loader
Etinizi Soslu Mu, Yoksa Altın Tozlu Mu Arzu Edersiniz?

Etinizi Soslu Mu, Yoksa Altın Tozlu Mu Arzu Edersiniz?

Google ve Apple Yöneticilerinin Altın Tozlu Biftek Yemek İçin Sıraya Girdiği Silikon Vadisi Restoranı: Hiroshi. Hiroshi bizim gibi sıradan müşteriler için alışılmadık ve belki de asla ulaşılamayacak bir restoran.

 

Etinizi Soslu Mu, Yoksa Altın Tozlu Mu Arzu Edersiniz?

Google ve Apple Yöneticilerinin Altın Tozlu Biftek Yemek İçin Sıraya Girdiği Silikon Vadisi Restoranı: Hiroshi. Hiroshi bizim gibi sıradan müşteriler için alışılmadık ve belki de asla ulaşılamayacak bir restoran.

 

Hiroshi Kimura 2016 yılında Bay Area'ya yaptığı bir iş gezisinde restoranların faaliyet alanlarını incelemiş ve bu inceleme sonucunda Kimura, Teknik elitin yemek için uygun bir yere ihtiyacı olduğuna karar vermiş.

Bölgenin en zengin alanında yapılandırdığı restoranda pencerelerdeki gizlilik filmi ve gizli arka girişe kadar birçok detay düşünülmüş.

 

Zenginlerin sıraya girdiği bu Japon restoranı her akşam yalnızca 8 kişiye hizmet ediyor.

Yalnızca tek bir masanın bulunduğu bu restoran Kaliforniya'nın Los Altus bölgesinde bulunuyor. Fakat daimi üyelerinin Sergey Brin, Steve Jobs ve Mark Zuckerberg olduğunu söylersek yemeğin sonunda gelen hesabın ne kadar kabarık olabileceğini tahmin etmek zor olmaz sanırız.

 

En ucuz yemek 395 dolar!

Akşam yemeği ücreti en az 395 dolar ama sadece yemekle bitmiyor tabii içecek ve vergi ile birlikte tek kişilik bir akşam yemeği ortalama 500 ile 600 dolar arasında.

 

Belirli bir çalışma saati yok.

Bir plazanın alt katında bulunan bu restoranın çalışma saati yok yalnızca rezervasyon ile açılıyor ve misafirler kalktığında kapanıyor. Yani anlayacağınız kapısında bizim dükkanlardaki gibi bir yüzünde "open" diğer yüzünde "close" yazılı samimi kartonlardan değil de hep sabit duran "Yalnızca rezervasyonla açılır." yazısı var.

 

Yemek masası bile servet değerinde!

Restoranda sarı loş ışığın aydınlattığı bu özel 8 kişilik yemek masası, 800 yıllık bir Japon keyaki ağacından yapıldı. Ve bu masa o kadar ağır ki restoran müdürü olan Kevin Biggerstaff, masayı kaldırması için küçük bir vinç satın almış ve 10 kişi ile birlikte ancak yerleştirebilmiş.

 

Bu restoranın çalışma stili çok farklı.

Restoranın hem sahibi hem de şefi olan Hiroshi Kimura, restorana öğle saatlerinde geliyor ve akşam için yemekleri hazırlamaya başlıyor.

 

Bir müşterinin daveti sekizden azsa bile tüm masayı satın alması gerekiyor.

Yani tüm boş sandalyeler için de belli bir miktar ücret ödeniyor.

 

Akşam yemeği 10 çeşitten oluşuyor ve menü günlük olarak değişiyor.

 

Kimura ve Fransız mutfağında bir geçmişe sahip olan sos şefi, sade ve lezzetli olan tüm yemekleri sunuyor.

Tüm bu leziz ürünlerin dışında Kimura'nın uzmanlaşmış olduğu ve nadir bulunan bir yemek var.

Kimura, 16 yaşından beri, wagyu bifteği sanatını mükemmelleştirmek için 40 yıldan fazladır çalışmış.

Nereden geldiğine bağlı olarak Kobe bifteği olarak da adlandırılan Wagyu bifteği, yoğun mozaik yapı ve hassasiyetiyle tanınan birinci sınıf bir et ve tahmin edersiniz ki oldukça da pahalı. 220 gramı yaklaşık 165 dolar!

 

Bu etlerin Japonya'dan çıkışı yasak!

Aslında Japonya'dan çıkışı yasak olan bu etleri bir tedarikçi firması Hiroshi'ye özel olarak buzlu bir şekilde paketleyip orijinallik damgası vurduktan sonra restoran için uçakla kargoluyor.

 

Bifteğin nasıl hazırlandığı bir sır olsa da pişirimi ve sunumuyla ilgili birkaç ipucu var.

Kimura, wagyu bifteğinin nasıl hazırlandığı hakkında pek fazla bilgi vermediği bu eti bizdeki ocak başına benzer, Japonca'da ateş kasesi anlamına gelen bir küçük ızgarada pişiriyor.

 

Biftek, üstüne altın tozu serpilerek sunuluyor.

Wagyu bifteğin üstüne altın tozu serpiliyor ve beyaz kuşkonmaz ve ponzu sosuyla servis ediliyor. Ayrıca bu et tabağı, keskin çatal-bıçakların tabakayı tahrip etmesini engelleyen ince, kokulu bir tahta ile birlikte geliyor.

 

Kendi etini kendin pişir!

Restorana gelip o ateş pahası masaya oturan her konuğun önünde minyatür hibachi soba var, böylece misafirler bifteklerini daha çok pişirerek veya tekrar ısıtarak damaklarına uygun hale getirebiliyor.

 

Toplantı salonu olarak da kullanılıyor.

Gelen misafirler restoranda bulunan dev ekranda sunumlarını sergileyebiliyor ve bir bakıma iş toplantıları düzenleyebiliyor.

 

Her yerden "lüks" fışkırıyor.

Bardaklarının bile el yapımı kristal olduğu bu restoranda konuklar bitiremedikleri yemeği eve götürebiliyorlar.

 

İçecek listesi IPad'den:

Konuklar, Japonya'dan ithal edilen özel şarapların ve ödüllü Hawai Yayları Doğal Artezyen Suyu'nun da bulunduğu içecek listesini iPad'lerini kullanarak inceleyebiliyorlar.

 

Tuvaleti bile SPA mertebesinde.

Bu restoranın tuvaletinde 10 bin dolarlık bide ve kurutucu bulunuyor ve misafirlerine sorunsuz bir rahatlama keyfi yaşatıyor. :)

 



  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler