loader
Ekşili Pilav Tarifi

Ekşili Pilav Tarifi

Melek Ahmed Paşa, Tatar askerleri memleketlerine dönmeden önce onlara koyun kebabı, Ekşili Pilav...

Evliya Çelebinin Diliyle;
Kazanılan savaşlardan sonra askerlere ziyafet vermek gelenekti. Evliya Çelebi, İstanbul fethinden sonra verilen ziyafet sırasında, Fatih Sultan Mehmed'in çaşnigirbaşı gibi kemerine peştemal takarak askerlerine üç gün üç gece hizmet ettiğini anlatıyor [I 44].
 
Lehistan'a karşı yapılan savaştan sonra Melek Ahmed Paşa, Tatar askerleri memleketlerine dönmeden önce onlara koyun kebabı, Ekşili Pilav, zerde, çorba, yahni ve ekmekten oluşan bir yağma ziyafeti vermiş [V 87].
 
Altı bin sahan içinde çayıra konulan yemeklere hücum eden askerler, tıkabasa karınlarını doyurduktan sonra kalpaklarına da yemek doldurup götürmüşler. 
 
Ekşili Pilav Tarifi - Kastamonu
Ekşili Pilav Tarifi Kullanılan Malzemeler : 
 
*    1 Kg. Siyez Bulguru, 
*    ½ Kg. Yoğurt, 
*    2 Adet Soğan, 
*    1 Demet Nane, 
*    1 Demet Dereotu, 
*    1 Demet Maydanoz, 
*    Ebegümeci, 
*    Salça, 
*    Karabiber, 
*    Tuz.
 
TÜRK MUTFAĞIEkşili Pilav Tarifi Hazırlanışı: 
İlk önce siyez bulguru haşlanır, haşlanmış olan bu bulgura ebegümeci ve yoğurt eklenerek kaynatılır ve karışım biraz koyulaşınca üzerine nane, maydanoz ve dereotu doğrayarak atılır. Ateşten alınıp biraz dinlendirilip kırmızı biber ve eritilmiş tereyağı ve eklenerek sulu bir pilav halinde servise alınır.
 
Türk Kültüründe Pilav
15. yüzyılda sarayda pilav yeniyor ve Sultan Fatih Mehmet Han ‘nın sofralarında sade pilavın dışında sebzelisi, etlisi ve tavuklusunun yer aldığı kayıtlardan anlaşılıyor. Ancak pirinç nadir bir malzeme olduğu için çok uzun bir dönem pilav sadece zengin Osmanlı sofralarını süslüyor ve buralarda da sofranın en önemli yemeği konumuna yükseliyor. 
 
16. yüzyılda pilav pişirme yöntemleri gelişmiş, aynı öğünde birkaç çeşit pilav yenmeye başlanmış. Şölenlerde ikramların zenginliği, etin yanı sıra pirinç pilavlarının bolluğuyla da ölçülür hale gelmiş. 17. yüzyılda Evliya Çelebi, Bitlis Beyi`nin kent meydanında verdiği ziyafette 13 çeşit pirinç pilavı bulunduğunu yazıyor. 
 
Bu da pilavların sadece Osmanlı saray mutfağına özgü olmadığını gösteriyor. Ancak yine de nadide bir yemek olan pilavı sıradan halk yüzyıllar boyu ancak zenginlerin şölenlerinde tadabilmiş. Pirincin demokratikleşmesi 18. yüzyıldan sonra gerçekleşiyor ve pilav artık orta halli insanların da sofralarının vazgeçilmez yemeği haline geliyor. 
 
Özellikle İstanbul`da bu yüzyıldan sonra pirinç buğday kadar tüketilir oluyor. Kültür tarihçisi Marianna Yerasimos, Osmanlı Mutfağı adlı eserinde 18. yüzyıl yemek tarifleri arasında çok değişik pilavların bulunduğunu, hatta benmari usulü pişirilen "susuz pilav" ve balıklı pilava bile rastlandığını yazıyor. 
 
Pilavın Kökenleri
Pirinç tarımı yapan toplumların pirinci yiyecek maddesi olarak kullandığı gözönünde bulundurulursa, pilavın kökeni Güneybatı Asya`da yaşayan toplumlara dayanır. } 
 
Toplumbilime dayalı yapılan çalışmalarda pirinç tarımının, dolayısıyla pilavın M.Ö 7000 yılına dayandığı belirtilmektedir. Doğu Hindistan, Güney Asya ve Batı Çin`de bu zamanlarda pirinç tarımının yapıldığı düşünülmektedir. 
 
1966`da Tayland`ın Korat bölgesinde yapılan kazı sırasında Non Nok Tha`da bulunan kalıntılar pirinç tarımının kaynağını bulgularla belirler. Bulunan kap parçalarının iç yüzlerinde pirinç izlerine rastlanmıştır. Kalıntıların yaşının en az M.Ö 4000 yılına dayandığı bilinmektedir. 

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler