loader

SEBZELİ YEMEKLER

Osmanlı Saray Mutfağındaki Ziyafetlerde;
Burani-i isfanac, peşinden muhtelif sebze ve meyveleri sürüklüyordu, örneğin sebze olarak kabak, patlıcan (badıcan) ve taze lahanayı (kelem-i taze). Dolmaların tercih edildiği açıktı. Dolma sadece saydığımız sebzelerden yapılmakla kalmıyor, pek çok kılığa bürünebiliyordu.

Taze Sebze Soteleri Tarifi

Taze Sebze Soteleri Tarifi

Taze Sebze Soteleri Tarifi; Az su ile ezilmeden haşlanır.süzülür. Erimiş yağda birkaç kere çevrilir. Şeker ve...

Göbek Mantarı Közlemesi

Göbek Mantarı Közlemesi

Göbek Mantarı Közlemesi; Teflon tavaya az miktar yağ konularak doğranmış mantarlar sotelenir. Küçük...

Etli Yaprak Dolması Tarifi

Etli Yaprak Dolması Tarifi

Etli Yaprak Dolması Tarifi; Soğan ve sarımsaklar yemeklik doğranır. Kıymaya ilave edilir. Maydanoz...

Hebbüli Tarifi

Hebbüli Tarifi

Hebbüli Tarifi; Soğanlar ve kömeç ayrı ayrı ince ince doğranır. Tencereye yağ, salça ve soğanlar alınıp...

Fasulye Kavurması Tarifi

Fasulye Kavurması Tarifi

Fasulye Kavurması Tarifi; Fasulyeler ayıklanıp ikiye kırılır. Bol suda haşlanır, süzülür. Başka bir kapta...





Osmanlı Saray Mutfağında;
Osmanlıya son gelen ürünlerden patates (19. Yy. son çeyreği) Devlet vergiden muaf tutarak ve valiler vasıtasıyla ekimi teşvik ediliyor. köstebeklerin ürüne zarar vermesinden dolayı devlete yapılan şikâyetin karşılığında afyon sandıklı mahkemesinin kararında (murasile):
 
“hayvanatı muzırra’dan, köstebek namı mahluk; sandıklı köyündeki Apikoğlu Mehmet’in ilgili mevzideki ekilen olan patates mahsulüne zarar ihras ettiğin istima olunmuştur. Eğer mahsule zarar vermeye devam edersen Allah’ın ve peygamberin laneti üzerine olsun. ” demiştir.
 
Daha sonra yetkililerin konudan haberdar olması üzerine ilam – yazan memur görevinden azledilmiştir..!
 
Osmanlı Saray Mutfağında ve Ahalide;
Pırasa Osmanlı mutfağına yine sonradan gelen bir sebze ama önceleri çiğ olarak yenildiği için bir kısım halkta rahatsızlık uyandırıyor. Halk arasındaki bu belirsizlik şeyhülislama kadar dayanıyor. Kanuninin şeyhülislamı ebu suhud efendinin fetvası var (çiğ yendiği için) pırasa demekle mağfur nesneyi yemek olur mu?
 
El cevap:
Olur ama mescide gitmeyecek..!
 
1270 senesinin Recep ayının 27. günü gelen ve “Neşetabad Sahil Saray-ı Hümayunu”nda “21” gün kalan veliaht Napolyon’ için kaldığı sürece hazırlanan yemeklere gerekli olan malzemelerden
 
Sebze Grubu olarak;
havuç, pırasa, bakla, enginar, karalahana, bamya, maydonoz, ıspanak, ebegümeci, salata, hindibağ, kereviz, semizotu, taze asma yaprağı, soğan, dereotu-nane, patates, meyve olarak limon, portakal, turunç, kestane, elma, üzüm, armut, incir, fındık, üvez vardir.
 
Osmanlı Saray Mutfağındaki Ziyafetlerde;
Burani-i isfanac, peşinden muhtelif sebze ve meyveleri sürüklüyordu, örneğin sebze olarak kabak, patlıcan (badıcan) ve taze lahanayı (kelem-i taze). Dolmaların tercih edildiği açıktı. Dolma sadece saydığımız sebzelerden yapılmakla kalmıyor, pek çok kılığa bürünebiliyordu.
 
Kâtipler dolma-ı elma, dolma-ı karpuz ve dolma-ı ayvayı da kayda geçirmişlerdi. Ayva dolması halen Anadolu’nun bazı yörelerinde çok itibar görür.Bütün bu yemekler, belki de ziyafetin çoğu kez olduğu gibi et ve tatlı çeşitlerinden oluşan ana bölümüne geçişi hazırlayan bir başlangıç olarak kabul edilmelidir.