loader
Ballı Mahmudiyye Tarifi

Ballı Mahmudiyye Tarifi

Ballı Mahmudiyye Tarifi,"Adam kellesi" kadar boyu, içindeki incir darısı gibi tohumu, yumuşak sarı renkli...

Ballı Mahmudiyye Tarifi
Ballı Mahmudiyye Kullanılan Malzemeler
 
*    Bir Buçuk Kg’lık Bütün Tavuk
*    Yeteri Kadar Su
*    150 Gram Tatlı Badem
*    300 Gram Taze Ya Da 200 Gram Kuru Kayısı
*    2-3 Çorba Kaşığı Bal
*    200 Gram Kuru Rezaki Üzümü
*    2 Çorba Kaşığı Tereyağı
*    2 Su Bardağı Arpa Şehriye
*    Tuz
 
Ballı Mahmudiyye Yapılış Tarifi
*Tavuğu dörde bölüp bir tencereye alın. 
*Üzerini geçecek kadar su ve tuz ekleyip ocağa oturtun. 
*Bademleri sıcak suda 15 dakika bekletip kabuklarını soyun. 
*Daha sonra ikiye ayırın. 
*Taze kayısı kullanacaksanız, çekirdeklerini çıkarıp ikiye bölün. 
*Kuru kayısı kullanacaksanız suya koyup yarım saat bekletin. 
*Tavuk haşlanınca tencereden alıp ılıtın ve kemiklerini ayırın. 
*Haşlama suyundan 4 su bardağı alıp bir tencereye aktarın. 
*Üzerine bal, üzüm, kayısı ve bademleri ekleyip bir taşım kaynatın. 
*Tereyağını bir tavada eritip, arpa şehriyeyi rengi dönene kadar kavurun. 
*Daha sonra kaynayan suya ekleyin. 
*Tuzunu ayarlayıp orta ateşte ara sıra karıştırarak suyunu çekene dek pişirin. 
*Ocağı kapatıp tencerenin üzerine kağıt havlu serin. 
*15 dakika demlendirip servis tabağına aktarın. 
*Haşlanmış tavukla birlikte servis yapın.
“Geleneksel Türk Mutfağı, Yöresel Yemekler, Yöresel Mutfaklar, Osmanlı Saray Mutfağı, Osmanlı Yemek Kültürü, Kebab Tarifleri, Osmanlı ve Türk Mutfağı”
 
Evliya Çelebi Seyahatnamesinden Bazı  Dipnotlar;
Domuz eti dışında birçok et çeşidini yediği görülür: 
Sudan'da deve etini yediği gibi zürafa etini de dener. Ev sahibinin sunduğu zürafa kebabını "inşallah helal"dir temennisiyle yiyip çok beğenir. Kırım'da avladıkları "fil kadar" yaban mandasının kebabı [VII 2-3] ve Defterzade Mehmed Paşa'nın hizmetindeyken avlanan keklik, turaç, sülün gibi kuşlar ve ahu kebabları da yediği etler arasında sayılabilir [II 190]. 
 
Evliya Çelebi, balığı da sever, hatta birçok Osmanlı'nın yemekten çekindiği yılan balığını [Deveciyan 214] nefis bulur; defne yaprağıyla pişirildiğini ve "misk ve amber gibi rayihası" olduğunu söyler [Vlll 325]. Bursa yaylalarında avlanan alabalıkları da tereyağında pişirir [II 21].
 
Daha önce bilmediği her türlü meyve ve sebzeyi dener; 
görünüşlerini, tatlarını ve yetiştirme şekillerini anlatır. Amerika'dan getirilip Amsterdam'da yetiştirilen ve adının hunza olduğunu söylediği meyve için verdiği bilgiler, bunun papaya (Carica papaya, geç Osmanlı döneminde inebe-i hindi olarak biliniyordu) olabileceğini düşündürüyor: 
 
"Adam kellesi" kadar boyu, içindeki incir darısı gibi tohumu, yumuşak sarı renkli eti, tatlı lezzeti bu meyvenin tarifine uymaktadır [Davidson 575]. Sadece dışını saran lahana gibi kat kat yapraklar papa yada bulunmaz. Evliya Çelebi bu egzotik meyveyi çiğ yemekle kalmaz, kavun zerdesi misali pirinç ile zerdesini yaptırır. 
 
Yiyenler "bu taam-ı lezız ancak cennette olur" diye hayran kalır [VI 223-4]. Evliya, gittiği her yerin lezzetli yiyecek ve yemeklerinin hakkını verir. Fakat gezdikçe Osmanlı mutfağının değerini daha da iyi anlayıp "Taam devlet-i Osman'dadır" sonucuna varır [VII 110]. İran'da pilav, birkaç çorba ve büryandan başka yemek olmadığını söyler [IV 178]. 
 


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap