İslamiyetten Önce Türklerde Yiyecek Ve İçecekler

Bütün toplumlarda olduğu görüldüğü gibi Türklerde de yeme-içme uygulamaları hayatı devam ettirmenin önemli bir faaliyetidir. Ancak bu faaliyetler sadece sıradan bir eylem değildir. Sofranın kurulmasının, yemek yemenin bir usulü ve adabı bulunmaktadır.

Geçmişten Günümüze Geleneksel Anadolu Mutfak Kültürünün Gelişimi

hazır yemeklerin, gıda katkı maddelerinin ve tatlandırıcıların mutfağa girmesi, yemek pişirme araçlarının değişmesi, GDO’lu ürünlerin piyasaya girmesi gibi nedenler Geleneksel Mutfak -

Cumhuriyet Dönemi Türk Mutfağı “Sn. Nevin Halıcı”

Lokantalardan, evlerdeki yemeklere kadar, beşamel soslar, krem bavarualar, Rus salataları, sofralarda yer almış. Özel ve resmi davetlerde ise Fransız mutfağı uygulanmaya başlanmıştır.

Osmanlı Saray Mutfağından Notlar “Yrd. Doç. Dr. İlknur HAYDAROGLU”

Batılı aydınlar toplumları değerlendirip Sarı ırk, Beyaz ırk, Siyah ırk gibi sınıflandırmalara tabi tutup, bu toplulukların statiklerini belirlerken ölçüt olarak genelde, kültür birikimlerini, kültür geleneklerini esas almışlardır

Mutfak tarihimize dair

Çabalarımız ve çalışmalarımız; Hiç bir Dernek yada Federasyondan Destek Almadan Sadece imkanlarımız Dahilindedir. Mutfağımızı Gerçek Değerleri ile Dünyaya Daha iyi Tanıtmak ve Yine Dünya Mutfakları Arasında Hakettiği yere

Türk Mutfak Kültüründe Helva Geleneği 

Helva Türk mutfak kültürünün geleneksel tatlı çeşitlerinden bir tanesi olmanın ötesinde ölüm ve doğum ritüelleriyle birlikte anılan simgesel anlamlarla yüklü bir yiyecektir. Kökeni Arapça tatlı anlamına gelen “hulv” kelimesinden gelen

Sûrnâmelerde

Gisela Prochazka-Eisl tarafından 1992 yılında Viyana Üniversitesi’nde doktora tezi olarak hazırlanan ve 1995’te yayımlanan Das Sûrnâme-i Hümâyûn: die Wiener Handschrift in Transkription (Sûrnâme-i Hümâyûn: Viyana Nüshası

Melceü't Tabbahin (Aşçıların Sığınağı) Mehmet Kamil (1844)

Türklerde diğer bir atasözü de yemek geleneğimizin sosyal ve toplumsal önemini vurgulamaktadır. “Evvel taam sonra kelâm” ya da "Lokma karın doyurmaz muhabbet arttırır”. Hemen her fırsatta herkes kendi kesesine göre ziyafet verir; dostunu, ahbabını çağırır.

Türk Mutfağı ve beslenme kültürünün tarihsel gelişimi

Her milletin, ülkenin ve toplumun sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı- na, tarihsel kimliğine, beslenme alışkanlıklarına, damak zevkine, tarımsal üretim ve yapısına göre şekillenmiş bir mutfağı vardır. Türk kültür hayatı- nın önemli bir unsuru olan Türk mutfağ

Osmanlı sarayında beslenme alışkanlıkları (15. - 17. yüzyıl)  

Sarayda ikinci avlunun sağ bölümünü tamamen kaplayacak şekilde kurulan mutfak binaları, on ayrı gözden oluşmaktaydı. Bunların sekizi, hizmet ettiği sınıflara göre ad alan (Has, Divân, Ağalar vb.) mutfak binalarıydı. Geriye kalan iki göz ise Helvahâne'ye tahsis-

Sarayın midesine hitap eden sehir “Bursa”

Hanedan mensupları, üst düzey idare- 1 çiler, eğitim gören nitelikli öğrenciler ' gibi önemli insanlara ev sahipliği yapan Topkapı Sarayı, imparatorluğun her bölgesinden kaliteli mal çeken seçkin bir mekân ve 10.000 kişi civarındaki nüfusuyla âdeta bir şehirdi.