yanlarına alarak Mesleki camiamıza 9 doğru söylerler seversiniz bunları, beğenirsiniz, izlemeye devam edersiniz "AMAo 9 doğrunun içine 10'uncusunda öyle büyük bir yanlış sokarlar ki her şey alt üst olur beyninizde.
 
Bunu öyle profesyonelce yaparlar ki anlamanız bile aylar alabilir. Baktılar-ki Osmanlı ve Türk mutfağı aldı başını gidiyor harekete geçtiler. Çok kısa bir süre içerisinde Fransız, İtalyan, İngiliz, israil, Amerikan, ispanyol ve Alman şeflerinin MYO ve diğer aşçılık okullarımızda, üniversitelerimizde özellikle 11 - 18 yaş gruplarına İlgili dernek ve federasyonlarımızın programlarında, özel okullarda, özel TV programlarında, yabancı gıda markalarının Türk mutfağının tanıtımı için düzenledikleri özel fuar ve festivallerde farklı çalışmalar adı altında ders verdiklerini, kendi mutfaklarını farklı şaklabanlıklar ile sevdirmeye çalıştıklarını ama Türk mutfağının değerlerini, mevcut reçetelerini “füzyon, moleküler, dünya mutfağı” gibi kavramlar ile bozmaya, karıştırmaya çalıştıklarını göreceksiniz, zaten görüyoruz da. 
 
Sebzelerden ve pasta ürünlerinden domuzcuklar cadılar, fareler yapıyorlar, yapacaklar. Aynı ikonların içerisine haç işaretleri koyarak genç kardeşlerimizin boyunlarına bunları madalyalar olarak takıyorlar, takacaklar. Bizim federasyon ve derneklerimiz de cahilce, bilinçsizce çalışmalarında bunlara ön ayak oluyorlar, olacaklar. Yeniden uyarıyorum sizleri. Bu çalışmalarınızı sizin cahilliğinize veriyorum. Büyük oyunların içerisindesiniz. Bizzat yaptığınız yabancı marka tanıtımı ve yabancı şeflerin ülkemdeki tanıtımı ile ilgili programlarınızın arkasındaki oyunu bilseniz bunlara alet olmazsınız.
 
Bu oyunlara gelmeyiniz lütfen. Ben biliyorum ki sizlerin içindeki memleket sevgisini 3-5 kurusa satın alamazlar. Hatta gerçekleri bilseniz sizlere gelen bu kişilerin kafasını gözünü kırar kuyruklarına da bir teneke bağlar geldikleri yere siyah ve kahverengi makyajlar ile gönderirsiniz.
 
Aynı yaş gruplarını özel davetiyeler ile katılmaları karşılığında hatırı sayılır ödüller koyup yanlarına alabildikleri kadar satılık dernek ve federasyonlar gibi kurumları alarak bu çalışmalarını daha da büyütüyorlar. Anadolu’muzun lezzetlerini Tarhana çorbamıza ovmacımıza varana kadar bu yabancı markalar kendi isimleri altında paketleyip market raflarındaki coğrafyamızdan çalınmış lezzetlerimizin sayısını çoğaltıyorlar.
 
Adamlar kahraman Maraş ‘ımızın dondurmasını, baklavamızı, dönerimizi ve ismini yazamayacağım birçok lezzetimizi kendi isimleri ile bize satıyorlar. Peki biz “Aciz miyiz-ki” lezzetlerimizi bu markaların tekeline indeks ettiriyoruz! Bu yabancı markaların market raflarındaki ürünlerinin kendi ülkelerinde bile bizim ülkemizdeki kadar müşterisi yok! Bizim mutfağımızı bozamazlarsa, kendi çizgilerine getiremezlerse kime satacaklar ürünlerini? Lütfen gelmeyin bu oyunlara sevgili meslektaşlarım. 
 
Ülkem de bulunan mesleki Dernekler, federasyonlar! Lawrens’ların Ülke Mutfağımızdaki Ağlara Bağladıkları Hain Keklikler ‘den olmayınız Lütfen
Eğer mutfağımızda siyaset olmasaydı; sağcı, solcu, komünist, Atatürkçü vs. değerlere sahip düşünceler ile ilgili kurumlarımız kendilerini, üye portföyleri ile kendilerini genelden soyutlamazlardı. Her biri birbirinden ayrı düşüncelere sahip olmazdı. Amaç mutfağımızı gerçek çalışmalar ile dünyaya tanıtmak. Lafta değil özde gerçek bilgiler ile mutfağımıza bir şeyler kazandırmak. Araç “mutfağımız” amaç ve araç ayni ise niye yüzlerce farklı düşünceye sahibiz?
 
Eğer mutfağımızın ilgili Kurumlarında siyaset olmasaydı;
ilgili kurumların başkanları “ilgili” yabancı marketin tabelası altında Türk ürünleri kullanın demezdi. Bunu ilgili basına makamında ya da bizim kültürümüze yakışan özel bir organizasyon ile yapardı. İlgili marketin menşei, amacı, politikaları ortada değil midir? Yahu neyin tanıtımını hangi tabelanın altında yapıyorsunuz? Bu ne perhiz bu ne lahana tursusu? Kendi yaptığınız şova kendiniz inanıyor musunuz? Bu millet artık salak değil. Sizde biraz daha akıllı olmayı deneyebilirsiniz.
 
Alkışlayınız beylerin üstün başarısını, yabancı gıda markasının "tabelası"nın altında “Türk ürünü kullanın” diyorlar!!!
Almanya’nın bugüne kadar bizim ülkemize ve mutfağımıza, kültür değerlerimize ne faydası oldu ki onun tabelası altındasınız? 1 degil 40 kişiniz tabelanın altında siz papağan’ mısınız? Hiç birinizin kafası çalışmıyor mu? Hiçbiriniz alet olduğunuz oyunun farkına varamadı mı? İlgili marketin raflarına gidin bakın! Türk ürünü 5.00 tl. Ama yanı başındaki aynı ürünün "yabancı marka" olanı 4,50 tl. anladınız mı şimdi konuyu beyefendiler… Hiçbirinizin aklına Mustafa kemal Atatürk’ün “Türk milleti zekidir” sözü gelmedi mi? 
 
Mutfağımızda ve kurumları içerisinde siyasetin Kralı vardır! Kel başınıza şimşir tarak alıyorsunuz ama Her şey ortada!
Aşçılarımızı kendilerine özendirme çabaları ile bilinen İspanya ve Fransa ekolü 70 yıldır bunun ülkemizde yatırımlarını yapıyorlar Coğrafyamızın Zengin ve köklü mutfak değerlerini paketleyip market raflarına koyarak bize satma yarışındalar İsrail, Amerikan, alman ve Fransız firmalarının ilave katkı maddeleri ile paketledikleri kendi lezzet lerimize bizzat kendimiz Müşteri olmayınız.
 
İlgili organizasyonlarda bunların tanıtımlarına katkıda bulunmayınız lütfen. Aynı ürünlere Mutfaklarınızda yer vermeyiniz kullanmayınız. Şeflik sanatında elinizin paha biçilemez essiz lezzetlerini bu yabancı gıda markalarının paketlerine endekslemeyiniz. Siz Türk mutfağının şeflerinsiniz. Lütfen özellikle soslarınızı ve yapabileceğiniz her türlü ürününüzü kendiniz üretiniz, yardımcılarınıza da öğretiniz. Bırakın boynuz kulağı geçsin. Bırakınız sizden daha çok başarılı olsunlar. Bu sizi daha da fazla yüceltir. Bırakınız uzayan kol bizden olsun saygıdeğer meslektaşlarım.
 
Ey ülkemin dernek ve federasyonları;
Aynı amaç ve araç uğruna çalışıyorsanız niye her biriniz ayrı ayrı düşüncelere sahip? Niye her biriniz ayrı telden çalıyorsunuz? Niye birinizin dediğine diğeriniz kara diyorsunuz? Bir olmak, büyük olmak, bütün olmak varken niye ayrısınız bir birinizden? Eğer sonuçta mutfağımızın başarısı olacaksa  niye birbirinize muhalifsiniz beyler?
 
Aşçılık Mesleğinde gönüllü kardeşlerim; 
Üye olduğunuz dernek ve federasyonların yaptıkları Çalışmaları yüreğinizde Yargılayınız. Onlardan bazıları Tüm değerlerimizin düşmanı yabancı markaların verdiği promosyonlar Vesilesi ile mutfağımızı ve makamlarını, ilkelerini ve manevi değerlerini farklı amaçlar uğruna ayaklar altına atarak onursuzca kullanabiliyorlar. 
 
İlgili kurumların Yaptıklarını Yargılayınız !!! kalbiniz size doğru olanı söyleyecektir. Size verilen madalya ve başarı Belgeleri sizi şımartabilir. Aldığınız ödüllerin karşılığını Vicdanınızda arayınız. İlgili kurumlar verdikleri madalya ve başarı belgeleri ile sizi kandırıp yabancı marka ve mutfakların ülke mutfağımızdaki lawrens’leri yapmaya çalışıyorlar Yargılayınız! 
 
Gerekirse Üye olduğunuz derneğe hesap sorunuz! Buna hakkınız var! “Milli” misiniz? Hangi taraftasınız? Tüm yatırımları çabaları bizim değerlerimizi yok etmek üzerine kurulu olan bu yabancı markalara destek vermeyiniz Çalışırsanız kazanırsınız araştırırsanız öğrenirsiniz, inanırsanız başarırsınız! 
 
Mutfağımızın milli aşçılara ihtiyacı var, onlar sizlersiniz. Bizden olanı savunan, tanıtan Yaşatan Büyüten biz demesini bilen bu Kültürün, bu Coğrafyanın Ecdadımızın evladıyız şimdi Zaman hep birlikte tüm değerlerimize sahip çıkma zamanıdır!
 
Saygıdeğer Meslektaşlarım;
Gastronomide de Haçlı Seferleri Vardır! Yabancı Markaların Ülke Mutfağımız Üzerinde Hesapları Büyüktür! Bizim Mutfağımızı Değiştirip Kendilerine Benzetemezlerse Milyarlık Yatırımları çöp Olacak! 
 
Her Şeyi Deneyecekler! üzücü olan Mutfağımızı Koruması Gereken Dernek ve Federasyonlar Bunlara Yardımcı Olup, Yer Veriyor! Yabancı markaların Lawrens lerinin Mutfağımız daki Ağlara Bağladıkları Hain Keklik’ lerden Olmayınız! 
 
İstanbul’un fethi ile gerçek zenginliğine kavuşan Osmanlı ve Türk mutfağı; emsal değerlerinin bile olmadığı paha biçilemez bir zenginliktir! şimdi ve gelecekte Coğrafyamızın kültürünü tarihini Mutfağımızın mesleki zenginliğini hem akademik hem de alaylı olarak bilen Türk şeflerine ihtiyacı vardır! sevgili meslek gönüllüsü kardeşlerim;
 
önce kendi mutfağımızı layıkı ile öğrenerek geleceğinize ve geleceğimize kendinizi iyi hazırlayınız! bizim size ihtiyacımız var! füzyon, moleküler ve dünya mutfağı uydurmaları değil odak noktanızda olması gereken “asıl” ve “asil” olan tamamının gerçek kaynağı orijinali Osmanlı ve Türk mutfağıdır!!!
 
Sevgili meslek gönüllüsü kardeşlerimize mesleki tavsiyelerimdir;
Ben sizin gerekirse çırağınız olurum. İhtiyaç duyduydunuz bir kaynağı benden isteyebilirsiniz. Sizden herhangi bir şey istemeyeceğim gibi mutlu olurum. (akdenizsef@gmail.com) Saygılarımla…
 
Yemek Kültürümüze Sahip Çıkın!
Tarihi Lezzet Miraslarımızı Koruyun!
Bildiklerinizi Yardımcılarınıza Öğretin!
Asla Bilmediğinize Biliyorum Demeyin!
Mutfağınızda Türkçe Ünvanlar Kullanın!
Ekip Arkadaşlarınıza Karşı Anlayışlı Olun!
Alanınızda Mesleki Ünvanınıza Vakıf Olun!
Taklit Etmeyin, Taklit Edilmeye Layık Olun!
Cin Olmadan Adam Çarpmaya Çalışmayın!
Ekibinize Karşı İyi Değil, Adil Olmaya Çalışın!
Ben Değil, Biz Anlayışı İle Başarınızı Anlatın!
Olumsuzluklara Karşı Yıkıcı Değil Yapıcı Olun!
Yemeklerinizin İsmini Mutlaka Türkçe Koyun!
Meslektaşlarınız Arasında Asla Laf Taşımayın!
Mutfak Tarihinizi Mutlaka Öğrenin Ve Öğretin!
Kendi Mutfağınıza Ve Kimliğinize Öncelik Verin!
Türk Mutfağımız Her Zaman Önceliğiniz Olsun!
Mesleki Tecrübeniz Ve Bilginiz İle Ayakta Durun!
İşiniz Olmazsa Eşinize Ve Ailenize Bakamazsınız!
Birilerini Karalayarak Bir Yerlere Asla Gelemezsiniz!
Ekip Zihniyeti Aile Zihniyetidir, Ustalarınıza Saygılı Olun!
İşinize Ve İşletmenize Ve Mesai Arkadaşlarınıza Saygılı Olun!
Bilginiz Ahlakiniz İle Birleştiği Zaman “Zanaatkar” Olursunuz!
Hiç Kimsenin Önünde Ezilip Büzülmeyin Güvenilir Olun Ve Dik Durun!
 
 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler