loader
Patates Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Patates Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Patates Suyunun Faydaları,Çiğ Patates Suyu Nasıl Kullanılır? Patates, 8 bin yıldan beri...

Patates Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey
Türk Aşçı Haberleri Olarak Sizin için Osmanlı Ve Türk Mutfağı Dünya Gönül Elçisi Koord. Has Aşçıbaşımız Ahmet Özdemir ‘İn Arşivinde Patates Hakkında Osmanlıdan Enteresan Bir Hikaye Bulduk;  "Patates'in Hikayesi"
 
Osmanlıya son gelen ürünlerden patates (19. Yy. son çeyreği) Devlet vergiden muaf tutarak ve valiler vasıtasıyla ekimi teşvik ediliyor. köstebeklerin ürüne zarar vermesinden dolayı devlete yapılan şikâyetin karşılığında afyon sandıklı mahkemesinin kararında (murasile):
 
Hayvanatı Muzırra’dan, Köstebek Namı Mahluk;
sandıklı köyündeki Apikoğlu Mehmet’in ilgili mevzideki ekilen olan patates mahsulüne zarar ihras ettiğin istima olunmuştur. Eğer mahsule zarar vermeye devam edersen Allah’ın ve peygamberin laneti üzerine olsun. ” demiştir. Daha sonra yetkililerin konudan haberdar olması üzerine ilam – yazan memur görevinden azledilmiştir..!
 
Fasulye, patates, hindi, kakao, mısır, bazı kabak çeşitleri Amerika kıtasının keşfinden sonra, yani 15. yüzyıldan sonra Osmanlı mutfağına girdi. Kuru fasulye Amerika’dan gelmeden önce börülce ve bakla vardı..!
 
Patates Nedir?
Patatesi Kim Getirdi?
Patates Nereden Geldi?
Günümüzde çağdaş botanistler patatesin anavatanının Güney Amerika olduğu konusunda uzlaşmışlardır. Öyle ki patates And dağları'nda yabani türler olarak belirmiş ve buradan Kolombiya ve Venezuela'ya oradan da Şili ve kuzey Arjantin'e gelmiştir.
 
En Sonunda Tüm Türler Peru'da Ekilmeye Başlamıştır
Patates ekimine dair günümüzdeki tek kanıt yaklaşık 7.000 yıl önce Peru'da gerçekleşmiş olmasıdır. Patatesi Avrupa'ya ilk kez İspanyalı bir fatih olan Pedro Cieza de León getirmiştir. İsmini Quechua dilinden alan patates, aynı yıllarda İspanya'da ekilmeye başlandı.Ülkemize gelişi 1800'lü yılların sonuna doğrudur.
 
Patates Suyunun Faydaları
Daha önce de bahsettiğimiz gibi patates suyu insan sağlığı için birçok fayda içeriyor. Çiğ patates suyunun bu faydalarından en iyi şekilde yararlanmak içinse onu aç karnına içmeniz gerektiği söyleniyor.
 
Çiğ Patates Suyunun En Önemli Faydalarını Şöyle Saymak Mümkün:
Antienflamatuar özelliğiyle iltihaplanmayı yok ederek eklemlerdeki ağrıyı azaltıyor. Güçlü antienflamatuar bileşiklere sahip olan patates suyu özellikle bel, sırt ve eklem ağrılarının giderilmesinde oldukça başarılı. İltihap ve şişkinlikle mücadele eden çiğ patates suyu ağrıları da şıp diye geçiriyor.
 
SALATA TARİFLERİPatates Suyu Kabızlık, Şişkinlik, Mide Yanmasına İyi Geliyor
Sindirim sisteminin sağlıklı işleyişine destek olan patates suyu hazımsızlığa çare oluyor, asitli yiyeceklerin yol açtığı reflü şikayetlerine iyi geliyor.
 
Gastrit, mide gazı ve mide ülserine doğal bir ilaç olarak kullanılan patates suyu aynı zamanda kronik kabızlık ya da ishal durumları yaşayanların da bağırsak düzenini yeniden sağlıyor.
 
Patates Suyu Toksinlerin Vücuttan Atılmasını Sağlıyor
Çiğ patates suyunun içindeki antioksidanlar karaciğerin ve safranın temizlenmesine; karaciğer, kalın bağırsak ve böbreklerdeki atıklardan kurtulmanıza yardımcı oluyor. Ayrıca idrar yolunda ve böbreklerde taş oluşumunu da önlüyor.
 
Patates Suyu Yüksek Tansiyonu Dengeliyor
Önemli oranda potasyum içeren çiğ patates suyu bu sayede yüksek tansiyonun düşmesine yardımcı oluyor ve kalbin sağlıklı çalışmasına yardım ederek kalp hastalıkları riskinin azalmasını sağlıyor.
 
Patates Suyu Gut Hastalığına İyi Geliyor
Kandaki ürik asit düzeyinin olması gerekenin çok üstüne çıkması sebebiyle oluşan gut hastalığı için de birebir patates suyu. Zira her gün iki bardak çiğ patates suyunun eklemlerde biriken ürik asit kristallerinden kurtulmanızı sağladığı söyleniyor.
 
Patates Suyu Kansızlıkla Savaşıyor
Çiğ patatesin suyu bol miktarda demir ve folik asit içeriyor. Bu sayede kan hücrelerinin oluşumuna destek olarak kansızlık (anemi) ile savaşıyor.
 
Patates Suyu Kilo Vermeye Yardımcı Oluyor
Zengin lif yapısı ve yağsız olması sebebiyle zayıflamaya da yardımcı bir besin patates suyu. Sabah aç karnına içilen bir bardak çiğ patates suyu bu özelliğiyle yaptığınız diyeti de destekliyor.
 
Patates Suyu Cildi Güzelleştirip Gençleştiriyor, İzlerden, Sivilcelerden Kurtarıyor
İçerdiği nişasta ve mineraller patates suyunu cilt sağlığı için de çok değerli bir konuma çıkarıyor. Öyle ki patates suyundan hazırlanan birçok maske göz çevresindeki koyu halkalardan, yüz lekelerinden, akne ve sivilcelerden kurtulmanızı sağlıyor; cildi parlaklık vererek yaşlanma etkileriyle savaşıyor.
 
Patates Suyu Nasıl Hazırlanır? 
Çiğ Patates Suyu Nasıl Kullanılır?
Çiğ Patates Suyu Hazırlanış Tarifi;
 
Çiğ patatesleri soyun ve iyice yıkayın. 
Ardından katı meyve sıkacağında suyunu çıkarın. 
Katı meyve sıkacağınız yoksa 3 adet patatese bir bardak su ekleyerek blenderdan da geçirebilirsiniz. 
Ardından topakları ayırarak bir kavanoza aktarın. 
BALIK YEMEKLERİÇiğ patates suyunun tadı biraz buruk ve acı olduğundan içine havuç suyu da ekleyerek tatlandırabilirsiniz.
Bu doğal şifayı sabah kahvaltıdan önce aç karna bir bardak içebilirsiniz. 
Dilerseniz akşam yatmadan önce de içebilirsiniz, anca günde 2 bardaktan fazla içmemeye dikkat etmelisiniz.
Son olarak yine hatırlatmamızı yapmadan bitirmeyelim. 
Çiğ patates suyunun faydaları çok olsa da yine de onu düzenli olarak tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. 
Birine iyi gelen bir çözüm sizde farklı etkiler oluşturabilir. 
Hiçbir şey sağlığınızdan değerli değil, aman diyelim.
 
Patates deyip geçmeyin sakın. Avrupa medeniyetinin doğuşuna neden olan bir nimet o. 8 bin yıldan beri insanlar için vitamin deposu bu sebzeden yapılan yemeklerin lezzetine de doyum olmuyor
 
Çocukluğunuzda Şişman Birisiyle Alay Ederken, “Şişko Patates” Diye Bağırdığınız Oldu Mu? 
Ya da kof bir adamı anlatırken, “patates çuvalı gibi” tanımlamasını kullandınız mı hiç? Aşağıladığımız, suçladığımız patatesin aslında, dünya tarihini değiştiren bir sebze olduğu hiç aklınıza geldi mi? 
 
Bu söylem benim değil. Ünlü tarihçi William H. McNeil, 1999’da yazdığı, ‘Patates Dünya Tarihini Nasıl Değiştirdi?’ başlıklı makalesinde bunu öne sürdü. McNeil, Amerika kıtasından gelen patatesin, 1770’li yıllarda kıtlık ve açlık çeken Kuzey Avrupa’yı yok olmaktan kurtardığını, zenginleştirdiğini ve bugünkü devletlerin kurulmasına ön ayak olduğunu iddia etti. 
 

Bunu Şöyle De Söyleyebiliriz: 
“Patates Amerika kıtasından gelmeseydi, Avrupa bugünki gibi olmayacaktı.” Tahıla nazaran dört kat daha fazla karbonhidrat içerdiği için Avrupa’da hızlı nüfus artışına, kıtanın sanayileşmesine ve bugünkü uygarlığın oluşmasına katkıda bulundu. 
 
Patates Bu Kadar Masum Mu? 
Değil elbette. Bu bitki bir kıtayı kurtardığı gibi, bir ülkeyi de perişan etti. Yani doyurduğu gibi açlıktan öldürdü de! Aslında bu katliam patatesin suçu değil, suçlu, ‘Phytophthora infestans’” adlı bir mantarın. Katliamın öyküsü şöyle: ‘İrlanda Açlığı’ adını alan, İrlanda patatesinin zehirlenmesi sonucu meydana gelen büyük felaket 1845-1851 arasında gerçekleşti. 1841’de İrlanda’nın nüfusu sekiz milyon civarındaydı. 
 
En Aşağı Yarısının Temel Gıdası Patatesti
Bunun böyle olmasının nedeni, İrlanda’nın o sıralarda İngiltere’nin bir parçası olmasına rağmen tam bir sömürge gibi yönetilmesiydi. 1845’te Amerika’dan gelen zehirli bir mikroskobik mantar, patates ürünün üçte birini mahvetti. Kıtlık 1847’de zirveye ulaştı çünkü aç kalan halk tohumlukları da yemişti. Kıtlık öylesine acımasızdı ki 1847’de, İrlanda nüfusunun yüzde 18.5’i yok oldu. Modern tarihçiler, İrlanda’da bu kıtlıkta 2.5 milyon insanın öldüğünü söylüyor.
 

İrlanda’da patates her şeye rağmen bugün de saygı duyulan bir sebze. Kırsal kesimde birbirine kadeh kaldıran üreticiler hâlâ şöyle dilekte bulunurlar: “Sana sağlık ve uzun bir yaşam, kira vermediğin bir patates tarlası ve her yıl bir çocuk dilerim.”
 
OSMANLI ŞERBETLERİAlmanlar’ın Gaddarlığı
Patatesin Avrupa’ya yayılışı, Otuz Yıl Savaşları (1618-1648) sırasında gerçekleşti. Almanya’ya giden İspanyol askerler, yanlarında at yemi olarak patates götürmüşlerdi. O sıralarda yoksulluktan sürünen Alman köylüler, İspanyollar’dan kâh aşırarak kâh dilenerek ilk kez patatesi tatma fırsatı buldular. Ama, nasıl yiyeceklerini bilmedikleri için, soymadan çiğ çiğ mideye indirdilerler. 
 
Bu da şiddetli hazım rahatsızlıklarına neden oldu. Bunun üzerine, patatesin hastalık kaynağı olduğuna hükmedildi. Hatta, veba, kolera, humma, cüzzam gibi ölümcül bulaşıcı hastalıklara da yol açtığı söylentileri yayıldı.
 

Almanlar ‘kartoffel’ diye adlandırdıkları ve hastalık kaynağı olarak fişledikleri patatesi, yemeyip sadece hayvan yemi olarak kullandılar. Ama, savaş esirlerine vermekte de sakınca görmediler. Almanlar’ın bu gaddarca tutumu olmasaydı, belki de patates hep hayvan yemi olarak kalacaktı. Tanrıya şükürler olsun ki, patates insanlara kaldı.

 
Yedi Yıl Savaşları sırasında Almanlar’a esir düşen Antoine-Augustin Parmentier adlı bir Fransız eczacı, esir kampında sırf patates yiyerek hayatta kalmayı başardı. 1763’te esaretten kurtulup ülkesine dönünce, ömrünün geri kalan kısmını, hayatını kurtaran patatesi tanıtmaya ve aklamaya adadı. 
 

1920’de Amerika’da icat edilen patates soyma makinesinden sonra fast-food kraliçesi olan bu sebze, beslenme uzmanları tarafından suçlu yiyecekler listesinin en başına kondu. Oysa bu uzmanlar patatesin geçmişini bilselerdi kendilerine mutlaka şu soruyu sorarlardı: O olmasaydı Avrupa bu gün nasıl olurdu?
Patatese biraz saygı lütfen!
 

 
Patatesin 8 Bin Yıllık Tarihi Var
Patates, 8 bin yıldan beri yetiştirilen bir sebze, vatanı Güney Amerika. And dağlarının Peru kesimindeki Kızılderililer, bu bitkiyi yetiştirmeye o tarihlerde başladılar. İnka’ların tanrısal bir anlam yükledikleri patatesi İspanyol fatihler, 16. yüzyılda Avrupa’ya getirdiler. Ama Akdeniz havzasının bu yeni sebzeyi benimsemesi 19. yüzyılın ortalarına kadar sürdü. Patatesin Türkiye’ye girişi, 1850’lerin başında Rusya ve Kafkasya’dan Doğu Karadeniz’e, 1853’ten sonra da Avrupa üzerinden Sakarya vadisine olmuştur.
 
Patates Kralın Promosyonu
Kıtlık had safhaya varıp da halk açlıktan kırılmaya başlayınca, Fransa Kıralı 16. Louis ve Kraliçe Marie Antoinette de patates tüketimini özendirme kampanyasına katıldı. Kral, 50 hektarlık bir askerî araziye patates ektirdi; çok değerli bir bitki yetiştiriliyormuş gibi, tarlanın etrafına nöbetçiler diktirdi. Bu da halkın ilgisini çekti. Zaten amaç da buydu.
 
Patates Vitamin Deposu
Patatesin besleyiciliği hakkında spekülasyonlar çok. Oysa patates hiç yağ içermez. Orta boy haşlanmış ya da fırında pişirilmiş bir patates sadece 100 kalori verir. Buna karşılık patates lifli bir besindir. Bir C vitamini ve B6 vitamini deposudur. Demir de içerir. Her gün 200-300 gram büyüklüğünde bir patates yenmesi halinde, vücudun günlük C vitamini ihtiyacı rahatlıkla karşılanabilir. Son yapılan çalışmalarda patatesin bir nitrik asit ve çinko deposu olduğu da kanıtlandı. Patatesin kadınlarda göğüs kanseri riskini azalttığına da inanılıyor.
 
Patates Hızır Gibi Yetişir
*Bağışıklık sistemini güçlendirir.
* Kanı alkali hale getirir. 

* Haşlanmış ve lapa haline getirilmiş patatesin zeytinyağı ile yoğrulması ile elde edilen hamur yanık, kan çıbanı, hemeroid gibi hastalıklara iyi gelir. 

* Ayna ve camlar patates ile ovulursa peril pırıl olur. 

* Kaynatılmış patates suyuyla silinen halıların rengi tazelenir, parlar.
 
Mutfakta Patates
200’den fazla patates çeşidi var. iminin nişastası bol, kiminin kabuğu sert, kiminin dokusu yumuşak, kiminin suyu daha fazla ama hepsi lezzetli. Patatesten ne yapılmaz ki! Kızartması, haşlaması, püresi, omleti, kumpiri, etli yemeği, cipsi, köftesi, alkolünden yapılan içkileri… 


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler