Bu haber 198 kez okundu / 7/14/2018

Ramazan ve Bayram coşkusunu, bereketini bir arada hissettiğimiz bu özel sayıyı hazırlarken, son derece anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine destek vermenin de mutluluğunu

 

 

Engelsiz Mutlu Gastronomi

Esra Düzdağ

Sofra Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Esra Düzdağ yazdı...

Ramazan ve Bayram coşkusunu, bereketini bir arada hissettiğimiz bu özel sayıyı hazırlarken, son derece anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine destek vermenin de mutluluğunu yaşadık aynı zamanda...

 

Hafızanızı şöyle bir zorlarsanız, Mayıs ayındaki Engelliler Haftası'nda medyada yer alan bazı haberleri hatırlarsınız belki… İşte biz etkisi sadece bu haftayla sınırlı kalmayan, kalıcı sonuçlarıyla gurur verici bir tabloya dönüşen özel bir etkinliğin basın sponsoru olarak, görme engelli gençlere destek verme şansını yakaladık…

 

Körleri Eğitim ve Kalkındırma Derneği Gaziantep şubesi tarafından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile birlikte düzenlenen "Engelsiz Mutlu Gastronomi" etkinliği için hazırlıklar aylar öncesinden başladı… Derneğin kurucularından sevgili Melda Dai ile yaptığımız uzun telefon görüşmeleri ve yazışmalar boyunca, bu gençleri yüreklendirecek, destekleyecek ve belki de geleceğin usta şefleri olarak anılmalarını sağlayacak neler yapabiliriz diye konuştuk…

 

 

Hem GASMEK (Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları) hem de MSM'de (Mutfak Sanatları Merkezi) aldıkları aşçılık eğitimi sonunda, 5 genç finale kalarak yarışmaya hak kazandı.

 

Engelli olmanın hayatta hiçbir şey için engel teşkil etmediğini kanıtlayan, yemeğe ve mutfağa tutkun bu gençler, "görerek değil hissederek" yemek yapmanın farkını ortaya koydular. MSM'nin usta şefi Doğa Çitçi'nin rehberliğinde belirlenen mönü ise "Gavurdağı", "Alinazik", "Bastık" gibi Gaziantep'in yöresel yemeklerinden oluşuyordu…

 

Finale kalan 5 genç, 1 ay boyunca sadece kursta değil, evlerinde de sürekli bu yemekleri denediklerini anlattılar bize… "Biz" derken, ekranlardan ve dergimizin sayfalarından çok iyi tanıdığınız Selin Kutucular, Elif Edes Tapan ve Memet Özer'le birlikte bendeniz de İstanbul'dan yola çıkarak, hem hazırlık aşamalarında gençlerin heyecanına ortak olduk, hem de naçizane, jürilik görevini üstlendik…

 

Şimdiye dek pek çok etkinlik vesilesiyle Gaziantep'te ve Mutfak Sanatları Merkezi'nde bulundum ama o günkü kadar heyecan duyduğumu, sevgiyle sarmalandığımı hatırlamıyorum!

 

 

Zaten yarışmanın sloganı "Engelsiz Mutlu Gastronomi" olunca, herkesin son derece pozitif olduğunu tahmin edersiniz!

 

İşte böyle bir ortamda sıra yemekleri tatmaya gelince, itiraf ediyorum, jüri üyeleri olarak gerçekten hepimiz küçük çaplı bir şaşkınlık yaşadık! Tüm gün hijyen kurallarına ekstra dikkat edişleri, birbirleriyle nezaket ve uyum içinde çalışmaları, ocak ve bıçak kullanımlarını hayranlıkla izlediğimiz görme engelli şef adayları, lezzet ve sunumlarıyla da benim diyen şefe şapka çıkarttıracak derecede başarılıydı.

 

Tamamen objektif ve profesyonel bir değerlendirmeyle hepsinin kendi kategorisinde birinci olduğuna kadar verdik. En iyi yöresel uygulamada «Gavurdağı» salatasıyla Mehmet Kılıçparlar ve Mesut Topuz, en iyi sunumda «Bastık» tatlısıyla Nazlı İnce, en iyi baharat kullanımında «Mercimek çorbası"yla Büşra Aslan, en zor yemek kategorisinde ise «Alinazik» yemeğiyle Zerrin Fatma birinci oldu.

 

Geleceğin iddialı şef adayları olan bu isimleri bir kenara not almanızı tavsiye ederim!

Yaşamın her alanında engellerin aşıldığı günler dileğiyle… kaynak

 




  • Facebook'ta paylaş



Bu Habere Yorum Yap