loader

MUTFAKLARIMIZ HAKKINDA

Türkiye, coğrafik olarak farklı bir topoğrafik yapıya sahiptir. Kısa mesafelerde bile rakım değişmekte, toprağın yapısı jeolojik yapıya bağlı olarak farklı yörelerde yapıları farklı olabilmektedir. Kısa mesafelerde topoğrafik yapının değişmesi nedeniyle farklı iklimler meydana gelebilmektedir. Bunların sonucu...


Denizli Kahvaltı Kültürü

Denizli Kahvaltı Kültürü

Denizli Kahvaltı Kültürü ; Kahvaltıyı, memurlar, emekliler, ev hanımları ve öğrenciler evlerde, tarlada...

En Ünlü 10 Azerbaycan Yemeği

En Ünlü 10 Azerbaycan Yemeği

Çok çeşitli olan Azerbaycan yemekleri genellikle etli, sebzeli, sütlü, hamur işli yemekler, pilavlar...

Gaziantep’in Bazı Geleneksel Lezzetlerinin Tarihsel Gelişimi

Gaziantep’in Bazı Geleneksel Lezzetlerinin Tarihsel Gelişimi

Gaziantep ilk geniş çaplı tarımın yapıldığı, birçok ticaret yolunun geçtiği ve birçok medeniyetin...

Ordu Mutfak Kültürü

Ordu Mutfak Kültürü

Ordu mutfağı, yörenin coğrafi özelliklerine göre şekillenmiştir. Ordu’nun balık, sebze, meyve yönünden...

Karabük Mutfağı Hakkında

Karabük Mutfağı Hakkında

Karabük mutfağı ile ilgili olarak yapılan araştırmalarda saptanan 100’den fazla yemek çeşidi yöre mutfağının...

Türk Mutfak Kültüründe Helva Geleneği

Türk Mutfak Kültüründe Helva Geleneği

Türk Mutfak Kültüründe Helva Geleneği, Yemek ve yemeğin etrafında şekillenen gelenek ve ritüeller...

Isparta Mutfağı Hakkında

Isparta Mutfağı Hakkında

Isparta mutfak kültürünün anlatıldığı bu bölümde Yörenin mutfak mimarisi, kullanılan araç-gereçler, malzemeler, pişirilme ve yiyeceklerle ilgili...

Urfa Mutfağı Hakkında Özet Bilgiler

Urfa Mutfağı Hakkında Özet Bilgiler

Urfa Mutfağı Hakkında Mutfak kültürü geçmişten geleceğe aktarılarak gelen en zengin kültürel mirasımızdır...

Kars Ve Çevresinde Kaz Yemekleri

Kars Ve Çevresinde Kaz Yemekleri

Kars Ve Çevresinde Kaz Yemekleri Beslenen kümes hayvanları arasında kazın özel bir yeri olduğu öteden...

Gaziantep Baklavası Üzerine Bir İnceleme

Gaziantep Baklavası Üzerine Bir İnceleme

Gaziantep Baklavası Çoğu organizma için temel besin kaynağı olan karbonhidratlar enerji verici...

Nevşehir Mutfak Kültürü Ve Yemekleri

Nevşehir Mutfak Kültürü Ve Yemekleri

Nevşehir Mutfak Kültürü Maddi kültür içersinde önemli bir yer tutan mühim bir kaynaktır, bir milletin ideolojik...

Misi Köyü Mutfak Kültürü ve Yemekleri

Misi Köyü Mutfak Kültürü ve Yemekleri

Misi Köyü Mutfak Kültürü, şimdiki yeni yapılanmayla Gümüştepe Mahallesi; Bursa’nın merkezine çok yakın...

Bursa Yeme İçme Kültürü ve Değişimi

Bursa Yeme İçme Kültürü ve Değişimi

Bursa ilinin yeme içme kültürünü belirlemek ve günümüzde meydana gelen değişimleri ortaya koymak...

Osmanlı Saray Mutfağı’na Ait Gastronomik Unsurlar Kıyaslanması

Osmanlı Saray Mutfağı’na Ait Gastronomik Unsurlar Kıyaslanması

Osmanlı Saray Mutfağı’na Ait Gastronomik Unsurlar Kıyaslanması Son yıllarda mutfak...

Zengin Bir Mutfak

Zengin Bir Mutfak

Zengin Bir Mutfak İlk kısımda dönemin vezir-i azamı Damat İbrahim Paşa Sarayı’nın matbahına...

Osmanlı Mutfağı Hakkında

Osmanlı Mutfağı Hakkında "Dr. Doğan KAYA"

Yemek kültürünün zenginliği bakımından Türkler, dünyada en önde gelen milletler arasındadır. Dünyanın sayılı...

XVI. Asır Osmanlı Mutfağına Dair Bazı Gözlemler

XVI. Asır Osmanlı Mutfağına Dair Bazı Gözlemler

XVI. asırda Osmanlı İstanbul'unda adından sıkça söz edilen ve iktidar zümrelerine yakınlığı ile tanınan ...

Avrupa Aşçılık Tarihi

Avrupa Aşçılık Tarihi

Avrupa Aşçılık Tarihi iyi yiyeceği seçme, hazırlama, sunma ve bunlardan tat almayı da gerektiren bir...

Kültürel Bir Değer Olarak Samsun Pidesinin Tarihsel Kökeni

Kültürel Bir Değer Olarak Samsun Pidesinin Tarihsel Kökeni

Bu çalışmada Kültürel Bir Değer Olarak Samsun Pidesinin kültürel bir değer olarak ortaya...

Ilgın Mutfak Kültürü ve Yemekleri

Ilgın Mutfak Kültürü ve Yemekleri

Ilgın Mutfak Kültürü ve Yemekleri Canlıların birinci ihtiyaçları beslenmektir. Dolayısıyla insanların...

Geleneksel Türk Mutfağında Kullanılan Çiçekler

Geleneksel Türk Mutfağında Kullanılan Çiçekler

Türk mutfağında farklı çiçeklerden hazırlanan yiyecek ve içecekler özel bir yere sahiptir. Bu...

Anadolu Mutfak Kültürünün Gelişimi

Anadolu Mutfak Kültürünün Gelişimi

Anadolu Mutfak Kültürünün Gelişimi ne kadar beslenme ihtiyacını çeşitli şekillerde karşılamıştır. Buna göre...

Gaziantep Mutfağı Hakkında

Gaziantep Mutfağı Hakkında

Gaziantep Mutfağı Hakkında ürün çeşitliliği, tarihsel süre içinde ilişki kurulan uygarlıklar, iki büyük imparatorluğun ...

Ahlat Yemekleri

Ahlat Yemekleri

Ahlat Yemekleri mahalli yemeklerinin başta gelenidir. En önemli özelliklerinden biriside kış yemeği olmasıdır...





Geleneksel Anadolu Mutfak Kültürü’nün Zenginliğinin Nedenleri
Geleneksel Anadolu Mutfak Kültürü yüzlerce hatta binlerce yıllık çabaların sonucu ortaya çıkmıştır. Bu da başlangıçtan itibaren farklı dönemlerde ve zamanlarda gelen birçok topluluğun payı yadsınamaz niteliktedir. Çünkü farklı yerlerden ve farklı zamanlardan gelen toplulukların her birinin mutfak kültürü, Anadolu Mutfak Kültürünün gelişimini etkilemiş ve çeşitlenmesinde önemli rol oynamıştır.
 
Türkiye, coğrafik olarak farklı bir topoğrafik yapıya sahiptir. Kısa mesafelerde bile rakım değişmekte, toprağın yapısı jeolojik yapıya bağlı olarak farklı yörelerde yapıları farklı olabilmektedir. Kısa mesafelerde topoğrafik yapının değişmesi nedeniyle farklı iklimler meydana gelebilmektedir. Bunların sonucu olarak topoğrafik yapısı, rakımı ve iklimi farklı olan her yerde çok farklı bitki ve hayvanlar yetişebilmektedir. Bu durum Geleneksel Anadolu Mutfak Kültürünün özgünlüğü ve zenginliğinin nedenini açıklar niteliktedir. Anadolu’da mevcut 12 bin çiçekli bitki türünden 3 bin kadarının endemik (Anadolu’ya özgü) olması bunun en çarpıcı kanıtıdır (Baysal, 2002; Akın, 2010).
 
Geleneksel Anadolu Mutfak Kültürü’nün Beslenme Açısından Önemi
Geleneksel Mutfak Kültürü’nün yaygın olduğu eski dönemlerde ekilen ya da yetiştirilen bitkiler o yörede yüzlerce hatta binlerce yıldan beri üretildiği için o yöreye adapte olmuş, doğal bitkilerdi. Eti, sütü, yumurtası, derisi için beslenen hayvanlar da yöreye adapte olmuş doğal bitkileri yediklerinden ve temiz kırlarda dolaştıklarından etleri, sütleri ve yumurtaları sağlıklı, doğal ve besleyici oluyordu. Elde edilen besinlerin toplanması, depolanması için yapılan işlemler elde  ve doğal işlemlerden geçirilip, küplerde, tahta ambarlarda ve besin saklama kuyularında muhafaza edilip depolandıklarından görünüm, yapı ve içeriklerini koruyorlardı.
 
Yemeklerin kilden, porselenden, kalın, kalaylanmış bakırdan yapılmış kaplarda odun veya odun kömüründe yavaş yavaş pişirilmesi hem besinlerin doğal yapısı korunduğu için yemeklerin görünümü, lezzeti ve kokusu hoş ve güzel oluyordu. Yemeklere konan, soğan, sarımsak, limon, domates, biber, yağ, tuz, nane, maydanoz, kekik, yaprak ve kırmızı biber gibi tatlandırıcı ve aromatik bitkiler de o yörede doğal ortamlarda yetiştirildiğinden hijyenik ve taze idiler. Gübre olarak da doğal gübre olarak bilinen evcil hayvanların bekletilmiş gübreleri kullanılıyordu. Yetiştiricilerin, bitki ve hayvanları yetiştirildiği ortamın toprağı, havası, suyunun da temiz olması, besinlerin, hoş görünümlü, kokulu ve tatlı olmasında temel rol oynuyordu (Özer ve ark., 2010; Akın, 2011).
 
Günümüzde ise bitki ve hayvanların yetiştirildiği ortamdaki toprağın, suyun, havanın istenilen şekilde temiz olmaması besinlerin başlangıçta sağlıklı ve lezzetli, hoş kokulu olmasını önlüyor. Beslenmek için yetiştirdiğimiz bitki ve hayvanların yetiştirildiği ortam kirli olduğu için ortamda bulunan kirli hava, su ve topraktaki zararlı  ve toksin maddeleri, bitki ve hayvanların zaman içerisinde vücutlarında biriktirdiğinden, bunları besin olarak kullandığımızda, bu kirli ve zararlı maddeleri vücudumuza alıyoruz. Zamanla da biriken bu zararlı ve toksik maddelerden dolayı yarar yerine zarar görüyoruz (Çepel, 2008; Akın, 2009).
 
Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra fazla kullanmaya başladığımız suni gübreler, bitki ve hayvan yetiştiriciliğinde parazitlere karşı kullanılan zirai mücadele ilaçlarının yaygınlaşması bunlardan elde edilen besinlerin besin kalitesini düşürdü. Daha sonraları daha fazla miktarda besin elde etmek uğruna, büyüme hormonları ve antibiyotiklerin, gıda katkı maddelerinin kullanılması, besinlerin kalitesi, lezzeti ve kokusuna daha fazla olumsuz etki yaptı. 1996 yılından itibaren giderek artan miktarlarda besin olarak kullanılmaya başlanan Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) sağlıklı ve lezzetli besin bulmayı güçleştirdi. 
 
Öte yandan giderek artan hava, su, toprak kirlenmesi, sağlıksız pişirme kaplarının kullanılması ve yemeklerin pişirildiği tüpgaz, doğalgazın devreye girmesi, sağlıklı besin yetiştirmeyi, sağlıklı yemek yapmayı, doğal beslenmeyi neredeyse imkânsız hale getirdi. Sağlıklı beslenemediğimizin gözle görünür en büyük kanıtı, tüm toplumlarda giderek yaygınlaşan ve tedirgin edici boyutlara ulaşan kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, kanser, alhzeimer gibi hastalıkların akut ve kronik etkilerini gösterebiliriz. Hastanelerin sayılarının her geçen gün nüfus artışından daha fazla yenilerinin açılmasına rağmen, tüm hastanelerin daima dolu olduğunu hepimiz gözlemleyebiliriz.
 
Sonuç
İnsanın yeryüzünde görülmesinden, günümüze gelinceye kadar geçen yaklaşık 2.5 milyon yıllık süreçte doğada gösterdiği yaşam mücadelesi, her türlü takdirin üzerindedir. Özellikle başlangıçtan,
 
yerleşik düzene geçtiği Neolitik Dönem’in (M.Ö. 9-8 bin yıl önce) başlangıcına kadar tamamen doğa koşullarında avcı-toplayıcı olarak yaşamını sürdürmüştür. Yerleşik düzene geçmesinden itibaren yaşam koşullarında meydana gelen iyileşmelerin ve teknolojik düzeyin gelişmişliğine bağlı olarak da yaşam kalitesinde giderek artan bir şekilde düzelme ve gelişmeler meydana gelmiştir.
 
Yaşam kalitesini belirleyen ve yaşamın devamını sağlayan temel öğelerden en önemlisi beslenmedir. Başarılı bir beslenme yapamayan canlı yaşamını devam ettiremez. İnsanlık tarihinde beslenme de toplumların bilgi, teknolojik düzeyine ve yaşanılan yerin koşullarına bağlı olarak farklı evrelere ayrılarak değerlendirilebilir.
 
Geleneksel Anadolu Mutfak Kültürü başlangıçtan günümüze gelinceye kadar 5 ana evreye ayrılarak incelenebilir. Geleneksel Anadolu Mutfak Kültürünün de Anadolu’da yaşayan toplumların gelişmişlik düzeylerine ve çevresel koşullara bağlı olarak, her dönemin kendine has özelliklerinin şekillendiği görülmüştür. İlk dönem olan avcılık- toplayıcılık dönemi, hemen hemen tüm dünyada benzerdir. Sonraki dönemler toplumların yaşadığı çevresel koşullara ve ulaşılan bilgi ve teknolojik düzeye bağlı değişme ve gelişme göstermiştir. 
 
Geleneksel Anadolu Mutfak Kültürü, bu koşullara göre gelişmiş ve şekillenmiştir. Bu dönemlerde en çarpıcı özellik, saray ve konaklarda yaşayan yüksek gelir düzeyine sahip olanların daha kaliteli ve besin değeri yüksek besinlerle beslendiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Halkın büyük çoğunluğu çevrede bulabildikleri besinlerle, beslenmiş ve besin diyetlerinin önemli bir kısmına un ve unlu mamuller oluşturmuştur. Aşağı yukarı her dönem de halkın çoğunluğunun düzenli ve yeterli beslenememiş olduklarını görüyoruz (Sürücüoğlu, 1999; Yılmaz, 2004).
 
İletişimin ve teknolojinin gelişmesiyle, ülkemizde ve tüm dünyada aşırı nüfus artışı, plansız sanayileşme, fazla suni gübre ve zirai mücadele ilaçlarının kullanılması, global düzeyde çevre kirlenmesini gündeme getirmiştir. Son yıllarda artan nüfusu beslemek için fazla ürün elde etme amaçlandığından bitki ve hayvanlara  büyüme hormonu ve antibiyotiklerin verilmesi, gıdalara gıda katkı maddelerinin konulması, sağlıklı beslenmeyi güçleştirmiştir. Son 18 yıldan beri Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar’ın (GDO) kullanılmasının giderek artması, sağlıklı ve kaliteli beslenmeyi imkânsız hale getirmiştir. Bunun en belirgin kanıtı, toplumda herhangi bir sağlık problemi olmayan yetişkin bir bireye neredeyse rastlanmamasıdır.