Bu haber 117 kez okundu / 4/22/2018

Dünya tarihini değiştiren antik kalıntılara sahip olan, medeniyetlerin doğuşuna şahitlik eden Mezopotamya’ya uzanan topraklara kurulu Güneydoğu’nun adı artık turizmle

 

Turizmin Yeni İncisi Güneydoğu

Dünya tarihini değiştiren antik kalıntılara sahip olan, medeniyetlerin doğuşuna şahitlik eden Mezopotamya’ya uzanan topraklara kurulu Güneydoğu’nun adı artık turizmle anılacak. Bölgenin zengin kültürünü dünyaya duyurmaya odaklanan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, bölgenin turizm potansiyeli daha da artacak.

 

Medeniyetlerin doğduğu toprakları içine alan Güneydoğu, zengin kültürü ve tarihi mirasıyla öne çıkıyor. Yıllardır terörle anılan bölgenin turizmden aldığı payı artırmak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı, Turizm Haftası vesilesiyle harekete geçti. Şanlıurfa’da bir çalıştay gerçekleştiren Bakanlık, özellikle Şanlıurfa  ve Mardin’in hem turizm hem de kültür potansiyellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapacak.

 

Güneydoğu’da, 9 il bulunuyor. Tarihi ve kültürünün yanı sıra yeraltı ve yerüstü doğal güzellikleriyle de görenleri büyüleyen bu illerin turizmde öne çıkan rotalarını sizler için derledik… 

 

Dünyaca tanınıyor

Gaziantep: Antik şehirleri, tematik müzeleriyle 2017’de 1,5 milyon turisti ağırlayan Gaziantep, dünyaca bilinen lezzet durakları arasında yer alıyor. UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi kategorisinde dahil olan Gaziantep’e yolu düşenlerin mutlaka tatması gereken lezzetler arasında, şiveydiz, yoğurtlu çağla aşı, beyran çorbası, Alinazik, analı kızlı, içli köfte, Antep usulü lahmacun, tatlılardan baklava, şöbiyet, katmer yer alıyor.

 

 

Şehirde görülmesi gereken yerlerden bazıları ise şöyle: Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden Zeugma Mozaik Müzesi, Hışva Han, Gaziantep Kalesi, Gümrük Han, Rumkale, Dülük Antik Kenti, Mitras Tapınağı, Zincirli Bedesten, Bakırcılar Çarşısı. 

 

Diyarbakır: Dünyanın en eski ve sağlam surlarından olan Diyarbakır Kalesi, Çin Seddi’nden sonra en uzun sur olma özelliği taşıyor. 5 bin 700 metre uzunluğunda, 10-12 metre yüksekliğindeki kalede, burçlar üzerinde Helen, Latin, Süryani, Ermeni ve Arap dillerinde yazıtlar bulunuyor. Diyarbakır Surları ve Asurlulardan günümüze kalan, şehrin yiyecek ihtiyacını karşılayan önemli bir doğal alan olan Hevsel Bahçeleri, 2015’te UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girdi. 

 

Günümüzden yaklaşık 9000 yıl öncesine yani Cilalı Taş Devri’ne uzanan Çayönü antik kenti, Diyarbakır Müzesi, Silvan Malabadi, Dicle (On Gözlü Köprü), Haburman köprüleri şehre değer katan eserler arasında. Behram Paşa, Ulu, Dört Ayaklı Minare, Safa, Kale camileri ile Meryem Ana Süryani Kadim ve Saint Georgi kiliseleri de mutlaka görülmeli.  

 

Adıyaman: Dünyanın 8 harikasından biri olan Nemrut Dağı, Adıyaman’ın simgelerinden. Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için yaptırdığı mezarı, anıtsal heykelleri ve benzersiz manzarasıyla Helenistik Dönemin en görkemli kalıntılarının bulunduğu Adıyaman, ziyaretçilerine en güzel gün doğumu ve gün batımı karelerini vadediyor. Adıyaman’da, Perre Antik Kenti ve Kaya Mezarları, Haydaran ile Turuş kaya mezarları, Dolmenler, Zey, Gümüşkaya, Palanlı mağaraları, Karadağ Tümülüsü görülmesi gereken diğer yerler arasında.

 

 

Baş döndüren manzaralar

Kilis: Hitit medeniyetine ait kalıntıların bulunduğu Kilis, kaleleri, hanları, konakları, arkeolojik alanlarıyla dikkat çekiyor. Eski, Hoca, Paşa, Hasan Bey, Tuğlu olmak üzere beş hamamın ayakta kaldığı şehirde, Kurukastel ve Ağcakent ören yerleri bulunuyor. Pek çok tarihi caminin yer aldığı şehirde, Kilis Tekke Mevlevihanesi, Şeyh Muhammed Bedevi Türbesi, Kilis Müzesi ziyaretçilerin uğrak noktalarından. 

 

Siirt: Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının kesiştiği alanda kurulan Siirt’te de birçok tarihi yapı yer alıyor. İncekaya, Derzin, İrun, Şirvan kalelerinin bulunduğu şehirde, Veysel Karani Türbesi, Hadervis Kilisesi ve Mir Yakup Manastırı görülebilir. Macera dolu bir yolculuğa çıkmak isteyenler ise Uluçay’ı (Botan) kuşbakışı gören Taşbaşı Mağarası’na yolunu düşürebilir. 

 

Şırnak: Babil, Asur, Med, Guti, Selçuklu, Osmanlı, Rum, Arap, Emevi, Abbasi dönemlerine ait arkeolojik ve etnografik eserlerin bulunduğu Şırnak’ta, Finik Ören Yeri görülecekler listesinde öne çıkıyor. Şehirde ayrıca Şah, Babil, Kasrik, Bazebde ören yerleri bulunuyor. İnanç turizminin yapıldığı Şırnak’ta Meryem Ana, Öğündük, Dera, Maraday kiliseleri, Cizre Ulu camii, Nuh Peygamber, Mecdiyye, Mushafireş, Mir Abdal camileri bulunuyor. Kırmızı Medrese başta olmak üzere pek çok medresenin bulunduğu şehirde çok sayıda tarihi köprü de yer alıyor.

 

 

AÇIKHAVA MÜZESİ GİBİ

Şanlıurfa: İnsanlık tarihi adına bilinen tüm bilgileri alt üst eden, dünyanın ilk tapınağı olan Göbeklitepe ile Şanlıurfa, adını tüm dünyaya duyurdu. Günümüzden 12 bin yıl önce inşa edilen Göbeklitepe, tarihin sıfır noktası olarak değerlendiriliyor. Şanlıurfa birçok peygambere ev sahipliği yapması nedeniyle Peygamberler Şehri olarak da anılıyor. 

 

İnanışa göre Hz. İbrahim, Nemrut tarafından bugünkü Şanlıurfa Kalesi’nden ateşe atılır. Bu esnada Allah’ın “Ey ateş İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” emri üzerine ateş suya, odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim’in düştüğü yere “Halil-ür Rahman Gölü” ismi verilir. Bilinen adıyla Balıklıgöl, bugün turist akınına uğruyor. Saklı cennet Halfeti de şehrin öne çıkan turistik yerleri arasında bulunuyor. 

 

Batman: Tarihi M.Ö. 550’ye uzanan Batman’da, Dicle’nin kıyısında kurulan, zamanında medreseler, rasathane ve diğer eğitim kurumlarıyla bölgenin ilim ve kültür merkezi olan Hasankeyf, turistlerin ilgi odağı. Yavaş şehir olma yolunda adımlar atılan Hasankeyf’te, Zeynel Bey Kümbeti, Dicle Köprüsü, Mağara Kiliseler ve Mescitler görülebilir. Memikhan ile On Kemerli Devlet Demir Yolları köprüleri, Hızır Bey ve İbrahim Bey camileri, Mor Kiryakus ve Mor Aho manastırları, Kozluk Kalesi de gezginleri bekliyor. 

 




  • Facebook'ta paylaş



Bu Habere Yorum Yap