Bu haber 232 kez okundu / 7/14/2018

Dünyanın en iyi restoranı seçilen Osteria Francescana’nın şefi Massimo Bottura ile Londra’da Hayata Sarıl’ın İngiltere versiyonu Refettorio Felix’te bir araya geliyorum. Gıda israfı ile

 

Dünyanın En İyi Şefleriyle Yemeğe Saygı

Çağdaş ERTUNA

Dünyanın en iyi restoranı seçilen Osteria Francescana’nın şefi Massimo Bottura ile Londra’da Hayata Sarıl’ın İngiltere versiyonu Refettorio Felix’te bir araya geliyorum. Gıda israfı ile mücadele eden “Yemeğe Saygı” hareketini kendisinden dinliyorum.

 

Son zamanların en popüler restoran listesi ‘En İyi 50’de birinci seçilen Modena’daki Osteria Francescana’nın şefi  Massimo Bottura’yla Londra’dayız. Refettorio Felix’te bir araya geldiğimiz Bottura, Grundig’in başlattığı gıda israfıyla mücadele veren “Yemeğe Saygı” hareketinin de marka elçisi. “Yemeğe Saygı”, Mehmet Gürs’ün “Ruhun Doysun” ile Türkiye’de yaptığı çalışmaların global versiyonu. Bottura, “Food For Soul” ile hem gıda israfı üzerine projeler geliştiriyor hem de kaynak sağlıyor.

 

Refettorio Felix, Londra’da St. Cuthberts Centre’da Bottura öncülüğünde, Grundig’in desteğiyle kurulan ve ihtiyaç sahiplerine yönelik bir lokanta. Bizdeki Hayata Sarıl’ın daha büyük ölçekli olanı. The Felix Project’in sağladığı fazla gıdalarla her gün ünlü bir şef mutfağa giriyor, hem ihtiyaç sahiplerinin her öğlen gelip güzel yemeklerle karnını doyurması sağlanıyor hem de akşamları yardım amaçlı ücretli yemekler düzenleniyor. 

 

Massimo Bottura ile birlikte üç İtalyan şef daha var yanımızda; Sartoria, Radici ve Fiume’nin şefi Francesco Mazzei, Locanda Locatelli’nin şefi Giorgio Locatelli ve Clove Club’ın kardeş restoranı Luca’nın şefi Robert Chambers. Grundig’in gıda israfıyla mücadele veren buzdolabı modellerini de görme şansımız oluyor. Markaların duyarlılığı ve şeflerin çabaları gerçekten takdire şayan. “Food For Soul” ile şimdiye kadar 450 bin yemek servis edilmiş, bu son derece sevindirici bir gelişme.

 

 

Hesaplara bir lira eklense...

London Evening Standard gazetesinin yönetim kurulu başkanı Justin Byam Shaw’la sohbet ediyoruz. Kendisi gıda israfıyla mücadele eden vakıf The Felix Project’in kurucusu. The Felix Project, süpermarketler ve tedarikçilerden son kullanma tarihi geçmek üzere olan ürünleri topluyor ve iyi durumdayken ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. 

 

Refettorio, Felix’in de tedarikçisi görevini üstleniyor. Noel süresince de restoranlarda müşterilerin ödedikleri hesaplara yardım amaçlı 1 pound ekleyerek Street Smart ile birlikte müthiş bir destek topluyor. Keşke bizde de restoranlar hesaplara 1 lira eklese; Mehmetçik Vakfı, Çağdaş Eğitim Vakfı, Türk Eğitim Vakfı gibi önemli çalışmalar yapan vakıflara destek toplanabilse...

 

Shaw, bu hafta Papa’nın Vatikan’da konuğu. Davet nedeni gıda israfıyla ilgili yaptığı çalışmalar. İngiltere The Felix Project gibi çalışmalarla gıda israfıyla mücadele veriyor, Fransa süpermarketlerin raflarında kalan gıda ürünlerini atmasını, son kullanım tarihi yaklaşan ürünleri imha etmesini yasaklayarak onların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını zorunlu kılan yasalara imza atıyor. Evet, bizde de önemli çalışmalar yapılıyor. Ama daha yolun başındayız, yapmamız gereken çok şey var.

 

Rakamlarla gıda israfı

Acı ama gerçek, evlerde çöpe atılan gıdaların yüzde 60’ı aslında tüketilebilecek durumda. Dünyada 1 milyar insan açlıkla mücadele ediyor, gıda israfı son bulsa açlık sorunu da çözülecek. Refettorio Felix’te öğreniyorum: Her yıl sırf İngiltere’de bir aile tarafından ortalama 720 poundluk israf yapılıyor. Her yıl çöpe atılan gıdalar ise: 547 milyon domates * 2.1 milyar bardak süt * 5.8 milyon patates * 3 bin ton taze meyve ve sebze * 1.1 milyon yumurta * 2.4 milyar ekmek kaynak

 




  • Facebook'ta paylaş



Bu Habere Yorum Yap