Bu haber 3861 kez okundu / 7/16/2018

Siz onların inancına bir saldırın. Bakın neler olacak? İlk önce bombaları patlacaklar. Bilmeyenler veya unutanlar için seslendirelim " BOOM! " diye masumların canını malını alarak, kan revan içinde bırakarak, göz yaşlarını akıtarak sonrasında da; Gitmeyin! -

 

Aryan'ların Gerçeğini Kabul Edin Turizmciler?

Turizm, artık uluslararası ilişkilerde siyasi bir araç gerçeğidir. Kabul edin Turizmciler!..

 

Uluslararası Turizmin içerisine artık, siyaset, terör ve savaş kavramları girmiştir.

 

Bunuda başaranlar Birleşmiş Milletler Bünyesindeki “Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi” ( MSHS ). ( International Covenant on Civil and Political Right ) kapsamında güya medeni olarak hayranlığımızı bir türlü vazgeçirtemediğimiz ülkelerin olması ( başta güncel olarak Almanya) hem şaşırtıcı hemde bu sözleşmenin tarafı, bünyesindeki devletlerden biridir Almanya, Birleşmiş Milletler Şartı’nda ilan edilen ilkelere uygun olarak, insanlık ailesinin tüm üyelerinin doğuştan sahip bulunduğu / (insan olmak  sıfatına yerleşik) onurun ve eşit ve devredilmez haklarının tanınmasının, dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğu değerlendirmesini yaparak,  Bu hakların, her insanın doğuştan sahip bulunduğu / (insan olmak sıfatına yerleşik) onurundan kaynaklandığını tanıyarak, Evrensel İnsan Hakları Bildirisine göre, medeni ve siyasi özgürlükleri ve korku ve yoksulluktan kurtulma özgürlüğünü kullanan özgür insan idealinin, ancak, her kişinin medeni ve siyasi haklarının yanı sıra ekonomik, sosyal ve kültürel haklarından da yararlanacağı koşulların yaratılması halinde gerçekleştirilebileceğini kabul ederek,  Birleşmiş Milletler Şartı çerçevesinde Devletlerin, insan haklarına ve özgürlüklerine evrensel ölçekte saygı gösterilmesini ve riayet edilmesini geliştirmekle / (teşvikle) yükümlü olduğunu dikkate alarak,  Diğer kişilere ve içinde yer aldığı topluma karşı ödevleri bulunan bireyin, bu Sözleşmede tanınan hakların geliştirilmesi ve bunlara riayet edilmesi için çaba göstermek sorumluluğu altında olmasını sağlayarak devamındaki bağlaycı hükümler üzerinde paydaş olarak anlaşmış olmasına rağmen.

 

Terörizm ve siyasi krizler ile getirilen tehtidin odağındaki asıl hedef de ulusların halklarıdır. Yani insandır. Yani biz. Peki evrensel ölçekte insana olan saygısı nerede Almanya'nın ? Neden riayet etmiyor? Türk turizim emekçisi insan değil mi? Tabi ki Almanya öncesinde baska devletlerin de kendi iç seçim siyasetlerine, islamofobi birlikteliğinde inancımıza da saldırarak, bizleri adeta malzeme yaparak, düşmanlıklarını açıkça gösterdiği de unutulmamalıdır. 

 

Siz onların inancına bir saldırın. Bakın neler olacak? İlk önce bombaları patlacaklar. Bilmeyenler veya unutanlar için seslendirelim " BOOM! " diye masumların canını malını alarak, kan revan içinde bırakarak, göz yaşlarını akıtarak sonrasında da; Gitmeyin! Gitmeyin! Orası kötü! Onlar Kötü! Başka bir halt bilmiyorlar ki...

 

Alman dışişlerinden bir siyasetçi " tango iki kişiliktir " deyip de adeta üzerimizde oynanan oyunu ve hedefini dans ile imgelemektedir.

 

Dünya Turizm Endüstrisi'nde uluslararası terörizmin 1980’lerin ortasında zirveye çıkması nedeniyle, terörizmin turizm üzerindeki kaçınılmaz etkileri ciddiye alınmasına rağmen bazı o uluslar alışkanlıklarında en önemlisi çıkar hedeflerinde halen " Devlet Destekli Teröre" destek verirken diğer cepheden de " O ülkeye gitmeyiniz, güvenli değildir" diyebilmektedir de... 

 

Ayrıca akademik bir araştırma raporunda;

 

"...terörizmin hedeflerini farklı biçimlerde tanımlasalar da turistleri hedef almanın teröristler için çok kazançlı olduğu konusunda hemfikirdirler. Turizm, kapitalizmi simgeleyen bir olgu olduğunda ve devlet tarafından da desteklendiğinde, sektöre yapılan saldırılar devlete de yapılmış sayılmaktadır. Turizm sektörü önemli bir ekonomik faaliyet kaynağı olduğu için teröristlerin turistlere karşı gerçekleştirdiği saldırılar, ülkeye giren döviz miktarının düşmesine sebep olarak hükümete ilave ekonomik yük bindirmekte ve teröristlere devlet yetkililerinden daha fazla siyasi güç sağlamaktadır... " diye. ( Hall ve O’Sullivan 1996; Richter ve Waugh 1986). 

 

1992’de başlayan terör saldırıları sonucunda Mısır’daki döviz gelirindeki %43’lük düşüş, teröristlerin bir ülkenin ekonomisine ne denli zarar verebileceğinin açık bir kanıtıdır (Wahab 1996). 

 

Yabancı iş adamları ve turistik tesisler, sosyoekonomik ve siyasi elitlerin turizm sektörü üzerindeki kontrolüne karşı çıkan teröristler için mantıklı hedefler olabilme potansiyeline sahiptirler. Turizmin “yerli sanayi ve kültürün bozul- masından sorumlu olduğu” düşünüldüğünde, bölgede yaşanan turizm gelişiminin yerli halka fayda sağlamadığı algısı şiddetli olaylara yol açma ihtimaline sahiptir (Richter ve Waugh 1986). Lea’nın (1996) 

 

Peki Almanya'nın yaptığı benzer değil midir? Hala Almanların uluslararası ilişkilerinde medeni olduğu düşünebilinir mi? İnsanlık adına hak mı bu? 

 

İnanın ki insanlık adına kötü söz edesi geliyor medeni insanın... Bunların hayran olunan medeniyetlerinin taaa içine... gibi... Gerisini siz hayel ediniz.

 

Uygarlık veya medeniyet, bir ülke veya toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder. Uygar kelimesi, yerleşik hayata ilk geçen Türk kavimi olan Uygurlardan gelmektedir.  

 

http://hasascibasiahmetozdemir.com/Sayfalar/41/YAGLIBOYA-TABLOLARIM.html#!/page_More

 

Uygurlar (Uygur Devleti), Şehir hayatına geçen ilk Türk Devleti olmasının yanında tarih, sanat ve kültürel yönlerden büyük bir medeniyet kurmuş ve günümüze kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir.

 

Medeniyet, Arapça’da “şehir” anlamına gelen ve müdûn köküne dayanan medîne isminden Osmanlı Türkçesi’nde türetilen medeniyyet kelimesinin, kök itibariyle “yönetmek” (es-siyâse) ve “mâlik olmak” anlamları da bulunan deyn (dîn) masdarıyla ilişkili olduğu da ileri sürülmüştür.

Medenî (medeniyye) ve medînî ise “şehre mensup olan, şehirli” manasına gelmektedir. (Lisânü’l-Arab, “mdn”, “dyn” md.leri)

 

Medeniyet ve uygarlık kelimelerinin ingilizcede bir tane karşılığı var o da: "civilization

 

Kısaca medeniyet özünde insan haklarına riayet etmektir. Medeni şekilde; Ulan!.. Bu Almanlar Nazi Almanyası gibi üstün ırk projelerini mi sürece geçiriyorlar? Irkları ile ilgili saplantıları nedeni ile mi saldırmaya başladılar? Topraklarında üçüncü nesil yaşayan yaklaşık üç milyon Türk'ü asimile mi etmek amaçları? Ülkelerine karşı kışkırtmak mı? Taraf ulusları da bularak, dün Fransa, Hollanda güncel Belçıka gibi. Hele Dünya'nın 89 ülkesinde yaşayan Türkleri! (sıkar) Amerika'nın taşeronluğunda terfi mi etmek amaçları? Yoksa Amerika'yı mı yönetmek? Irkçılık hedefleri odağında dün olduğu gibi bugünde  Dünya'yı felakete mi sürüklemek amaçları, bu Aryanların? ( Aryan ırkı ideolojisi, kayıp Atlantis kıtasına kadar uzanmaktadır. Bu inanca göre kayıp Atlantis kıtasının En üstün ırkı Aryanlardır. Bu kıtadan kalma olan Üstün ırk, bugün İskandinav ve Alman topraklarında yaşayan karışmamış bir ırktan oluşmaktaydı. Liderlerinin de bunun uzantısı olduğu iddia edilmekte. ) Hem de Aryan Bebekliği sıfatıyla.

 

Almanya liderinin kendi halkı tarafından, " Heil ...... "  Hitler selamıyla, protesto edildiğini de biliyoruz. Ülke medyasın da bu tür posterleri de yayınlanmıştır. Babasının da Hitler Gençliği'nde "Birlik lideri" olduğuda bilinmektedir.

 

 

Bence Almanya yukarıdaki Birleşmiş Milletler Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi hükümlerine halel sebebiyle devletliği yeniden değerlendirilmelidir... 

 

Almanya Dünya'nın en büyük gücü olma derdinde mi? Dünya barışını tehtid eder durumda mı? Hedef bu ise her türlü insanlığa davranışı hedefinde  mübah görüyorsa;

 

Almanya sadece insanlık değerlerinden değil NATO değerlerinden de uzaklaşıyor demektir.

Almanya NATO'dan da kesinlikle çıkartılmalıdır.

Silah endüstrisine de ambargo konulmalıdır. 

Boykot edilmelidir. 

Sanırım Dünya diktatörlüğüne ırkçılıkla soyunan liderleri ve siyasileri de ülkesinde insanlık suçuyla yargılanır...

Alman siyasilerinin, siyasetlerini zül sayınız. Onurunuz, şahsiyetiniz ve değerleriniz kaldıysa... 

Vatanınızı seviyorsanız Türk turizimcileri, Almanya'yı bence unutun artık. 

Beklentiniz olmasın. Şöyleydi böyleydi demeyiniz. Yandık, maf olduk demeyiniz. Tavrınızı alınız. 

Zaten Türkiye Otelciler Birliği Başkanı Timur Bayındır, son dönemde Alman turistlerde küçük bir kıpırdanma olduğunu ancak gelenlerin  Almanya'da yaşayan Çek, Slovak, Hırvat ve Suriyeliler gibi gelir düzeyi düşük insanlardan oluştuğunu gerçeği ile belirttiğine göre daha neyin hala umudunu taşıyorsunuz ki?

 

Gelmek istemiyorlar... 

Usanmadınız mı? 

Ucuz istihdam ile turizm emekçisinin anasını ağlatarak, bedava rakkamlara hizmet etmekten?

 

Turizm Aktörlerinden birinin resimleyerek, kendine mal ederek atıp tutmasını dikkate almayınız. Hepsi kişiselleştirilmiş çıkarın karşılığındaki bir oyun. Onun da foyası yakında ortaya çıkacaktır. 

 

http://hasascibasiahmetozdemir.com/Sayfalar/103/KUTUPHANEM.html#!/page_More

 

Bundan böyle arzuladığınız şekilde Almanya'dan ülkemize turist gelmeyecektir, biliniz! Planlamanızı ona göre yapınız.

Gelirsede ne ala, yinede biz misafirperverliğimizle her Dünya insanını, insanlığımızla ağırladığımız gibi ağırlamasını biliriz. Onurlu olalım. Alman siyasileri turizmin ana felsefesindeki;

  

" BARIŞ " kavramını

" SAVAŞ " ile tebdil etmiştir. 

 

Ulusun halkının yaşam ekonomisine sürünsünler diye acımasızca ve alçakça özellikle de bizim turizm emekçisine karşı. Yukarıda ifade ettiğim terörist yöntemle. Amaç Türk halkını bölüp parçalamak tabi ki her yönlü iç ve dış çatışmalara da sebebiyet vererek

 

Haftalardır sosyal mecrada, açıkça bu başarıyı da zaman zaman izleyerek, okuyarak görüyoruz... Yani adamlar bizi aynen kekliyorlar... Tabi ki içimizdeki akıl tutulmasnda ki kaos içerisinde bulunanları. Ben mücadele etmeye çalışıyorum ancak ısrarla " bunlar hiç önemli değil, varsın olsun " deyip, kişisel çıkarı için ağlayıp, sızlayıp yalvarmak isteyen varsa, işte yol orada... 

 

Berlin'de mutlaka sizi kucaklamak isteyen Alman usülü biri, yalaka vardır. El ele tutuşun, Alexander Meydanında turlayıp, Brandenburg kapısı önün de de selfi çekip, böylece Almanya'nın kapısını da aralamış olursunuz. Karl Marx ve Friedrich Engels Anıtı'na da selam sarkıtarak sonrasında; Almanlar'ın sofrasında 1500 çeşit sosisi ile meşhur,  o büyüklüğü ile bilinen Berlin sosinini afiyetle yer, üzerinede klasik Berlin Holstein şinitzelini emersiniz.( İnek memesinden yapılır. ) Üzerine de Kırmızı Ginseng içersiniz ki ihtiyacınız olacaktır. Hayırlı işler.

 

Benim yazım bunu hakeden ulusun siyasileri ve onları seçen bazı halklarının temasında yazılmıştır. Bild ekolü Alman medyası da neler düşündüğümüzü açıkça bilsin. Kimse yakınarak, ağlayarak " bir Türk Turizmcisi olarak yaralandım. Halkının ne kabahati var. Aşağalayıcı vs. " demesin. Bu tür eleştiri veya kınamalar samimiyetsiz geliyor bana. Yaa!.. Biri senin gözünün önünde ananı, bacını kardeşini aşağlasa ne yaparsın? Yahu!.. Senin vatan bütünlüğünü kılıf geçirilerek aşağlıyorlar? İnandırıcı değil, bu tür söylemleri kişinin kişisel rantı gereği olarak değerlendiriyorum, ben.

 

Artık onların davrandığı gibi bizim de beklentilerinde ( ben buna Alman usulü demekteyim ) aynı dil ve uslubla onlara ses olmalıyız ki gerçeklerini bir de kendileri duyarak işitsinler. Anlasınlar! Akılları Başa gelsin. Hatta daha da ileri giderek kucak açmış oldukları teröre ve insan haklarına alınmış tavırlarının acımasızlığı karşılığında bizler de;

 

" Almanya'ya gitmeyin, 

güvenli bir ülke değil. 

Dünya insanına saygısı bulunmamaktadır vs. " deyip,

 

Tüm Dünya'ya ulusların halklarına seslenelim. Hem de 

Birleşmiş Milletler Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin ihlalinde. 

Hukuki olarak! 

Hakça! 

Adaletli! 

insanca!..

Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak!..

SK. Berfend BER  İstanbul 2017

Yazarın Daha önceki Makaleleri :

Turizim' de Lay Lay Lom Muhabetiyle Yürümez !!!

Ben Bu Bayram Ne-Re-De-Yim? "Berfend BER"

Altına Hucum (Film )

Türk Turizminin Kaynak Pazarı Almanya Dost mu?




  • Facebook'ta paylaş



Bu Habere Yorum Yap