loader
Yeni Nesil Kadın Fırıncıların Ayak Sesleri Yükseliyor

Yeni Nesil Kadın Fırıncıların Ayak Sesleri Yükseliyor

“Hamur, bizim ata sporumuz.” diyen Diler TERZİ, 6 yıl önce sağlıklı ekmek yapmak sevdasıyla kendi ekmeğini evinde yapmaya başlamış. Ailesi tarafından sevilerek tüketilen ekmeklerinin kokusu

 

Yeni Nesil Kadın Fırıncıların Ayak Sesleri Yükseliyor

“Hamur, bizim ata sporumuz.” diyen Diler TERZİ, 6 yıl önce sağlıklı ekmek yapmak sevdasıyla kendi ekmeğini evinde yapmaya başlamış. Ailesi tarafından sevilerek tüketilen ekmeklerinin kokusu ve tadı komşularına da ulaşmış. Sevgi ve sabırla yaptığı bu işi, profesyonel hayata geçirmesi gerektiği şeklinde ki çevresinden gelen tavsiyelere daha fazla kayıtsız kalamayan Diler TERZİ, bu tutkulu el emeğini hak ettiği yerlere taşımak için gerekli adımları atmaya karar vermiş.

 

Daha önce fırıncılığa yönelik aldığı eğitimleri yetersiz bulan Diler TERZİ, araştırmalarının sonucunda Türkiye’nin ilk ve tek fırıncılık okulu olan İSMEK Profesyonel Fırıncılık ve Pastacılık Okulu ile tanışarak, burada 2 dönem eğitim almıştır. Türkiye Fırıncılar Milli Takımı üyesi, sektörün duayeni Şef Muharrem ŞİMŞEK ve yine sektöre yönelik değerli katkıları bulunan Şef Recep SANCAR’a, verdikleri eğitim ve aktardıkları tecrübeleri dolayısıyla teşekkürlerini sunan Diler TERZİ, sektörün eğitim alanında büyük bir ivme kazanmasını sağlayan ve sektördeki kadın istihdamına yönelik büyük destek veren, yine sektör duayenlerinden İSMEK Profesyonel Fırıncılık ve Pastacılık Okul Müdürü Mehmet Ali ÖZTEL’e, katkılarından dolayı minnettar olduğunu dile getiriyor. 

 

Profesyonel ekmekçilik eğitimi kapsamında, probiyotik doğal maya kültüründen ekşi mayalı ekmek yapımı, temel ekmekçilik eğitimleri ve ekmek üretimi yanı sıra, dünya ekmek çeşitliliği eğitimini alan Diler TERZİ, tüm bu eğitimlerin sonunda sektöre adım atmak istediğin de ise, profesyonel bir ekmek ustası olmasına rağmen, “kadından ekmek ustası olur mu?” önyargısı ile mücadele ederken kendisini bulmuş.

 

Bilirsiniz ki, atomu parçalamaktan daha zordur önyargıyı yenmek.

Diler TERZİ, bu konuda yaşadıklarını şöyle dile getiriyor; “Türkiye'de, aşçılık kültürün de ve fırıncılık sektörün de kadının güçlenmesini, endüstriyel mutfaklarda hak ettikleri yerleri almalarını ve kadınları ekonomik, politik ve sosyal anlamda desteklenmesini hedefleyen biriyim. Türkiye’de, kadın ekmek şeflerinin endüstriyel mutfaklarda eşitsiz, dışlanan konumunun değişmesi ve genel olarak erkek egemen olan sektörde, kadınların da bu sektöre önemli katkılarda bulunabileceğini düşünmekteyim. 

 

 

Biz kadın ekmek şefleri olarak, "Kadından ekmek ustası olmaz.", "Kadın fırıncı olur mu canım, elinin hamuruyla erkek işine karışılmaz." gibi söylemleri kırmak ve aslında kadının elinin hamuruyla ne de güzel bu mesleği icra edeceğini göstermek istiyoruz. Türk kadınının gücü hafife alınmamalıdır. Geçmişten günümüze kadar kadının gücü, gerçekleri görmek isteyen için ayan beyan ortadadır.

 

Eski dönemler de ve hatta yakın geçmişte ekmeği, mahalle fırınlarında kadınlar (anneannelerimiz) ekşi hamur (maya) kültürüyle yaptığını bildiğimiz halde, küreselleşme ve sanayileşmenin sonuçları olan fazla üretim, iş gücünün artmasına neden olmuş ve bu da ekmek üretiminin erkek egemenliğine geçmesine sebep olmuştur. Ama bu durum, kadının bu sektörde faaliyet gösteremeyeceği anlamına gelmemektedir, çünkü; iş gücü artması ile birlikte teknolojik gelişmeler de meydana gelmektedir. 

 

Artık kas gücüne ihtiyaç eskiden olduğu kadar fazla olmamasından ve kadınların azimleri sayesinde, azınlıkta da olsalar kadın ekmek şeflerimiz ve sektör de çalışan bayanlarımız varlar, ama ne yazık ki yalnızlar…

 

Ülkemiz de kadın ekmek şefleri yetişiyor. Ben de onlardan biriyim. Kadının bu sektör de desteklenmesini, evlerinde üretim yapıp satmak yerine faal olarak sektöre dâhil olmalarını istiyor, bunun sektöre yeni bir ivme kazandıracağını ve fırıncılığın çehresinin pozitif anlamda değişeceğini düşüyorum.”

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler