loader

HAMUR İŞİ TARİFLERİ

Bu arada, Anadolu’da ekmeğin nasıl pişirildiğini detaylı olarak anlatır:
“Doğru dürüst ekmek pişirmesini bile bilmiyorlar. Fırınları yok. Her yerde başka tarzda ekmek pişiriyorlar. Bazı yerlerde büyük, geniş bir çanak yahut da topraktan yapılmış küp gibi bir şey kullanıyorlar. Bunların yere gelen alt kısımları geniş, ortası karınlı ve yuvarlak. Yukarıya doğru biraz daralıyor...

Balıklı Muska Böreği Tarifi

Balıklı Muska Böreği Tarifi

Balıklı Muska Böreği Tarifi, Sıcak İştah AçıcılarımızdanTürk Mutfağında Da Hamur İşi Tarifleri Kategorisinde...

Domatesli Fesleğenli Erişte

Domatesli Fesleğenli Erişte

Domatesli Fesleğenli Erişte Tarifi, Yüzlerce çeşit ve usulle pişirilen "la mien"in ilk bulgularına Çin’in

Su Böreği Tarifi

Su Böreği Tarifi

Tenavülü hafif ve naziktir. Bazıları ol tepsiye iptida dört beş yufka koyup ve yufkalar tepsiden büyükçe olup...

Bileki Ekmeği Tarifi

Bileki Ekmeği Tarifi

Bileki Ekmeği Tarifi, Osmanlı Saray Mutfağında, Yöresel Mutfaklarımız Ve Geleneksel Türk Mutfağında...

Bafra Nokulu Tarifi

Bafra Nokulu Tarifi

Bafra Nokulu Tarifi, Osmanlı Saray Mutfağında, Yöresel Mutfaklarımız Ve Geleneksel Türk Mutfağında...

Akıtma Tarifi

Akıtma Tarifi

Yöresel Mutfaklarımızda Yapılan Sıcak Kuşluk Vakti Çeşitlerinden Ve İştah Açıcılarımız...

Bulgurlu Kol Böreği Tarifi

Bulgurlu Kol Böreği Tarifi

Osmanlıda saray mutfağın da ve Yöresel mutfaklarımıza ait Sıcak İştah Açıcılarımızdan ve hamur işi tariflerinden...

Kandilli Mantı Tarifi

Kandilli Mantı Tarifi

Yöresel Mutfaklarımızda Yapılan Sıcak İştah Açıcılarımızdan Olan Kandilli Mantı, Zaman Zaman Osmanlı...

Yazma Çöreği Tarifi

Yazma Çöreği Tarifi

Yazma Çöreği Tarifi, Yöresel Mutfaklarımız ve Geleneksel Türk Mutfağı 'da Yapılan Sıcak İştah Açıcılarımızdan...

Patatesli Ekmek Tarifi

Patatesli Ekmek Tarifi

Yöresel Mutfaklarımızda Yapılan Sıcak İştah Açıcılarımızdan Olan Patatesli Ekmek, Osmanlı Saray Mutfağı...

Borlu Böreği Tarifi

Borlu Böreği Tarifi

Borlu Böreği Tarifi, Sıcak İştah Açıcılarımızdan Olan Borlu Böreği, Zaman Zaman Osmanlı Saray Mutfağında...

Gelincik Böreği Tarifi

Gelincik Böreği Tarifi

Gelincik Böreği Tarifi, Yöresel Mutfaklarımızda ve Osmanlı Saray Mutfağında Önemli Menülerin İçerisinde Farklı...

Ispanak Böreği (Kol Böreği) Tarifi

Ispanak Böreği (Kol Böreği) Tarifi

Ispanak Böreği (Kol Böreği) Tarifi; Osmanlı saray mutfağının da özel menüleri arasında yerini almıştır...

Mantı Tarifi - Çorum

Mantı Tarifi - Çorum

Mantı Tarifi - Çorum, Osmanlı saray mutfağının da özel menüleri arasında yerini almıştır. Geleneksel olarak...

Nohutlu Mantı Tarifi

Nohutlu Mantı Tarifi

Nohutlu Mantı Tarifi; Ilık su ve tuz içerisine un karıştırılarak yoğurulur, parçalara bölünerek oklava...

Cevizli Keşli Köy Makarnası Tarifi

Cevizli Keşli Köy Makarnası Tarifi

Cevizli Keşli Köy Makarnası Tarifi; Erişteler kaynamış tuzlu suda pişinceye kadar haşlanır. Piştikten sonra...

Katmer Tarifi

Katmer Tarifi

Katmer Tarifi, Osmanlı Saray Mutfağı, 1,5 yemek kaşığı dolusu toz şeker Su,süt ve maya karıştırılır. Unu...

Hamur Dolması Tarifi

Hamur Dolması Tarifi

Hamur Dolması Tarifi; Bir kapta un ve tuz karıştırılarak, su ile kulak memesi yumuşaklığında yoğrulur...

Sac Arası Tarifi

Sac Arası Tarifi

Sac Arası Tarifi ; Mısır unu geniş bir kap içine elenir. Üzerine un, kabartma tozu ve tuz katılarak ılık suyla...

Çarşamba Kıvratması Tarifi

Çarşamba Kıvratması Tarifi

Çarşamba Kıvratması Tarifi ; Buğday ununa, yoğurt, su, yumurta, sıvı yağ, 1 çay kaşığı karbonat katılarak kulak...

İçi Etli Hamur - Kulak Hamuru (Sinop Mantısı)

İçi Etli Hamur - Kulak Hamuru (Sinop Mantısı)

İçi Etli Hamur - Kulak Hamurunun Hazırlanış Tarifi : Yumurta, un, tuz ve suyla orta sertlikte bir hamur yoğrulur...

Haşhaşlı Katmer Tarifi

Haşhaşlı Katmer Tarifi

Haşhaşlı Katmerin Yapılış Tarifi. İsteğe bağlı olarak hamur mayası da katılabilir. Başka bir kapta haşhaş ile...

Sac Dolama Tarifi

Sac Dolama Tarifi

Geniş bir kâsenin içinde ezilmiş haşhaş ve bir su bardağı yağ karıştırılarak hazır hale getirilir. Geniş...

Haşhaşlı Gevrek Tarifi

Haşhaşlı Gevrek Tarifi

Un, su ve tuz ile yufkalık hamur yoğrulur. Bezelere ayrılarak dinlendirilir. Her bir bezenin içine 1 avuç...





Bu arada, Anadolu’da ekmeğin nasıl pişirildiğini detaylı olarak anlatır:
“Doğru dürüst ekmek pişirmesini bile bilmiyorlar. Fırınları yok. Her yerde başka tarzda ekmek pişiriyorlar. Bazı yerlerde büyük, geniş bir çanak yahut da topraktan yapılmış küp gibi bir şey kullanıyorlar. Bunların yere gelen alt kısımları geniş, ortası karınlı ve yuvarlak. Yukarıya doğru biraz daralıyor. Fakat ağız tarafı yine geniş. Yan tarafta yerde bir delik açılmış; bu delik yerin altına küpün olduğu yere doğru uzanıp ona bağlanmış. Küp yere gömülmüş vaziyette.
 
Ekmek pişirilmek istenince küpün içinde ateş yakılıyor. Küp, yukarıda sözünü ettiğimiz delikten hava alıyor ve iyi yanıyor. Küp iyice ısındıktan sonra hazırlanmış hamurdan parmak kalınlığında, yahut daha kalın poğaçalar yapılıyor. Bunların genişliği bir karış kadar var, yok. Sonra bu çöreklere yumurta sürülüyor ve hamurun altını su ile ıslatıp kızgın küpün yan taraflarına elleriyle, küpün alabildiğince yapıştırıyorlar.
 
Bu hamurlar pişiriliyor ve yüzleri hafif kızarıyor. Pişen çörekleri tandırdan çıkartıyorlar. Bu işi yaparken elleri yanmasın diye yün eldiven takıyorlar. Şayet çöreğin daha gevrek pişmesi isteniyorsa tandırın dip tarafına yapıştırıyorlar”.
 
Bazlama ve yufka ekmeğini “ince açılmış hamuru kızgın bir saç üzerinde pişirirler” ve “bir kısım köylü, ekmeği geniş, yuvarlak demir veya toprak levha üzerinde pişiriyor. Saçın üzerine açılıp yayılmış tahminen yarım parmak kalınlığındaki hamuru koyup pişiriyorlar. Bu pişirme olmuyor da, geniş, yayılmış ince hamuru kurutma gibi bir şey oluyor. Ama onlar bunu seve seve yiyorlar” diyerek anlatır.
 
Bu ekmeği lezzetsiz bulur. Barkley de Anadolu’da yapılan yufka ekmeğini pek beğenmez. Ona göre, Anadolu’da köy ekmeği, aynı eski kirli heybe kapakları gibi sert olan kat kat keklerden [yufka]oluşuyor. Akdarı tohumu, kum, saman ve kirden yapılıyor ve ‘yenmiyor’, sadece ağızda gevelenebiliyor ve ancak bir çorba kadar lezzetli ama onun kadar da doyurucu değil. Köylerin birçoğundan … heybe kapağı gibi ekmekler dışında bir şey bulunmaz.
 
Dernschwam, İstanbul’da pişirilen ekmekler hakkında da geniş bilgi verir. Anlattığına göre, ekmek şehrin her tarafında buğday unundan hazırlanır, oldukça beyaz ve tuzsuzdur. Fırında pişirilir. Türkler daima taze ekmek yemek istedikleri için fırıncılar genellikle her gün çıkaracakları ekmeklerin miktarını ertesi güne kalıp bayatlamasın diye iyi ayarlamak zorundadırlar.
 
Olivier’e göre;
“İstanbul’da üç cins ekmek yapılır. Birincisi pide, fodla yahut Türk ekmeği diye anılan ince, yassı, az pişmiş ve oldukça beyaz bir ekmektir. İkinci cins ekmek somun yahut Ermeni ekmeği diye anılır. Yuvarlak, kalın ve şişkin, daha kötü pişmiş, daha siyah, daha kötü cins bir ekmektir. Üçüncü cins ekmeğe francala tabir olunur, küçük ve uzundur. Hamuru bizim Fransa’da yediğimiz ekmeğinki gibi yoğurulmuştur. Fırıncılar birinci ekmeğe arpa unu karıştırırlar. İkinci ekmek ise buğday, arpa, çavdar ve mısır unları karışımından yapılır. 
 
Francalaya gelince imâl eden Avrupalı fırıncılar iyi ekmek yemeğe alışkın olanların kendilerinin pişirdikleri beyaz renkli bilhassa hamuru daha iyi yoğurulmuş ekmeği nasıl olsa tercih edeceklerini bildikleri için çabuk zengin olmak hevesiyle francalanın okkasını 10, 12 hattâ 14 paraya kadar satarlar. Bu cins ekmeği sadece Avrupalıların yediği farzedildiği için hükümet buna narh koymaz. Fırıncıların istedikleri fiata satmalarına göz yumar. Bu fırıncılar da sadece yabancı sefirlere çok daha iyi kalitede ekmek çıkarmağa dikkat ederler. Dördüncü cins başka ekmek de sarayda yapılır. ... Çok beyaz, oldukça iyi olduğu söyleniyor. Fakat yine de francaladan daha az pişmiş, hamuru da pek iyi yoğurulmuş değil imiş. Ailelerin bir kısmı da ekmeklerini evde kendileri pişirirler. Bunların kalitesi fırınlarda yapılanlardan daha kötü değildir”.
 
Bu arada belirtilmesi gerekir ki, İstanbul’un un ihtiyacı çeşitli yerlerden karşılanmaktadır. Ancak, sarayda pişirilen ekmeğin unu Bursa’dan özel olarak gönderilmektedir. Lubenau, sarayın gereksinimleri için buğdayın, Bursa’da eski sarayda yaşayan acemioğlanlar tarafından ayıklanıp, birkaç kez yıkandığını, sonra kurutulup un haline getirildiğini, İstanbul’a Bursa’dan her ay 120 sahm [330 ton] un gönderildiğini kaydetmektedir. Gerlach’ın “Bursa’ya varıncaya kadar hep güzel beyaz ekmek bulabildik” demesi boşuna değildir.
 
Dernschwam, İstanbul’da “yağlı ekmek veya başka biçimde poğaça gibi bir şeyler” yapıldığını belirtir, ayrıca “üzeri tüylü gibi veya leke leke pastaya benzer bir şeyler de” imal edildiğini kaydeder. Galata’da Venedik tarzı beyaz sandviç yapıldığını belirtir ve “küçük, beyaz, yuvarlak olan bu sandviçlerin 4 tanesi bir arada pişiriliyor ve her sandviç [simit] enine ve boyuna kesildiğinden ortasında bir haç beliriyor der. İstanbul’da üretilen bir başka tür poğaçayı anlatırken de şu bilgileri verir:
 
“Aslı Rusça ve Bulgarca olan poğaça yapmak için un, temiz su ile yoğrularak hamur hazırlanır. Bu hamura tuz atılmaz. Poğaça ne büyüklükte yapılmak isteniyorsa ona göre hamura şekil verilir. Çok kalın olmaması lazım. Bir parmak kalınlık kâfidir. Pişirilmek istendiği zaman daha önceden bir veya iki toprak tencere içinde kor halindeki ateşe konulur.
 
Bu kaplar çömlekçiler tarafından yapılır, yarım parmak kalınlığındadır. İyice ısıtılan bu toprak kapların içine poğaçalar dizilir. Üzerine kor halindeki ateş yayılır. Pişmesi için bir çeyrek saat kâfidir. Tecrübe ile bu zaman daha iyi ayarlanabilir. Bu süre dolunca kor halindeki kömür ateşi hemen çevrilip yere dökülür. Poğaçalar alınıp hemen bir bıçakla yanan veya siyahlaşan kısımları temizlenir. Bu tarzda pişen poğaça çok lezzetli olur”.
 
Dernschwam, Anadolu’da yapılan ekmek dışındaki hamur işleri hakkında da bazı bilgiler aktarır. Edirne’yi geçtikten sonra Mustafa Paşa Köprüsü yakınlarında güzel poğaçalar pişirildiğini belirtir. Silivri’deki ekmekler de güzeldir. Bazı yörelerde çörek ve ekmeğin üzerine haşhaş serpildiğini, dörtgen şekil verilerek siyah bir tohum [çörekotu] saçıldığını, bazı ekmeklere de susam konulduğunu, susam yağının bazen ekmeğin üzerine de sürüldüğünü kaydeder. Ekmekleri iyi olmayan Ankara’da “yuvarlak, lezzeti iyi, üzerine beyaz haşhaş tohumu ekilmiş halka ekmek [simit] ” yapıldığını belirtir.