loader
Kabak Dolması Tarifi

Kabak Dolması Tarifi

Kabak Dolması Tarifi ; 
Kabakların içi oyulur, yağda kızartılır. Pirinç, kıyma, soğan, salça, tuz, dereotu...

Kabak Dolması Tarifi
Kabak Dolması Tarifi Malzemeler: 
 
*      1 Kg. Kabak 
*      300 Gr. Pirinç 
*      1 Adet Soğan 
*      200 Gr. Kıyma 
*      1 Çay Bardağı Yağ 
*      1 Tutam Maydanoz 
*      Tuz, Karabiber 
 
Kabak Dolması Tarifi 
Hazırlanış :

Kabakların içi oyulur, yağda kızartılır. Pirinç, kıyma, soğan, salça, tuz, dereotu, karabiber ve maydanoz karıştırılır. 
 
Kızartılan kabakların içi doldurulur. Bir tencereye döşenerek, kısık ateşte pişirilir. 
 
Kabak Dolması Tarifi 
Servis :
Sıcak olarak servis yapılır. 
 
 
Fasulye, patates, hindi, kakao, mısır, bazı kabak çeşitleri Amerika kıtasının keşfinden sonra, yani 15. yüzyıldan sonra Osmanlı mutfağına girdi. Kuru fasulye Amerika’dan gelmeden önce börülce ve bakla vardı..!
 
Osmanlı Saray Mutfağındaki Bazı Yemeklerde;
Yemeğin planlamasından sorumlu olan görevli ziyafete renk katmak için üç ara çeşit koymuştu: kavuçma-i çüban, zırba-ı ‘asel (bir çeşit muhallebi) ve kurutulmuş kabaktan yapılan bir yemek. 
 
Yabancı seyyahların kaynaklarında;
Anadolu’da yetiştirilen sebzeler arasında patlıcan, lahana, bezelye, fasulye, hıyar, havuç, maydanoz, kırmızı pancar pirinç, nohut, barbunya, bakla, soğan, turp bulunmakta. Dernschwam’ın verdiği bilgilere göre  İznik’te hıyar ve kabak üretilmektedir. 
 
KABAĞIN DA BİR SAHİBİ VAR!
Vaktiyle bir derviş berbere gidip:
- Vur usturayı berber efendi, der.
Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar ve diğer tarafa usturayı vuracakken, mahallenin kabadayısı içeri girer.
Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış tarafına sert bir tokat atarak:
- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye bağırır.
‘Dövene elsiz, sövene dilsiz’ olan, halktan gelen her şeyin Hak’tan geldiğine inanan derviş, sabreder.
Fakat kabadayının tıraş esnasında dili de durmaz, sürekli alay eder derviş ile:
'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkandan çıkar.
Henüz birkaç metre gitmiştir ki, kontrolden çıkan bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelerek kabadayıyı altına alıp sürükler.
Kabadayı oracıkta feci şekilde can verir.
Berber dervişe bakar, sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş düşünceli bir şekilde cevap verir:
- Vallahi gücenmedim ona.
Hakkımı da helal etmiştim.
Gel gör ki, kabağın da bir sahibi var.
O gücenmiş olmalı !
 
"Elbet zuhûra gelir ne ise hükm-i kader
Hakk'a tefvîz-i umûr et ne elem çek ne keder"

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler