Bu haber 118 kez okundu / 7/14/2018

S. Pellegrino ve Acqua Panna sponsorluğunda seçilen “Dünyanın En İyi 100 Restoranı” listesi, gastronomi dünyasında Michelin yıldızlarını söndürdü. Aslında 2002’de Londra’da bir sektör

 

5 Günlük Lezzet Festivali

Çağdaş ERTUNA

Taste of London adlı yemek festivalinden bildiriyorum. Bakın bizim mutfağımızı festivalde kimler temsil ediyor.

 

S. Pellegrino ve Acqua Panna sponsorluğunda seçilen “Dünyanın En İyi 100 Restoranı” listesi, gastronomi dünyasında Michelin yıldızlarını söndürdü. Aslında 2002’de Londra’da bir sektör dergisinin ödülleri olarak başladı, geçen yıl ise Avustralya Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle tören Londra dışına çıktı ve Melbourne’da yapıldı, Avustralya Restoran Tanıtım Kampanyası çerçevesinde.

 

Avustralya Restoran Tanıtım Kampanyası sayesinde, şimdiye kadar Hobart’taki Mona’da “Invite the World to Dinner” etkinliği düzenlendi. Sidney’de “Noma” 10 hafta devam eden bir pop up restoran açtı.

 

Kampanyanın Avustralya’ya ekonomik getirisini ise şöyle özetlemek mümkün: Yabancı turistlerin son üç yılda yemek ve şarap harcaması tam 1 milyar dolar arttı. İşte bu aşamada bir kez daha hatırlıyoruz gastronominin gücünü ve ekonomiye katkısını.  Ülke ekonomisinde kaldıraç etkisi yaratabiliyor gerçekten.

 

Taste of London’da şeflerin yemek pişirme seanslarına katılabiliyorsunuz.

“Dünyanın en iyi 100 restoranı listesinin 51-100 sırasında yer alan restoranlar bu hafta açıklandı. Geçen yıl Mehmet Gürs’ün ‘Mikla’sı 51. sıradaydı, bu yıl ise 51-100 listesinde yer almaması demek ilk 50’ye girdiğinin bir işareti olarak da kabul edilebilir. İlk  50 ise 19 Haziran Salı günü Bilbao’da açıklanacak.

 

Bao ve Yosma önünde kuyruklar

Tam da bu gelişmelerin üstüne Taste of London’da buluyorum kendimi. Taste of London, IMG’nin Londra’da ‘Regent’s Park’ta her yıl düzenlediği 5 günlük yemek/ lezzet festivali. Her yıl farklı restoranlar katılıyor. Bu yıl yeni katılımcılar arasında İspanyol restoranı Barrafina, Meksika restoranı El Pastor, Tayvanlı Bao, Sri Lanka restoranı Hoppers gibi Londra’nın en popüler restoranları da var. Katılanlar arasında bizden bir restoran da var: Yosma.

 

Yosma, İstanbul Doors Group’u Doğuş Grubu’na sattıktan sonra Levent-Rıza-Bülent Büyükuğur ve Berk Ekşioğlu’nun yabancı yatırımcılarla birlikte kurdukları Good Food Society’nin “Frescobaldi” adlı İtalyan restoranından sonra ikinci girişimi.

 

Adından da anlaşıldığı gibi Türk restoranı. Taste of London’da çok az standın önünde uzun kuyruklar oluyor. Biri Bao, diğeri ise Yosma. Şef Hus Vedat durumdan son derece memnun.

 

Hemen yanlarında ise ünlü İtalyan restoranı Sartoria ve popüler şefi Francesco Mazzei var. Türk mutfağıyla ilgili diğer katılımcı ise Oklava’nın kurucusu ve şefi Selin Kiazım. Kiazım, Kıbrıslı Türk, şimdi bir de “Kyseri” adlı ikinci Türk restoranını açtı Londra’da. İngilizler tarafından çok beğeniliyor ama Türkiye’den gelip de gidenler yemeklerin orijinallerini bildiği ve daha yüksek beklenti içinde oldukları için İngilizler kadar çok etkilenmiyor.

 

Taste of London’da ünlü şeflerin yemek pişirme seanslarının yanı sıra bir de üç ülke/ bölgenin standı dikkat çekiyor, biri İspanya’nın gastronomi bölgesi Bask, diğerleri ise Kıbrıs ve Brezilya. Doğrusu Bask bölgesinin standı görülmeye değer. Gastronomiye verdikleri değerin karşılığını çok iyi alıyorlar ama yine de şımarmadan tanıtımlarına devam ediyorlar. Dileyelim bizde de gastronomi ile ilgili atılan olumlu adımların devamı gelsin. Yedi ve Global Gastroekonomi Zirvesi’nden sonra Taste of London çapında etkinlikler de olsun.

 

Bodrum’a yeni bir soluk

Türkiye’nin en çok tercih edilen tatil destinasyonlarından Bodrum’da bu yaz yeni bir buluşma noktası sunan Kai Beach, Mandarin Oriental Bodrum‘da plaj ve restoran hizmetleriyle yaz sezonuna giriş yapıyor.

 

RMA Group’un Operasyon ve Yiyecek & İçecek Direktörü Ayşem Saraçoğlu önderliğinde yeni bir tasarım ve ekiple hizmet veren Kai Beach, konuklarını Akdeniz mutfağını içeren lezzetlerinin yer aldığı restoranıyla ağırlıyor. Kai Beach‘te Akdeniz güneşinin ve gün batımının keyfini çıkaracak konuklar, akşamları da farklı tarzlardaki müzik ve gösteriler eşliğinde eğlenebilecek.

 

İmza lezzetler

Çağdaş Japon mutfağının uluslararası temsilcisi Zuma, yaz aylarında Yalıkavak Marina Bodrum’un günbatımı manzarası eşliğinde akşam yemeklerinde misafirlerini ağırlıyor. Menüsünde imza yemeklerinden “Miso marineli morina balığı“, “Akya balığı sashimi“ ve “Istakoz tempura” gibi lezzetlerin yanı sıra “Japon robata grill“ gibi ızgaralar ve Zuma’nın kendine özgü sushi ve sashimi çeşitleri de yer alıyor. kaynak

 




  • Facebook'ta paylaş



Bu Habere Yorum Yap