loader
Daday’da 'İksirli Dokunuş'la Kadınları Ekonomiye Kattılar!

Daday’da 'İksirli Dokunuş'la Kadınları Ekonomiye Kattılar!

Büyük şehirlerde insanların birbirine sık söylediği bir şey var: Türkiye’de tarım bitti. Bu, sanki akan bir tarım suyu vardı da kesilmiş, olay kendiğinden gerçekleşmiş algısıyla söyleniyor.

 

Daday’da 'İksirli Dokunuş'la Kadınları Ekonomiye Kattılar!

Yasemin SALİH

 

Büyük şehirlerde insanların birbirine sık söylediği bir şey var: Türkiye’de tarım bitti. Bu, sanki akan bir tarım suyu vardı da kesilmiş, olay kendiğinden gerçekleşmiş algısıyla söyleniyor. Oysa yeterince uğraşıldığında Türkiye’nin her köşesinde tarıma verilen emek karşılığını buluyor.

Aslında tarım değil, tarımsal üretim iştahının bitmesi söz konusu. Bunun en güzel örneklerinden biri Kastamonu’nun Daday ilçesinde yaşanıyor. Topraklarının verimliliği ve doğal hayatın hâlâ kendini koruduğu bir bölge olarak bilinen Daday’da İksirli Çiftlik adında bir proje yaklaşık sekiz yıldır kırsal kalkınma örneği sergiliyor. 

 

Hikâyenin kahramanları ise kökleri Dadaylı olan emekli matematik öğretmeni İksir Aydın ile kızları. Evet, kadınlar son dönemde sadece kentlerde değil kırsalda da güzel başarı hikâyelerine imza atıyorlar. İksir Hanım ve kızları da böyle bir sürecin kahramanları... İstanbul’da buluştuğumuz İksir Aydın’ın endüstri mühendisi olan kızı Ece Aydın anlattı bize Daday’daki süreci. istanbul’a gelme nedeni de, orada ürettikleri doğal ürünleri plazalarda kurdukları ‘çarşı’larla kentli çalışanlara ulaştırmakmış. Bunun için şirketlerle görüşen Ece Aydın, annesinin memleketi Daday’a ilk kez sekiz yıl önce bir yaz tatili için gittiklerini söylüyor. 

 

“Dedem kaymakam olduğundan annem de bilmiyordu Daday’ı, hep başka yerlerde yaşamışlar” diyen Aydın, bu seyahatte tesadüfen büyük bir konağın satışa çıkarıldığını gördüklerini ve annesinin aklına böyle bir yatırım geldiğini ifade ediyor. Gerisini Aydın'dan dinleyelim: “Annem bölgenin sahip olduğu güzelliklere rağmen sahipsiz kalmasına çok üzüldü. Bu konak da onun çocukluğundan hatırladığı önemli bir aileye aitti. Onun bile böylesine harap halde olmasını kabullenemedi. Burayı satın aldık. Ekolojik turizme uygun olduğunu düşündük. Zaman içinde 60 odalı bir resort otele dönüştürdük ve ona annemin adını verdik.”

 

 

60 Dönümde Doğal Tarım

Daday, Türkiye’de Heybeliada’dan sonra senatoryum açılan ikinci lokasyon. 3 bin 300 nüfuslu, sanayisi olmayan, toprakları nispeten daha temiz bir tarım bölgesi. Ece Aydın, ailesinin Çatalca’da bir çiftliği olduğunu ve tarıma aşina bir gelenekten geldikleri için Daday’daki konak ve 60 dönümlük arazi sinde doğal üretim yapmak üzere kolları sıvadıklarını anlatıyor. İlk iş olarak bölgede yıllırdır yetişen siyez buğdayının yerli tohumlarını ekmişler toprağa. Çok verimli sonuçlar aldıklarını anlatan Aydın, “Daday’da siyezi ilk biz ektik. Zaten Kastamonu’da sadece dört ilçede ekiliyordu. Sonra ürün çok popüler oldu. Kilo fiyatı 2.5 TL’den 25’lere çıktı. 

 

Sadece bizim ilçede sekiz üretici var şu anda. Biz de yıllardır kendi tohumumuzu ekiyoruz” diyor. Arazide sadece siyez buğdayı ekmiyor Aydın ailesi. Kapalı manej alanda birçok doğal ürün yetiştiriliyor. Arazinin bir bölümünde hobi bahçeleri ayrılmış. İsteyen burayı kiralıyor, ekip-biçiyor ve hasat zamanı gelemese de ürünler kargo ile kendilerine gönderiliyor. Geçen yıl otelde 17 bin kişiyi ağırladıklarını belirten Ece Aydın asıl amaçlarının Kastamonu bölgesini bir ‘ekolojik turizm destinasyonu’ olarak tanıtmak olduğunu vurguluyor.

 

İnek Sağmak İçin Kuyruğa Giriyorlar

Otel için bugüne kadar 10 milyon liralık yatırım yapan Aydın ailesi ekolojik turizm için yine Daday’da ikinci bir yatırıma imza attı. Bu kez İksirli Çiftlik adında 100 dönümlük arazi üzerine altı odalı tam bir butik otel inşa eden aile, burada çevreye sıfır ayak izi bırakan bir sistem kuruyor. Çiftlikte yoğurt, ekmek atölyeleri var. Misafirler hayatın her alanına eşlik ediyor. Konukların sabahları inek sağmak için sıraya girdiklerini belirten Ece Aydın, burada kurdukları sistemi şöyle anlatıyor: “İksirli Çiftlik bir pilot proje. 

 

 

Tamamen kendine yeter bir tesis olarak tasarladık. Dışarıdan sıfır enerji alıyoruz. Teknolojik altyapı yatırımına başladık. Yalıtım, güneş panelleri, yağmur biriktirme istasyonları yapıldı. Bölgede iklim sert. Hayvan gübresinden metan gazı elde etmek gibi projelerimiz var. Zaten iki tesiste de kendi kuyularımızdan su kullanıyoruz. Amacımız doğada hiç ayak izi bırakmamak. Bunun için de bölgesel bir hareket gerekiyor. Buna öncülük etmek istiyoruz.”

 

Üreten Kadın Fiyat Koyan Erkek

İksir Aydın’ın Daday’da yarattığı değişimin ana unsurlarından biri de kadınlar. Örneğin İksirli Çiftlik’te 50 kişi çalışıyor ancak bölgedeki kadınlar da sistemin içinde. Onlardan reçel, pekmez gibi ürünleri alan İksir Hanım, üretici kadınlardaki cengaver yönü görünce hemen bir örgütlenmeye gitmiş. Dadaylı Girişimci Kadınlar Derneği’ni kurmuş. Ece Aydın, bölgedeki değişimi şöyle anlatıyor: “Kadınlar çok üretken, korkusuz, cengaver. Pazarlarda hep kadınları görüyoruz. Ancak fark ettik ki ürünü üreten kadın, fiyatı belirleyen koca. Bunun değişmesini istiyoruz. Annem de bunun için çok çalışıyor.”

 

İksir markasını online ortama da taşıyan aile, oteldeki yerel tarifl eri burada da pazarlıyor. Ece Aydın’ın verdiği bilgiye göre tarifl erin bir kısmı annesinin babaannesinden kalma.  Asıl büyük proje ise İstanbul’da Etaly tarzı bir konseptle mağaza-restoran açmak. Bunun için görüşmeler yürüten Ece Aydın, Kastamonu’yu dünyaya tanıtmak için bu tür girişimlerin önemli olduğuna dikkat çekiyor. kaynak

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler